Kullanım Şekli:

Dozlar hastanın ihtiyacına ve lökosit sayısındaki değişikliklere göre
saptanmalıdır. Enjeksiyonlar kan tablosu devamlı kontrol edilerek 7
gün aralıklarla yapılır. Başlangıç dozunun erişkinlerde 3.7 mg/m2,
çocuklarda ise 2.5 mg/m2 olarak seçilmesi önerilir. Uygulamalara her
hafta dozu artırarak devam etmeli, ancak, erişkinlerde 18.5 mg/m2;
çocuklardaysa 12.5 gr/m2′lik maksimum doz aşılmamalıdır. Doz tablosu:
Erişkinler: Başlangıç dozu 3.7 mg/m2, ikinci doz 5.5 mg/m2, üçüncü doz
7.4 mg/m2, dördüncü doz 9.25 mg/m2, beşinci doz 11.1 mg/m2. Çocuklar:
Başlangıç dozu 2.5 mg/m2, ikinci doz 3.75 mg/m2, üçüncü doz 5.0 mg/m2,
dördüncü doz 6.25 mg/m2, beşinci doz 7.5 mg/m2. Lökosit sayısı
3000′inin altında olduğu sürece bir sonraki doz verilmemelidir.

Endikasyonları:

Aşağıdaki neoplazmaların palyatif tedavisinde kullanılır. Sık cevap
veren habis hastalıklar: Hodgkin hastalığı (Evre III ve IV, Rye
evreleme sisteminin Ann Arbor modifikasyonu), lenfositik lenfoma (nodüler
ve difüz, kötü ve iyi differansiye), histiyositik lenfoma, mikosiz
fungoides (ileri evreler), ilerlemiş testis kanseri, kaposi sarkomu,
Letterer-Siwe hastalığı (histiyositosis x). Daha seyrek cevep veren
habis hastalıklar: Diğer kemoterapötik ajanlara dirençli
karyokarsinoma uygun endokrin cerrahi ve hormonal tedaviye cevap
vermeyen meme kanseri.

Kontrendikasyonları:

Belirgin granülositopenili bireylerde (granülositopeninin tedavi
edilmekte olan hastalığın sonucu olarak ortaya çıkmadığı durumlarda)
kontrendikedir. Bakteriyel enfeksiyonlu hastalarda kullanılmamalıdır.
Böyle enfeksiyonlar tedaviye başlamadan önce kontrol altına
alınmalıdır.

Uyarılar:

Sadece intravenöz yoldan ve deneyimli kişiler tarafından uygulanmalıdır.
İntratekal kullanımı ölümcül olabilir. Vinblastinin neden olduğu
toksisite karaciğer yetersizliği mevcudiyetinde artabilir. Lökopeni
klinik yönden beklenen bir etkidir. Uygulamadan 5-10 gün sonra lökosit
sayısı en düşük değerlerine iner, bundan 7-14 gün sonra ise tekrar
eski düzeylerine ulaşır. Ancak daha önceden kemik iliği hasarı olması
ya da önerilenden yüksek dozların verilmesi lökopeninin tehlikeli
boyutlara ulaşmasına yol açabilir. Uygulamalar önerilen dozlama
tekniğinin doğrultusunda yapılmalıdır. Bir dozun ardından lökosit
sayısının 2000/mm3 altına düşmesi halinde lökosit sayısı güvenilir bir
düzeye ulaşana kadar hasta enfeksiyon yönünden dikkatle izlenmelidir.
Kaşeksi ya da deri yüzeyinde ülserli alanlar varlığında lökopenik
cevap daha derin olacağından böyle durumları olan yaşlı hastalarda
kullanılmamalıdır. Daha önce uygulanan radyasyon ya da diğer onkolitik
ajanlar nedeniyle kemik iliği bozulmuş bireylerde trombositopeni
görülebilir. Trombositopeni 1-2 gün içinde düzelir. Diğer tedaviler
etkilemediği sürece vinblastin alyuvar ve hemoglobin düzeyleri üzerine
önemli bir etki yapmaz. Ancak habis hastalığı olanlarda tedavi
uygulanmadığı zaman bile anemi görülebileceği unutulmamalıdır. Kemik
iliğinde habis hücre infiltrasyonlu hastalarda vinblastinin normal
dozlarından sonra lökosit ve trombosit sayıları bazen birdenbire
düşebilir. Böyle hastalarda ilaca devam edilmemelidir. Sık ve sürekli
görülmemekle beraber neden olduğu stomatit ve nörolojik toksisite
sakatlığa yol açar. Haftalık total doz önerilerine uygun olsa bile
günlük küçük dozlarda uzun süre kullanılmamalıdır. Bu şekilde
kullanımının tedavi değerine hiçbir katkısı olmamaktadır. Önerilen
haftalık dozun birkaç misline eşit yüksek miktarlar 7 günlük
uygulamalar şeklinde uzun süre verildiğinde konvülsiyon, ciddi ve
devamlı merkezi sinir sistemi bozukluğu ve hatta ölüm gözlenmiştir.
Klinikte kullanılan konsantrasyonlarını göz ile temas ettirmemeye
dikkat edilmelidir. Kaza ile bir temas halinde ciddi iritasyon (hatta
ilacın basınç altında sıçraması halinde korneal ülserasyon)
oluşabilir. Göz derhal su ile çok iyi yıkanmalıdır. Hasta boğaz
ağrısı, ateş, titreme gibi belirtiler ortaya çıktığında derhal hekimi
ile temasa geçmesi konusunda uyarılmalıdır. Kabızlıktan sakınılması
istenmeli, alopesi ile tümör dokusu bulunan organlarda ağrı
olabileceği belirtilmelidir. Erkeklerde aspermi oluşturur. Hayvan
deneylerinde germ hücrelerinde dejeneratif değişiklikler ve metafaz
bloku belirlenmiştir. Mutajenik ve karsinojenik olup olmadığına dair
yeterli bilgi yoktur. Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar
teratojenik etkileri olabileceğini göstermiştir. Hamilelerde ancak
mutlaka gerektiğinde kullanılmalı ve bebeğe getireceği potansiyel
zarar açıklanmalıdır. Kullanan kadınların hamilelikten kaçınmaları
önerilmelidir.
anne sütüne geçtiğine dair yeterli bilgi yoktur.
Vinblastin uygulanan anneler emzirmeye son vermelidir.

Yan Etkileri:

Hematolojik: Lökopeni (granülositopeni) , anemi, trombositopeni (miyelosüpresyon).
Dermatolojik: Alopesi, çok nadir olarak ışığa duyarlılık.
Gastrointestinal: Kabızlık
, anoreksi, bulantı, kusma, karın ağrısı,
ileus, ağızda vezikülasyon, farenjit, diyare, hemorajik enterokolit,
eski bir peptik ülserin kanaması, rektal kanama. Nörolojik:
Parmaklarda uyuşukluk (parestezi), derin tendon reflekslerinìn kaybı,
periferal nevrit, mental depresyon,
baş ağrısı, konvülziyon.
Kardiyovasküler: Hipertansiyon, vinblastin, bleomisin ve sisplatin
kombinasyonu ile tedavi edilen hastalarda beklenmedik miyokardiyal
enfarktüs ve serebrovasküler vakalar ile Raynaud fenomeni
gözlenmiştir. Diğer: Kırıklık, kemik ağrısı, zayıflık, tümör yerinde
ağr
ı, baş dönmesi, çene ağrısı, deri vezikülasyonu, önerilen dozdan
yüksek dozda yetersiz
antidiüretik hormon salgılanması sendromu, damar
dışına çıkılması halinde selülit ve flebit. Epilasyon, lökopeni ve
nörolojik etkiler dışında diğer reaksiyonlar 24 saatten fazla sürmez.
Nörolojik etkiler sık görülmez, ancak süreleri 24 saati aşar. En sık
rastlanan yan etki olan lökopeni genellikle dozda kısıtlama
yapılmasını gerektirir.

İlaç Etkileşimleri:

Solüsyonun pH’ını 3.5-5 arasında tutmayan çözeltilerle
seyreltilmemelidir. Solüsyonu serum fizyolojik ya da %5 dekstroz ile
hazırlanmalıdır ve aynı şişe içinde diğer kimyasal maddelere
karıştırılmamalıdır. Vinka alkaloidleri ile, özellikle mitomisin-C ile
kombine kullanıldıklarında, akut nefes darlığı ve ciddi
bronkospazm
görüldüğü bildirilmiştir. Bu etkiler vinka alkaloidleri uygulandıktan
birkaç dakika – birkaç saat sonra, mitomisin dozundan sonra ise 2
hafta içinde ortaya çıkmaktadır. Alkilleyici bir ajan, prokarbazin,
prednison ve vinblastin kombinasyonu uygulanan bazı hastalarda amenore,
bazılarında da azospermi gözlenmiştir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. XEFO Enjektabl Flakon
  2. VISIPAQUE (Enjektabl Solüsyon)
  3. ENDOXAN (Flakon)
  4. EPIRUBICIN (Flakon)
  5. XYLESTESIN-A (enjektabl solüsyon)