Kullanım Şekli:
Xigris’in, 24 mcg/kg/saat dozla, toplam 96 saat boyunca aralıksız
intravenöz infüzyonla uygulanılması tavsiye edilir. Eğer infüzyona
herhangi bir sebeple ara verilirse, Xigris’e 24 mcg/kg/saat infüzyon
hızıyla yeniden başlanmalı ve buna, tavsiye edilen 96 saatlik toplam
doza ulaşılana kadar devam edilmelidir. İnfüzyona ara verildiğinde doz
arttırımına ya da bolus dozlarına gerek yoktur. Drotrekogin alfanın
farmakokinetiği ağır sepsisli ve önceden gelişmiş renal hastalığı son
evrede olan veya kronik hepatik hastalıklı vakalarda incelenmemiştir.
18 yaşın altındaki çocuklarda ve gençlerde kullanımı ile ilgili
deneyim sınırlıdır.

Endikasyonları:
Drotrekogin alfa (aktive), yüksek ölüm riski (yerel tanıma göre)
taşıyan akut organ fonksiyon bozukluğu (ağır sepsis) ile ilgili
sepsisli yetişkin hastaların tedavisinde endikedir. Drotrekogin alfa
başlanacak hastaların APACHE II skoru >=25 olması ve multipl (en az
iki) organ disfonksiyonunun bulunması gerekir.

Kontrendikasyonları:
Drotrekogin alfa (aktive), kanama riskini arttırma potansiyeline
sahiptir. Aktif iç kanama; yakın geçmişte (3 ay içinde) hemorajik
inme; yakın geçmişte (2 ay içinde) intrakraniyal veya intraspinal
cerrahi veya hastaneye yatırılmayı gerektiren ağır kafa travması;
yaşamı tehdit eden kanama riski yüksek olan travma hastaları; epidural
kateteri olan hastalar; intrakraniyal neoplazm veya kitle lezyonu ya
da serebral herni bulgusu olan hastalar ve drotrekogin alfa’ya
(aktive) veya bu ürünün herhangi bir bileşenine karşı aşırı
duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Drotrekogin alfa (aktive), kanama riskini arttırma potansiyeline
sahiptir. Yakın geçmişte (3 gün içinde) trombolitik tedavi uygulanmış
olması, 7 gün içinde oral antikoagülanların uygulanması, 7 gün içinde
aspirin ya da başka bir trombosit inhibitörünün uygulanması, 3 ay
içinde iskemik strokta uygulamanın olası riskleri, beklenen
faydalarıyla kıyaslanmalıdır. Kanama riski oluşturacak girişimlere
başlamadan 2 saat önce, drotrekogin alfa kullanımına son verilmelidir.
Major invaziv girişimlerden ya da cerrahiden 12 saat sonra, eğer
yeterli hemostaz sağlandıysa, yeniden kullanılmaya başlanabilir.
Komplikasyonsuz, daha az invaziv cerrahi girişimlerden hemen sonra
eğer yeterli hemostaz sağlandıysa yeniden kullanılmaya başlanabilir.
Aktive parsiyel tromboplastin zamanı (APTT), protrombin zamanı (PT) ya
da trombosit miktarı gibi hemostaz ölçütleri; infüzyon sırasında rutin
bakımın bir parçası olarak kontrol edilmelidir. Eğer ardarda yapılan
hemostaz testlerinde kanama riskini anlamlı şekilde arttıracak şekilde
kötüleşen ya da kontrol edilemeyen bir koagülopati görülüyorsa,
infüzyona devam etmenin faydalarını hastada kanama riskinin artma
potansiyeli ile kıyaslayarak karar verilmelidir. Drotrekogin alfa
(aktive), PT üzerinde minimal bir etkiye sahiptir. Ağır sepsisli
hastalarda APTT’nin uzaması altta yatan koagülopatiye, drotrekogin
alfanın farmakodinamik etkisine, ve/veya diğer eş zamanlı tedavilerin
etkilerine bağlı olabilir. Drotrekogin alfanın APTT ölçümü üzerindeki
farmakodinamik etkisinin tayini, ölçümü yapmakta kullanılan reajan ve
cihazın çeşidi ile, numunenin alınmasıyla ölçümün yapılması arasında
geçen zamana bağımlıdır. İlacın infüze edildiği hastadan alınan kan ya
da plazma numunesinde bulunan drotrekogin alfa, plazma numunesinde
bulunan endojen plazma proteaz inhibitörleri tarafından yavaş yavaş
nötralize edilir. Kan numunesini aldıktan iki saat sonra aktive
drotrekoginin ölçülebilen aktivitesi hemen hemen yoktur. Bu biyolojik
ve analitik değişkenler nedeniyle, APTT drotrekogin alfanın
farmakodinamik etkilerini değerlendirmekte kullanılmamalıdır. Ek
olarak, ilaç infüzyonunun bitimini takiben iki saat sonra hastanın
dolaşımındaki drotrekogin alfanın ölçülebilen aktivitesi hemen hemen
yoktur; bu noktadan sonra APTT tayini için alınan kan numuneleri
ilaçtan daha fazla etkilenmemektedir. Ardışık PT ve/veya APTT
değerlerinin yorumlanmasında bu değişkenler dikkate alınmalıdır.
Drotrekogin alfa APTT değerlerini etkiler. Bu yüzden, plazma
numunelerindeki drotrekogin alfa; faktör VIII, IX ve XI ölçümleri gibi
APTT’yi temel alan tek evreli koagülasyon ölçümlerine tesir edebilir.
Plazma örneğinde bulunan drotrekogin alfa; faktör II, V, VII ve X
ölçümleri gibi PT’yi temel alan tek evreli faktör ölçümlerine etki
etmez. Koagülapatinin ardışık ölçümleri (trombosit miktarı dahil)
ciddi ya da kötüleşen bir koagülopati gösteriyorsa, infüzyona devam
etmenin faydalarını hastada kanama riskinin artma potansiyeli ile
kıyaslayarak karar verilmelidir. Ağır sepsisli hastalarda tek bir
tedavi uygulamasından anti-aktive protein C antikorları oluşumu
nadirdi (<%1). Bu antikorlar aktive protein C’nin APTT ölçümündeki
etkilerini nötralize etme kapasitesinde değildi. Buna rağmen daha önce
ilacı kullanmış hastalarda ilacın içeriklerine karşı alerjik reaksiyon
olasılığı tamamen göz ardı edilemez. Alerjik ya da anaflaktik
reaksiyonlar gelişirse, ilacın uygulanımına hemen son verilmeli ve
uygun tedaviye başlanmalıdır. Ağır sepsisli hastalarda tek bir tedavi
dozundan sonra yeniden uygulanmamıştır. Sağlıklı deneklerde tekrar
uygulamaları yapıldıysa da, anti-aktive protein C antikoru oluşumu
görülmemiştir. Gebelik kategorisi C’dir. Gebelik, embriyonal /fetal
gelişme, doğum ve doğum sonrası gelişme dönemleriyle ilgili hayvan
çalışmaları yapılmamıştır. Bu nedenle insanlar için potansiyel risk
bilinmemektedir. Gebelik süresince kesin olarak gerekmediği takdirde
kullanılmamalıdır. anne sütüne geçip geçmediği ya da anne sütü ile
beslenen bebeğe potansiyel bir etkisi olup olmadığı bilinmemektedir.
Bu nedenle tedavi sırasında hastalar emzirmemelidirler.

Yan Etkileri:

Kanama riskini artırma potansiyeline sahiptir. Kanamaların çoğu ekimoz ya da
gastrointestinal kanama şeklindeydi. Faz III klinik çalışmasında
drotrekogin alfa ve plasebo uygulanan hastalarda ağır kanama oranları
sırasıyla %3.5 ve %2.0 idi. Ağır kanama olarak kabul edilenler: Kafa
içi kanamalar, hayati tehlike arz eden kanamalar, iki gün üst üste 3
ünite/gün ya da daha fazla eritrosit süspansiyonu uygulanması
gerektiren kanamalar ve araştırmacı tarafından ağır olarak kabul
edilen kanamalar. İki tedavi grubu arasındaki ağır kanama geçirme
insidansları arasındaki fark, primer olarak çalışma ilacının
uygulanması sırasında görülmüştür. Faz III çalışmasında, drotrekogin
alfa ile infüzyon periyodunda bulunan hastalara ait iki intrakraniyal
hemoraji (IKH) vakası bildirilmiş, plasebo ile tedavi edilen
hastalarda ise hiçbir vaka bildirilmemiştir. IKH riski ağır
koagülopati ve ağır trombositopeni durumlarında artabilir. Drotrekogin
alfa ile tedavi edilen hastalarda IKH riski, hibe programı olan
çalışmalarda hibe programı olmayan çalışmalardan daha yüksekti. Bu
fark çalışmaya giren popülasyondaki değişik risk profilleri ile
açıklanabilir. Açık klinik çalışmalarda kanama olaylarının sıklığı
%6.6′dır. Faz I çalışmalarında, %5′ten daha sık görülen advers olaylar
başağrısı (%30.9), ekimoz (%23.0) ve ağrı (%5.8) olmuştur.

İlaç Etkileşimleri:
Ağır sepsisli hastalarda drotrekogin alfanı ilaç etkileşmeleri
araştırılmamıştır. Hemostazı etkileyen diğer ilaçlarla birlikte
kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Düşük konsantrasyonlarda
(yaklaşık 200 g/ml’den az) ve düşük akış hızında (5 ml/saat’ten az)
verilmesinde infüzyon pompası kullanılacaksa, infüzyon seti 5
ml/saat’lik bir akış hızına ve yaklaşık 15 dakikaya ayarlanmalıdır.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. TILCOTIL (IM/IV Flakon)
  2. EMOCLOT D.I. (IV Flakon )
  3. THIOCTACID T (IV Flakon)
  4. TIMENTIN (IV Flakon)
  5. ZENAPAX (IV Flakon)