ZOLAX 2 (Kapsül)
Kullanım Şekli:
Tinea pedis, korporis, kruris ve kandida enfeksiyonlarını içeren dermal
endikasyonlarda 2-4 hafta süreyle haftada 1 kez 150 mg uygulanır.
Tinea pedis 6 haftaya varan tedavi gerektirebilir.
Endikasyonları:
Flukonazol, yeni triazol sınıfı antifungal ajanların bir üyesi olup,
fungal sterol sentezinin güçlü ve spesifik bir inhibitörüdür.
Flukonazol: 1. Kriptokoksik menenjit ve diğer organların (akciğer ve
cilt gibi) enfeksiyonları dahil olmak üzere kriptokokkozis. AIDS’li
hastalar, organ nakli yapılmış veya immünosupresyonun diğer sebepleri
olan veya normal bulunan hastalar tedavi edilebilir. Flukonazol,
AIDS’li hastalarda kriptokoksik hastalığın nüksünü önlemek için idame
tedavisi olarak kullanılabilir. 2. Kandidemi, dissemine kandidiyazis
ve yayılıcı (invaziv) kandida enfeksiyonlarının diğer formları dahil
olmak üzere sistemik kandidiyazis. Bunlar periton, endokard,göz,
akciğer ve idrar yolları enfeksiyonlarını kapsar. Habis hastalığı
olan, yoğun bakım ünitelerinde yatan, sitotoksik veya immünosupresif
tedavi gören, veya kandida enfeksiyonlarına predispoze edici diğer
faktörlerin bulunduğu hastalar tedavi edilebilirler. 3. Mukozal
kandidiyazis. Bunların arasında orofarenjeal, ösofajeal, yayılıcı
olmayan (non-invaziv) bronkopulmoner enfeksiyonlar, kandidüria,
mukokütan ve kronik oral atrofik kandidiyazis (proteze bağlı ağız
yarası) vardır. Normal veya bağışıklık fonksiyonları bozulmuş hastalar
tedavi edilebilir. AIDS’li hastalardaki orofarenjeal kandidiyazisin
yinelenmesinin önlenmesinde kullanılabilir. 4. Habis hastalık
sebebiyle sitotoksik kemoterapi veya radyoterapi uygulaması sonucu
fungal enfeksiyonlara predispoze olmuş hastalarda fungal
enfeksiyonların önlenmesinde. 5. İmmün sistemi yeterli hastalarda,
koksidioidomikozis, parakoksidioidomikozis, sporotrikozis ve
histoplazmozis dahil derin endemik mikozlarda endikedir.
Kontrendikasyonları:
Flukonazol veya buna benzer azol bileşiklerine hassas olduğu bilinen
hastalarda kullanılmamalıdır. Multipl doz etkileşim çalışmaları
sonuçlarına göre günde 400 mg veya daha yüksek miktarlarda multipl doz
flukonazol alan hastalarda flukonazol ile beraber kullanılan
terfenadin kontrendikedir.
Uyarılar:
Flukonazol alan özellikle ağır tıbbi sorunları olan hastalarda nadir
olarak, ölüm dahil, ciddi hepatik toksisite durumları gözlenmiştir.
Flukonazole bağlı hepatotoksisite durumlarında; hastanın yaşı ya da
cinsiyetiyle, tedavinin süresiyle ve toplam günlük dozla açık bir
ilişki gözlenmemiştir. Flukonazol hepatotoksisitesi, genellikle
tedavinin kesilmesiyle reversibl olmuştur. Flukonazol tedavisi boyunca
anormal karaciğer fonksiyon testleri saptanan hastalar, daha ciddi
hepatik hasar gelişme riskine karşın takip edilmelidir. Flukonazole
bağlı olabilecek karaciğer hastalığı ile uyumlu klinik bulgu ya da
semptomlar gelişirse flukonazol kesilmelidir. Flukonazol ile tedavi
sırasında hastalarda nadiren toksik epidermal nekroliz ve Stevens-Johnson
sendromu gibi döküntülü deri reaksiyonları gelişmiştir. AIDS’li
hastalarda pek çok ilaca karşı şiddetli deri reaksiyonları gösterme
eğilimi daha yüksektir. Yüzeysel fungal enfeksiyon için tedavi edilen
bir hastada flukonazole bağlı olabileceği düşünülen bir deri döküntüsü
görülürse, bu ajanla tedavi kesilmelidir. İnvaziv/sistemik fungal
enfeksiyonu olan hastalarda deri döküntüsü oluşursa, bunlar yakından
takip edilmeli ve büllöz lezyonlar veya eritema multiforme gelişecek
olursa flukonazol kesilmelidir. Günde 400mg’dan az flukonazol dozları
ile beraber terfenadin kullanılan hastalar dikkatlice izlenmelidir.
Sisaprid ile beraber flukonazol uygulanan hastalar dikkatlice
izlenmelidir. Ender vakalarda, diğer azollerde görüldüğü gibi
anaflaksi bildirilmiştir. Koksidioidomikozis tedavisi sebebiyle 3 ay
süresince veya daha uzun süre yüksek dozda (400-800mg/gün) flukonazol
kullanan annelerin çocuklarında multipl kongenital anormallikler rapor
edilmiştir. Bu etkiler ile flukonazol arasındaki ilişki belirsizdir.
Şiddetli veya potansiyel olarak hayatı tehdit edici, ve beklenen
faydanın fötüse muhtemel riskden daha ağır bastığı fungal
enfeksiyonlar dışında hamilelikte kullanımdan kaçınılmalıdır.
Flukonazol anne sütünde, plazmaya benzer konsantrasyonlarda bulunur.
Dolayısıyla emziren annelerde kullanımı tavsiye edilmemektedir. Mevcut
deneyimlere göre, flukonazol kullanımının hastanın vasıta sürme veya
makina kullanma kabiliyetini bozması olası görülmemektedir.
Yan Etkileri:
Flukonazol, genellikle iyi tolere edilir. Flukonazol ile en sık
görülen yan etkiler gastrointestinal yola ait semptomlardır. Bunlar
arasında bulantı, karın ağrısı, diyare ve gaz vardır. Gastrointestinal
semptomlardan sonra en sık gözlenen yan etki deri döküntüsüdür.
Flukonazole bağlı başağrısı görülmüştür. Bazı hastalarda, özellikle
AIDS ve kanser gibi ciddi primer hastalığı olanlarda, gerek flukonazol
gerekse mukayese ilaçları ile tedavi sırasında renal ve hematolojik
fonksiyon testlerinde değişmeler ve hepatik anormallikler
gözlenmiştir, fakat bunların klinik anlamı ve tedavi ile olan ilişkisi
açık değildir. Eksfoliatif deri hastalıkları, nöbetler, nötropeni ve
agranülositozu içeren lökopeni, trombositopeni ve saç dökülmesi,
sebepsel ilişkisi kesin olmayan durumlarda ortaya çıkmıştır. Ender
vakalarda, diğer azollerde görüldüğü gibi anaflaksi rapor edilmiştir.
İlaç Etkileşimleri:
Antikoagulanlar: Bir etkileşim çalışmasında flukonazol, varfarin
kullanılan sağlıklı erkeklerde protrombin zamanını uzatmıştır. Kumarin
tipi antikoagülan alan kimselerde protrombin zamanının dikkatle takip
edilmesi tavsiye edilmektedir. Sulfonilüreler: Flukonazolun sağlıklı
gönüllülerde, beraberce kullanılan sülfonilürelerin (klorpropamid,
glibenklamid, glipizid, tolbutamid) serum yarı ömürlerini uzattığı
gösterilmiştir. Flukonazol ve oral sülfonilüreler diabetik hastalarda
beraberce kullanılabilir, fakat bir hipoglisemik epizod ihtimali daima
akılda tutulmalıdır. Hidroklorotiyazid: Kinetik bir etkileşim
çalışmasında, flukonazol alan sağlıklı gönüllülerde beraberce
tekrarlayan dozlarda hidroklorotiyazid verilmesi, flukonazol plazma
seviyelerini %40 civarında artırmıştır. Bu sınırlardaki bir etki,
birlikte diüretik kullanan hastalarda flukonazol doz rejiminde bir
değişiklik gerektirmez ise de, uygulayıcı hekim tarafından akılda
bulundurulmalıdır. Fenitoin: Flukonazol ve fenitoinin birlikte
kullanılması fenitoin seviyelerini klinik olarak anlamlı derecede
yükseltir. Eğer bu iki ilacın birlikte kullanımı gerekiyorsa, fenitoin
düzeyleri takip edilmeli ve terapötik seviyeleri idame ettirecek
şekilde fenitoin dozu ayarlanmalıdır. Oral Kontraseptifler:
Tekrarlayan dozlarla verilen flukonazol kullanılarak kombine oral
kontraseptiflerle iki kinetik çalışma gerçekleştirilmiştir. Günde 200
mg flukonazol ile etinil östradiol ve levonorgestrel eğri altı alanı (AUC)
sırayla %40 ve %24 artarken 50 mg flukonazol çalışmasında her iki
hormon seviyesiyle ilgili etkiler olmamıştır. Bu dozlarda, tekrarlayan
dozlar halinde flukonazol kullanımının, kombine oral kontraseptiflerin
etkinliği üzerine bir etkisi olma ihtimali yoktur. Rifampisin:
Flukonazol ile birlikte tatbik edilen rifampisin, flukonazolun eğri
altı alanında (AUC) %25 ve yarı-ömründe %20 azalmaya yol açmıştır.
Birlikte rifampisin verilen hastalarda flukonazol dozunda bir
yükseltme düşünülmelidir. Siklosporin: Böbrek nakli hastalarıyla
yapılan kinetik çalışmada, 200 mg/gün flukonazolun siklosporin
seviyelerini yavaşca artırdığı tespit edilmiştir. Bununla beraber, bir
diğer tekrarlayan doz çalışmasında kemik iliği nakledilmiş hastalarda
100 mg/gün flukonazol siklosporin seviyelerini etkilememiştir.
Flukonazol kullanan hastalarda, siklosporin plazma seviyelerinin
kontrolu tavsiye edilmektedir. Teofilin: Plasebo kontrollü etkileşim
çalışmasında, 14 gün 200 mg flukonazol kullanımı teofilinin ortalama
plazma klirensi hızında, %18 azalma meydana getirmiştir. Yüksek doz
teofilin kullanan veya artmış teofilin toksisite riskinde olan
hastalarda flukonazol kullanımı sırasında, teofilin toksisitesi
bulguları izlenmelidir ve toksisite bulguları gelişirse tedavi
gerektiği gibi değiştirilmelidir. Terfenadin: Terfenadin ile birlikte
azol grubu antifungal ilaçları alan hastalarda QTc aralığının
uzamasına sekonder olarak ciddi kardiyak disritmilerin ortaya çıkması
nedeniyle etkileşme çalışmaları yapılmıştır. Günlük 400 mg veya daha
fazla dozlarda flukonazol alımı beraber uygulanan terfenadinin plazma
seviyelerini önemli ölçüde yükseltmiştir.Terfenadin ile beraber 400 mg
veya daha fazla dozlarda flukonazol kullanımı kontrendikedir. Sisaprid:
Flukonazol ile beraber sisaprid uygulanan hastalarda torsade de
pointes’i de içeren kardiyak olaylar rapor edilmiştir. Rifabutin:
Flukonazol ve rifabutin beraber uygulanıldığında, rifabutinin serum
konsantrasyonlarında artışa sebep olan bir etkileşim oluştuğu rapor
edilmiştir. Flukonazol ve rifabutinin beraber uygulandığı hastalarda
uveit rapor edilmiştir. Flukonazol ve rifabutini beraber kullanan
hastalar dikkatlice izlenmelidir. Takrolimus: Flukonazol ve takrolimus
beraber uygulanıldığında, takrolimusun serum konsantrasyonlarında
artışa sebep olan bir etkileşim oluştuğu rapor edilmiştir. Flukonazol
ve takrolimusun beraber uygulandığı hastalarda nefrotoksisite rapor
edilmiştir. Flukonazol ve takrolimusu beraber kullanan hastalar
dikkatlice izlenmelidir. Zidovudin: Yapılan iki kinetik çalışma,büyük
ihtimalle zidovudinin major metabolitlerine dönüşümünün azalmasından
dolayı artmış zidovudin seviyesi ile sonuçlanmıştır. Bir çalışmayla;
AIDS’li ya da ARC’li (AIDS öncesi dönemdeki) hastalarda, 15 gün
boyunca günde 200 mg flukonazol alınmasından önceki ve sonraki
zidovudin seviyeleri saptanmıştır. Zidovudin eğri altı alanı (EAA)
değerlerinde %20′lik anlamlı bir artış olmuştur. Randomize, 2 dönemli,
2 tedavili, çapraz ikinci çalışmada HIV ile enfekte olmuş
hastalardaki zidovudin seviyesine bakılmıştır. İki durumda 21 gün ara
ile, hastalar 7 gün boyunca, ya günde 400 mg flukonazol ile birlikte
ya da flukonazol almaksızın her 8 saatte bir 200 mg zidovudin
almışlardır. Flukonazol ile birlikte kullanım boyunca zidovudin eğri
altı alanı (EAA) değerleri anlamlı olarak artmıştır (%74). Bu
kombinasyonu alan hastalar zidovudine bağlı advers reaksiyonların
oluşma riskine karşı takip edilmelidir. Astemizol, sisaprid, rifabutin,
takrolimus veya sitokrom P-450 sistemi tarafından metabolize edilen
diğer ilaçları alan hastaların aynı zamanda flukonazol kullanması; bu
ilaçların serum seviyelerinde yükselmeye neden olabilir. Kesin
bilginin olmayışı nedeniyle, flukonazol ve bu ajanların birlikte
kullanılması durumunda dikkatli olunmalı ve hastalar dikkatle takip
edilmelidirler.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!