Piyasa Şekilleri:

1.7 ml’lik 50 karpül.

Kullanım Şekli:
Submukozal Enjeksiyon; enjeksiyon hızı 0.5 ml/15 saniye’yi (1 karpül/dakika)
geçmemelidir. Uygun olmayan intravasküler enjeksiyonu önlemek için
solunum kontrolü yapılmalıdır. Her zaman için etkin anestezinin
sağlandığı en düşük çözelti hacmi kullanılmalıdır. Başka bir şekilde
önerilmedikçe aşağıdaki dozlar kullanılmalıdır. İnfiltrasyon ve sinir
bloğu anestezisinde; genellikle 1-4 ml dozda, tam sonuç alınır. 20-30
kg arasındaki çocuklarda 0.25-1 ml, 30-45 kg ağırlığındaki çocuklarda
ise 0.5-2 ml yeterlidir. Yetişkinlerde 2 saat içerisinde
uygulanabilecek en yüksek doz 6 ml veya 24 saat içerisinde
uygulanabilecek en yüksek doz 10 ml’dir. 20-30 kg ağırlığındaki
çocuklarda 2 saat içerisinde 1,5 ml veya 24 saat içerisinde 2.5 ml;
30-45 kg ağırlığındaki çocuklarda sırası ile 2 saat içerisinde 2 ml ve
24 saat içerisinde 5 ml’den fazla uygulanmamalıdır.

Endikasyonları:

Diş hekimliğinde infiltrasyon ve sinir bloğu anestezisinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Amid türü lokal anesteziklere karşı aşırı duyarlığı olduğu bilinen
hastalarda, amid türü lokal anestezikler karaciğer tarafından
metabolize olduklarından, karaciğer rahatsızlığı olan
kişilerde,diyabetlilerde, kardiyovasküler bozukluğu olanlarda
dikkatlice kulanılmalıdır.

Uyarılar:

İlaçların enjeksiyonluk çözeltisi uygun dozda, doğru teknik ile
uygulandığında çok nadir olarak karşılaşılabilecek acil durumlar için
uygun önlemlerin alınması ve hazırlıklı olunması ile güvenli ve etkin
biçimde kullanılır. Lidokain HCI kullanıldığında nadiren doza bağlı
olarak huzursuzluk, uyuşukluk, görmede bulanıklık, tremor ve ağır
durumlarda konvülsiyon gibi merkezi sinir sistemi belirtileri
görülebilir. İlaç, anhidr sodyum sülfit ihtava ettiğinden özellikle
bronşiyal astma vakalarında kusma, dispne, diyare,akut astma krizi,
oryentasyon bozukluğu veya şok ile karakterize olabilen aşırı
duyarlılık reaksiyonları görülebilir. İlacın enjeksiyonluk
çözeltisinin enfekte alanlarda kullanımında çok dikkatli olunmalıdır.
Etken maddenin dolaşıma geçerek sistemik istenmeyen etkilere neden
olma olasılığı artmaktadır. Şok durumunda ve kalp bloğu, ağır
karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda kullanımının gerekli olduğu
durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Yaşlı, düşkün kişilerde ve
çocuklarda yaş ve fiziki durumları ile uyumlu biçimde kullanılması
uygundur. Lokal anestezik uygulamasına bağlı acil durumlar genel
olarak terapötik kullanım sonrası oluşan yüksek plazma düzeylerine
veya yanlışlıkla subaraknoid aralığa ilaç enjeksiyonu sonucu ortaya
çıkabilir. Önlem olarak lokal anesteziklerin uygulanması sırasında
kardiyovasküler ve respiratuvar vital belirtiler ve hastanın bilinç
durumu dikkatlice izlenmelidir. Herhangi bir acil durumla
karşılaşıldığında hasta supin pozisyona getirilmeli ve ilk olarak
oksijen desteği sağlanmalıdır. Birlikte resüsitativ ilaç ve cihazların
kullanılması yararlıdır. Solunum desteğine karşın konvülsiyonlar
sürüyor ise çok kısa etkili bir barbitürat (tiyopental gibi) ya da
benzodiazepin (diazepam gibi) intravenöz yoldan verilebilir. Dolaşım
depresyonu durumunda intravenöz sıvılar ve hastanın klinik durumu
uygun ise vazopresör (örn. Efedrin) verilebilir. Anında müdahale
edilmediği zaman, hipoksi, asidoz, bradikardi, aritmiler ve kardiyak
arest gelişebilir. Hamilelik sırasındaki dental cerrahi müdahalelerde
ağrını giderilmesi için kullanılabilecek ilacın hamilelik durumunu
etkilemesi beklenmez. Ancak, en azından hamilelik sırasında sözkonusu
olan tüm tedavilerde olduğu gibi özellikle ilk trimestr süresince
potansiyel yararlar ve riksler dikkatlice gözden geçirilmelidir. Etken
madde hızla yıkıldığından ve atıldığından dolayı dental uygulamalarda
kullanılan küçük miktarlar ile Lidokain’in anne sütüne önemli miktarda
geçmesi beklenmez. Duyarlılığı olan hastalarda ilaç enjeksiyonu
sonrasında reaksiyon gösterme kabiliyetinde geçici bir azalma
görülebilir (örn. Araç kullanma). Hekim her vakada hastanın motorlu
araç ve cihaz kullanma kabiliyetini değerlendirmelidir.

Yan Etkileri:

Özellikle uygun olmayan intravasküler enjeksiyon veya anormal
rezorpsiyon (örneğin enflamasyonlu veya aşırı derecede vaskülerize
olmuş dokularda olduğu gibi) durumlarının bir sonucu olarak aşırı doz
sonrası advers reaksiyonlar oluşabilir ve bu reaksiyonlar santral
sinir sistemi ve/veya vasküler semptomlar ile karakterizedir. Hafif
semptomlar arasında, baş dönmesi, kusma, yorgunluk; şiddetli
semptomlar arasında, sersemlik, konvülsiyonlar, koma hali ve merkezi
solunum paralizisi bulunmaktadır. Şiddetli vasküler sorunlar, kan
basıncında düşüş, taşikardi veya bradikardi gibi (bradikardi,
muhtemelen kardiyak arest ile sonlanır) ileti bozuklukları veya
Epinefrin’e bağlı taşikardi, taşiaritmi ve hipertansiyon ile kendini
gösterir. Lidokain’e karşı allerjik reaksiyon oluşumu çok nadiren
görülmüştür. Şiddetli advers reaksiyonların söz konusu olduğu
durumlarda eğer mümkün ise oksijen kullanılarak solunumun idamesi
gereklilik arz eder. Ve bu esnada nabız ve kan basıncı izlenmelidir.
Çoğu vakalarda bu ölçümlerin yapılması yeterli olmuştur.
Konvülsiyonların giderilmesinde ilaveten diazepam uygulanması yerinde
olur. Şiddetli şok halinde oksijen uygulanması ile hasta supin
pozisyona getirilmeli ve intravenöz infüzyon yolu ile kan
sübstitüentleri verilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:

Mono Amin Oksidaz inhibitörleri veya trisiklik antidepresan ilaç alan
hastalarda ciddi ve uzun sürenhipertansiyon yapabilir. Fenotiyazin ve
Butirofenon’lar Epinefrin’in pressör etkisini azaltabilirler veya
tersine dönüştürebilirler. Bu türden ilaçlarla birlikte
kullanılmasından sakınılmalıdır. Eğer birlikte tedavi gerekiyorsa,
hasta dikkatle monitörden izlenmelidir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. EMLA %5 (Krem)
  2. ZENFEKTOL (Solüsyon)
  3. DİŞİNOL Solüsyon
  4. TIMOPTIC (Oftalmik Solüsyon)
  5. X-M Laksatif (Solüsyon)