VOLTAREN (Supozituvar)
Kullanım Şekli:
Günlük doz yetişkinler için genellikle 1 supozituvardır. Gece ağrısını ve
sabah sertliğini önlemek için gündüz değişik dozlardaki Voltaren
tabletlerle sürdürülen tedavi, gece yatarken uygulanan bir
supozituvarla (maksimum günlük doz 150 mg olacak şekilde)
desteklenebilir.
Endikasyonları:
Romatizmanın enflamatuvar ve dejeneratif şekilleri; romatoid artrit,
ankilozan spondilit, osteoartrit ve spondilartrit, vertebral kolonun
ağrılı sendromları, eklem-dışı romatizma. Travma sonrası ve
postoperatif ağrı, enflamasyon ve şişlik; örneğin dental veya
ortopedik ameliyatı takiben. Jinekolojide ağrılı ve/veya enflamatuvar
durumlar; örneğin primer dismenore veya adneksitte endikedir.
Kontrendikasyonları:
Gastrik veya intestinal ülserde kontrendikedir. Etken maddeye ve yardımcı
maddelere karşı bilinen aşırı duyarlığı olan kişilerde
kullanılmamalıdır. Diğer nonsteroidal antienflamatuvar (NSAİ) ilaçlar
gibi, Diklofenakda asetilsalisilik asit veya diğer prostaglandin
sentetaz enzimini inhibe eden ilaçlar tarafından astım krizleri,
ürtikerleri ve akut nezleleri alevlendirilen hastalarda
kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Gastrointestinal kanama veya ülserasyon/ delinme, tedavi sırasında
herhangi bir zamanda uyarıcı bir belirti ile veya belirtisiz olarak
veya daha önce böyle hikayesi olanlarda veya olmayanlarda görülebilir.
Bunlar genellikle yaşlı hastalarda daha ciddi sonuçlar verir.
Diklofenak alan hastalarda nadiren gastrointestinal kanama veya
ülserasyon görüldüğünde ilaç kesilmelidir. Diğer nonsteroidal
antienflamatuvar (NSAİ) ilaçlarla olduğu gibi, ender vakalarda, ilaca
daha önce maruz kalmaksızın, anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar
dahil alerjik reaksiyonlar görülebilir. Diğer NSAİ ilaçlar gibi,
Diklofenak da farmakodinamik özelliklerinden dolayı, enfeksiyonun
semptom ve belirtilerini maskeleyebilir. Gastrointestinal hastalık
belirtileri gösteren veya geçmişinde gastrik veya intestinal
ülserasyonu düşündüren bir hikayesi olan hastalarda, ülseratif kolit
veya Crohn hastalığı olan ve karaciğer fonksiyon yetmezliği olan
hastalarda yakın medikal takip zorunludur. Diğer NSAİ ilaçlar ile
olduğu gibi, karaciğer enzimlerinden bir veya daha fazlasını
yükseltebilir. Diklofenak ile uzun süreli tedavi sırasında, bir
ihtiyat tedbiri olarak, hepatik fonksiyonun izlenmesi gerekir. Anormal
karaciğer fonksiyon testleri sürer veya kötüleşirse, karaciğer
hastalığına uygun klinik belirtiler veya semptomlar gelişirse veya
diğer belirtiler (örneğin eozinofili, deri döküntüleri vs.) görülürse
tedavi kesilmelidir. Prodromal semptomlar olmaksızın hepatit
görülebilir. Hepatik porfirisi olan hastalarda Diklofenak
kullanılırken dikkatli olmalıdır, çünkü madde bir atağı başlatabilir.
Renal kan akımının sürdürülmesinde prostaglandinlerin önemi nedeniyle
kardiyak veya renal fonksiyon yetersizliği olan, yaşlı, diüretiklerle
tedavi edilmekte olan ve herhangi bir nedenle örneğin; büyük bir
ameliyat öncesi veya sonrasında olduğu gibi önemli ekstraselüler hacim
eksikliği olan hastalarda özel bir dikkat gereklidir. Böyle vakalarda
kullanıldığında, ihtiyat tedbiri olarak, renal fonksiyonun izlenmesi
tavsiye edilir. Genellikle tedavi kesildikten sonra tedavi öncesi
duruma dönülür. Diğer NSAİ ilaçlar ile olduğu gibi, Diklofenak ile de
uzun süreli tedavi sırasında kan sayımları yapılması tavsiye edilir.
Diğer NSAİ ilaçlar gibi, trombosit agregasyonunu geçici olarak inhibe
edebilir. Hemostaz defektleri olan hastalar dikkatle izlenmelidir.
Yaşlı hastalarda, temel tıbbi esaslara dikkat edilmelidir. Özellikle,
zayıf veya vücut ağırlığı düşük olan yaşlı hastalara etkili en düşük
doz verilmesi tavsiye edilir. Hamilelik esnasında, sadece mecbur
kalınan durumlarda ve etkili en düşük dozunda uygulanmalıdır. Bu durum
diğer prostaglandin sentetaz inhibitörlerinde olduğu gibi, Diklofenak
için de hamileliğin özellikle son 3 ayı için geçerlidir (uterus
tembelliği ve/veya ductus arteriosusun erken kapanması olasılığından
dolayı). Günde 3 defa verilen 50 mg’lık oral dozları takiben, etken
madde süte geçer, fakat bebekte istenmeyen etki oluşturmayacak kadar
küçük miktarlardadır. Görme bozuklukları da dahil olmak üzere, baş
dönmesi veya diğer santral sinir sistemi bozuklukları görülen hastalar
araba veya makine kullanmamalıdırlar.
Yan Etkileri:
Gastrointestinal sistem: Bazen (%1-10) epigastrik ağrı, bulantı,
kusma, diyare, abdominal kramplar, dispepsi, gaz, anoreksi; ender
(%0.001-1) olarak gastrointestinal kanama (hematemez, melena, kanlı
diyare), kanamalı veya kanamasız – perforasyon ile veya perforasyon
olmaksızın gastrik veya intestinal ülser; çok ender (%0.001′den az)
olarak aftöz stomatit, glossit, özofagus lezyonları, diyafram benzeri
intestinal daralma, spesifik olmayan hemorajik kolit, ülseratif kolit
veya Crohn hastalığının alevlenmesi gibi barsak rahatsızlıkları,
kabızlık, pankreatit. Santral sinir sistemi: Bazen baş ağrısı, baş
dönmesi, sersemlik; ender olarak uyuşukluk; çok ender olarak parestezi
de dahil duyusal bozukluklar, hafıza bozuklukları, çevreye uyumsuzluk,
uykusuzluk, iritabilite, konvülsiyonlar, depresyon, anksiyete,
kabuslar, titreme, psikotik reaksiyonlar, aseptik menenjit. Özel
duyular: Çok ender olarak görme bozuklukları (bulanık görme, çift
görme), işitmede zayıflama, kulak çınlaması, tat bozuklukları. Deri:
Bazen deri döküntüleri; ender olarak ürtiker; çok ender olarak büllöz
erüpsiyonlar, egzama, multiform eritem, Stevens-Johnson sendromu,
Lyell sendromu (akut toksik epidermoliz), eritroderma (eksfolyatif
dermatit), saç dökülmesi, ışığa duyarlık reaksiyonu, purpura (alerjik
purpura da dahil). Böbrek: Ender olarak ödem; çok ender olarak akut
böbrek yetmezliği, hematüri ve proteinüri gibi üriner anormallikler,
interstisiyel nefrit, nefrotik sendrom, papillar nekroz. Karaciğer:
Bazen serum aminotransferaz enzimlerinde yükselme; ender olarak
sarılıkla birlikte veya sarılık görülmeksizin hepatit; çok ender
olarak fulminan hepatit. Kan: Çok ender olarak trombositopeni,
lökopeni, hemolitik anemi, aplastik anemi, agranülositoz.
Aşırıduyarlık reaksiyonları: Ender olarak astım gibi aşırıduyarlık
reaksiyonları, sistemik anafilaktik / anafilaktoid reaksiyonlar
(hipotansiyon dahil); çok ender olarak vaskülit, pnömonit.
Kardiyovasküler sistem: Çok ender olarak palpitasyon, göğüs ağrısı,
hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği.
İlaç Etkileşimleri:
Diklofenak, lityum ve digoksinin plazma konsantrasyonlarını yükseltir.
Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Diklofenak da diüretiklerin aktivitesini
inhibe edebilir. Potasyum tutucu diüretiklerle birlikte
kullanıldığında, serum potasyum düzeylerinde artış olabilir. Bu
nedenle, serum potasyum düzeyleri sık sık izlenmelidir. Diklofenakın
sistemik nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarla birlikte kullanımı,
yan etkilerin görülme sıklığını artırabilir. Antikoagülanları birlikte
alan hastalarda, çok ender durumlarda kanama riskinin arttığı
bildirilmiştir. Bu nedenle böyle hastaların dikkatle izlenmesi tavsiye
edilir. Çok ender olarak Diklofenak ile tedavi sırasında antidiyabetik
ilacın dozunu ayarlamayı gerektirecek hipoglisemik ve hiperglisemik
etkiler bildirilmiştir. NSAİ ilaçların metotreksat ile tedaviden 24
saatten daha az bir zaman önce veya sonra verilmesine dikkat
edilmelidir. Çünkü, metotreksatın kandaki konsantrasyonları
yükselebilir ve toksisitesi artabilir. NSAİ ilaçların renal
prostaglandinler üzerine etkileri siklosporinin nefrotoksisitesini
artırabilir. NSAİ ilaçlarla kinolonların birlikte kullanılmalarından
dolayı çok ender olarak konvülsiyonlar bildirilmiştir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!