Kullanım Şekli:
Streptococcus spp., Streptococcus pneumoniae, penisilinaz salgılamayan
Staphylococcus spp., ve H. influenzae olan üst solunum yolu
enfeksiyonları; E.coli, Proteus mirabilis ve Streptococcus faecalis
olan ürogenital sistem enfeksiyonları ve Streptococcus spp.,
Pneumococci, penisilinaz salgılamayan Staphylococcus spp. ve H.influenzae
olan alt solunum yolu enfeksiyonları, cilt ve yumuşak doku
enfeksiyonlarında mutad doz: Erişkinler: 8 saat ara ile 250 mg’dır.
Çocuklar: 20 mg/kg/gün, 8 saat ara ile eşit dozlara bölünerek
uygulanır. 20 kg’ın üzerindeki çocuklarda erişkin dozu uygulanmalıdır.
A grubu beta hemolitik streptokoklar ile oluşan enfeksiyonlarda, akut
romatizmal ateş ve akut glomerülonefrit oluşmasını önleyebilmek için
tedavi en az 10 gün sürdürülmelidir. Az duyarlı mikroorganizmalar
tarafından oluşturulan ciddi enfeksiyonlarda: Erişkinler: 8 saat ara
ile 500 mg. Çocuklar: 40 mg/kg/gün, 8 saat ara ile eşit dozlara
bölünerek uygulanır. Etkeni streptokoklar, pnömokoklar, penisilinaz
salgılamayan stafilakoklar ve H.influenzae olan alt solunum yolu
enfeksiyonlarında mutad doz: Erişkinler: 8 saat ara ile 500 mg’dır.
Çocuklar: 40 mg/kg/gün, 8 saat ara ile eşit dozlara bölünerek
uygulanır. 20 kg veya üstündeki çocuklarda erişkin dozu
uygulanmalıdır. Bakteriyel menenjit: Çocuklar ve erişkinler, eşit
dozlara bölünmüş olarak (3-4 saatte bir) 150-200 mg/kg/gün uygulanır.
N.gonorhoeae’ye bağlı gonore, akut komplike olmayan anogenital ve
üretral enfeksiyonlarda 3 g tek doz şeklinde uygulanır. Diğer
enfeksiyonların tedavisinde, hasta asemptomatik hale geldikten sonra
48-72 saat daha tedaviye devam edilmelidir. Renal klirensi 30 ml/dak’ın
altında olan hastalarda doz zaman aralığının uzatılması veya dozun
azaltılması önerilir. 3 g’lık tek dozlu kısa süreli tedaviler, böbrek
yetmezliği durumunda uygulanamaz.

Endikasyonları:
Amoksisiline duyarlı mikroorganizmaların (Staphylococcus aureus (penisilinaz
salgılamayan), alfa ve beta-hemolitik streptokoklar, Streptococus
faecalis, Diplococcus pneumoniae gibi gram pozitif mikroorganizmalar
ile Haemophilus influenzae, Neisseria gonorrhoeae, E. coli ve Proteus
mirabilis gibi gram negatif mikroorganizmalar) neden olduğu; tonsilit,
farenjit, akut ve kronik bronşit, pnömoni, sinüzit ve orta kulak
iltihabı gibi üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları; sistit,
üretrit piyelonefrit, gonore, septik abortus, adneksit, ve puarperal
enfeksiyonlar gibi ürojenital sistem enfeksiyonları; flebit, abse,
erizipel, impetigo ve enfekte akne gibi deri ve yumuşak doku
enfeksiyonları ile sepsis ve bakteriyel menenjit tedavisinde
kullanılır. Patojen mikroorganizmaların amoksisiline duyarlılığının
belirlenmesi için bakteriyolojik incelemeler yapılmalı, gerektiğinde
enfeksiyonun yerine göre cerrahi müdahale uygulanmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Penisilinlere karşı duyarlı kişilerde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Penisilin tedavisi uygulanan hastalarda ciddi, bazen de öldürücü aşırı
anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu tipreaksiyonlar özellikle
çeşitli alerjenlere duyarlılığı olan kişilerde ve parenteral
uygulamalarda oral uygulamalara oranla daha sık görülmüştür.
Sefalosporinlere şiddetli reaksiyon gösteren hastalar penisilinlere
karşı da duyarlı olabilirler. Bu gibi hastalarda kullanılırken
dikkatli bir araştırma yapılmalı ve alerjik reaksiyon görüldüğünde
amoksisilin tedavisi kesilerek bu durumlarda genellikle kullanılan
antihistaminikler presöraminler ve kortikosteroidler ile uygun
tedaviye başlanmalıdır. Anafilaktoid reaksiyonlar bu maddelerin ve
adrenalinin acilen kullanılımını gerektirir. Aynı zamanda hava yolunun
açık tutulması sağlanmalı ve gerektiğinde entübasyon uygulanmalıdır.
Uzun süreli tedavilerde tüm güçlü ilaçlarda olduğu gibi hematopoetik
sistem, böbrek ve karaciğer fonksiyonları belirli aralıklarla
izlenmelidir. Tedavi süresinde mikotik (Candida) ya da bakteriyel (Enterobacter,
Pseudomonas) süperenfeksiyonlar gelişebilir, bu gibi durumlarda
amoksisilin tedavisi durdurulmalı ve süperenfeksiyona yol açan
mikroorganizmalara etkili ajanların kullanılmasına başlanmalıdır.
Amoksisilin idrarda yüksek konsantrasyonlara eriştiğinden Clinitest
Benedict ya da Fehling solüsyonu ile yapılan glukoz testlerinde yanlış
pozitif sonuçlar alınabilir. Bu nedenle idrarda glukozun enzimatik
glukoz oksidasyonuna dayanıklı testler ile aranması uygundur.
Amoksisilinin hamilelerde kullanım emniyeti kanıtlanmamıştır.
Amoksisilin anne sütüne geçer; bu nedenle emzirenlerde kullanıldığında
bu özelliği göz önünde bulundurulmalıdır.

Yan Etkileri:

Yan etkilere genellikle penisilinlere duyarlı kişilerde alerji, astım,
saman nezlesi ya da ürtiker gibi özgeçmişi olanlarda rastlanır. Glosit,
stomatit, bulantı, kusma, diyare, psödomembranöz kolit (bu
reaksiyonlar genellikle oral formlarla ilgilidir) gibi
gastrointestinal; eritem, makülopapüler kızartı, ürtiker, multiform ve
bazen eksfoliyatif dermatit gibi dermatolojik; anemi, trombositopeni,
trombositopenik purpura, eozinofili, lökopeni ve agranülositoz gibi
hematopoetik sistemi ilgilendiren yan etkiler izlenebilir. Hafif bir
SGOT artışı bildirilmişse de bunun klinik önemi bilinmemektedir.
Enfeksiyöz mononükleoz olgularında amoksisilin uygulaması alerjik deri
reaksiyonlarını daha kolayca ve de daha ciddi bir şekilde ortaya
çıkartacağından bu vakalarda amoksisilin kullanılmamalıdır.

İlaç Etkileşimleri:
Amoksisilin, digoksin veya allopurinolle birlikte kullanıldığında bu
ilaçların absorpsiyonlarını artırabilir. Allopurinolle beraber
alındığında ciltte kızarıklıkların oluşması insidansı artar. Kumarin
ile kullanılması halinde amoksisilinin kan düzeyi yükselir.