Kullanım Şekli:

Normal Vepesid dozu 1-5 günler arasında günde 50-100 mg/m2/veya her 3-4
haftada bir 100 mg/m2/gün, 1, 3, 5. günlerde kullanılmasıdır. Tedavi
edilecek hastalık için onaylanmış diğer ilaçlarla kombine kullanılır.
Doz ayarlanırken kombine edilen diğer ilaçların miyelosupresif etkisi,
önceden yapılmış X-ışını tedavisi veya kemik iliği rezervini azaltmış
önceki kemoterapi göz önüne alınmalıdır. 21 günden daha sık aralarla
verilmemelidir. Vepesid enjektabl, kullanılmadan %0.9 sodyum klorür
solüsyonuyla seyreltilmelidir. Konsantrasyonu 0.2-0.4 mg/ml olmalıdır.

Endikasyonları:

Refrakter Testis Tümörleri: Uygun cerrahi tedavi, kemoterapi veya
radyoterapi uygulanmış dirençli (refrakter) testis tümörlerinde diğer
kemoterapi ajanlarıyla kombine tedavide; küçük hücreli anaplastik
akciğer tümörleri: Diğer kemoterapi ajanlarıyla kombine (ilk bulgular
diğer hücre tipleriyle gelişmiş akciğer kanserlerinde de etkili
olabileceğini göstermiştir); Hodgkin hastalığı; malign (Non Hodgkin)
lenfomalar (özellikle histositik tip) ve akut non-lenfositik lösemi (ANLL)’de
kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Daha önce ilaca karşı aşırı duyarlılık gösterenlerde kontrendikedir.

Uyarılar:

Etopozid ile tedavi edilen hastalar miyelosupresyon açısından tedavi
sırasında ve tedaviden sonra sık ve dikkatlice kontrol edilmelidir.
Tedavinin en önemli yan etkisi dozu sınırlayıcı kemik iliği
baskılanmasıdır. Trombosit sayımı, hemoglobin, beyaz küre sayımı ve
ayırımı tedavinin başında ve her doz verilişinden önce yapılmalıdır.
Trombosit sayısının 50.000 mm3′ün altına düşmesi veya nötrofil
sayısının 500/mm3′ün altına düşmesi halinde tedavi durdurulmalıdır.
Kan sayımları istenen düzeye yükselmeden yeniden tedavi yapılamaz.
Titreme, ateş, taşikardi,
bronkospazm dispne ve hipotansiyon ile
kendini gösteren olası bir anaflaktik reaksiyona karşı dikkatli
olunmalıdır. Tedavi semptomatiktir. Enfüzyona son verilmeli, presör
ajanlar, kortikosteroidler, antihistaminikler veya hacim genişletici
ajanlar, gerektiği şekilde kullanılmalıdır. Yavaş intravenöz
infüzyonla (genellikle 30-60 dakikadan daha uzun sürede) verilmelidir.
Hipotansiyon hızla yapılan bir intravenöz infüzyonun olası bir yan
etkisi olarak bildirilmiştir. Gebe kadınlara verildiğinde fetüse zarar
verebilir. Fare ve sıçanlarda teratojenik olduğu gösterilmiştir. Gebe
kadınlarda yapılmış uygun ve iyi kontrollü çalışma yoktur. Eğer ilaç
gebelik sırasında kullanılırsa veya ilaç kullanırken gebe kalırsa
fetüse yapacağı zarar bildirilmelidir. Gebelerde kullanımı güvenli
değildir. Üreme potansiyeline sahip kadınlara gebe kalmaktan
sakınmaları öğütlenmelidir. Tedavi kürü sırasında periyodik olarak tam
kan sayımı yapılmalıdır. Tedavi öncesinde ve tedavi sırasında uygun
aralıklarla sayımı tekrarlanmalıdır. Etki mekanizması göz önüne
alınarak insanlarda olası bir karsinojen olarak değerlendirilmelidir.
İlacın insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Pek çok ilaç
insan sütüne geçtiğinden ve süt verilen bebeklerde oluşabilecek ciddi
yan etki potansiyeli düşünülerek ilacı mı yoksa emzirmeyi mi kesmek
gerektiğine ilacın anneye sağladığı yarar değerlendirilerek karar
verilrnelidir. Çocuklarda etkinlik ve emniyetiyle ilgili veri yoktur.

Yan Etkileri:

Hematojojik toksisite: Miyelosupresyon sıklıkla dozu sınırlar.
Granülosit nadirleri ilacın verilişinden 7-14 gün; trombosit nadirleri
9-16 gün sonra oluşur. 20. günde genellikle kemik iliği düzelir.
Kümülatif, % 60-91 oranında lökopeni ve %7-17 oranında ciddi lökopeni
(lökosit sayısı <1000/mm3) bildirilmiştir. Trombositopeni %28-41
oranında, ciddi trombositopeni (trombosit sayısı 50.000 mm3) aynı grup
hastada bildirilmiştir. Gastrointestinal yan etki: Bulantı ve kusma en
önemli gastrointestinal yan etkilerdir. Antiemetik tedaviyle kontrol
altına alınabilir. Hastaların %10-13′ünde iştahsızlık, %1-5′inde
stomatit bildirilmiştir. Hastaların %1-13′ünde diyare görülmüştür.
Geçici alopesi nadiren kelliğe yol açar. Hipotansiyon: Hızlı yapılan
intravenöz uygulamayı takiben geçici hipotansiyon bildirilmiştir.
Kardiyak toksisiteye veya EKG değişikliklerine bağlı değildir. Süregen
hipotansiyon görülmemiştir. Nadir görülen bu yan etkiyi önlemek için
30-60 dakikadan daha uzun süren bir periyodda yavaş verilmesi
önerilir. Hipotansiyon olursa infüzyonun kesilmesine, uygun destek
tedavi uygulanmasına ve sıvı verilmesine olumlu yanıt alınır. Yeniden
infüzyona başlandığında veriliş hızını yavaşlatmak gerekir. Allerjik
reaksiyonlar: Titreme, ateş, taşikardi,
bronkospazm, dispne,
hipotansiyon ile karakterize anaflaksiye benzer reaksiyonlara veriliş
sırasında veya hemen sonra hastaların %0.7-2′sinde rastlandığı
bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar infüzyonun kesilmesiyle, presör
ajanlar, kortikosteroidler, antihistaminikler veya hacim genişletici
ajanlar verilmesiyle hızla düzelir. Bronkospazm ile seyreden, ölüm ile
sonlanan bir vaka bildirilmiştir. Hipertansiyon
ve ateş basması da
görülebilmektedir. İnfüzyonun kesilmesinden sonra bir kaç saat içinde
kan basıncı genellikle normale döner. Nöropati: Hastaların %0.7′sinde
periferik nöropatiye yol açtığı bildirilmiştir. Vinkristin sülfatın
beraber kullanılmasının bu nöropatiyi arttırması muhtemeldir. MSS
toksisitesi, uyku hali, halsizlik, karaciğer toksisitesi, ağız tadı
bozuklukluğu, ateş, döküntü, pigmentasyon, kaşıntı, karın ağrısı,
kabızlık, disfaji, geçici kortikal körlük ve bir vakada radyasyon
dermatiti nadiren bildirilmiştir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. ETOPOSİDE AMPHAR (Flakon)
  2. ETOPOSİDE TEVA (Flakon)
  3. VINCRISTINE (IV Flakon)
  4. SANDOGLOBULIN (IV Flakon)
  5. VINBLASTIN Richter (Enjektabl Flakon)