VENTAVIS (Ampul)
Kullanım Şekli:
Kullanıma hazır solüsyon uygun inhalasyon cihazları ile (nebulizatör)
verilir. Önceki tedaviler devam etmeli ve kişisel ihtiyaçlara göre
ayarlanmalıdır. Ventavis nebulizatör için solüsyon cilt ve göz ile
temas etmemeli; Ventavis’in ağızdan alınımı önlenmelidir. Yetişkinler:
Her inhalasyon seansı 2.5 mcg iloprost (inhalasyon cihazının ağız
kısmından verilen) ile başlamalıdır. Kişisel ihtiyaç ve toleransa göre
doz 5 mcg iloprosta kadar artırılabilir. İnhalasyon seansı başına
saptanan doz kişisel ihtiyaç ve toleransa göre günde 6-9 kere
tekrarlanır. Nebulizatörde ve nebulizatörün ağız parçasında istenen
doza bağlı olarak, bir inhalasyon süresi yaklaşık 5-10 dakikadır.
Karaciğeri normal olarak çalışmayan hastalarda iloprostun eliminasyonu
azalmıştır. Gün boyunca istenmeyen birikimi engellemek için, başlangıç
doz ayarlaması sırasında bu hastalara özel dikkat gösterilmelidir.
Başlangıçta en az 3 saatlik doz aralıkları ile 2.5 mcg’lık dozlar
uygulanmalıdır (günde en fazla 6 uygulamaya karşılık olarak). Bundan
sonra, bireysel tolerabiliteye göre doz aralıkları ihtiyatla
kısaltılabilir. Şayet 5 mcg kadar bir doz artışı endikasyonu varsa,
başlangıçta yine en az 3 saatlik doz aralıkları seçilmeli ve bireysel
tolerabiliteye göre kısaltılmalıdır. Preparatın günlerce süren
tedaviyi takiben ilave bir istenmeyen birikimi, ürünün gece
kullanımına verilen ara nedeni ile olası değildir. Kreatinin klirensi
>30 ml/dakika olan hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur. Kreatinin
klerensi =<30 ml/dakika olan hastalar klinik çalışmalarda
incelenmemiştir. 18 yaş altı çocuklarda ve adolesanlarda kullanım ile
ilgili deneyim yoktur. Her inhalasyon seansında, kullanımdan hemen
önce bir ampul Ventavis içeriğinin tamamı nebulizatörün odacığına
konmalıdır. Bir seansda kullanılmayan nebulizatör solüsyonu
atılmalıdır. İloprostun inhalasyonuna uygun nebulizatörler, ağız
kısmından 2.5 veya 5 mcg iloprostu 5-10 dakika içerisinde hastaya
verebilmelidir.
Endikasyonları:
Revaskülarizasyonun mümkün olmadığı kritik ekstremite iskemisi bulunan
ilerlemiş tromboanjitis obliterans (Buerger Hastalığı) olgularının
tedavisi; ciddi periferik oklüsif arter hastalığı (PAOD) tedavisi,
özellikle amputasyon riski taşıyan ve cerrahi girişim ya da
anjioplastinin mümkün olmadığı olgular ve diğer tedavilere cevap
vermeyen ve ciddi kısıtlamaya neden olan Raynaud fenomenli hastaların
tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonları:
Gebelik ve emzirme halinde ve iloprosta aşırı duyarlılık durumunda
kontrendikedir. Trombositler üzerine olan etkisinin kanama riskini
arttırabileceği hallerde (örn. aktif peptik ülser, travma,
intrakranyel kanama) kullanılmamalıdır. Ciddi koroner kalp
hastalıkları veya anstabil anjina; son 6 ay içinde geçirilmiş miyokard
enfarktüsü; akut ya da kronik konjestif kalp yetmezliği (NYHA II-IV);
prognozu değiştirebilecek aritmi; pulmoner konjestiyon şüphesi
olanlarda kontrendikedir.
Uyarılar:
Acilamputasyon gereken hastalarda (örn. enfekte gangrenlerde) cerrahi
girişim gecikmemelidir. Düşük kan basınçlı hastalarda ileri
hipotansiyonu önlemeye dikkat edilmelidir ve belirgin bir kalp
hastalığı olan hastalar yakından takip edilmelidir. Hastalara sigara
içmeyi bırakmaları kesinlikle önerilmelidir. İlaç uygulamasının
bitiminden sonra, yatar pozisyondan ayağa kalkan hastalarda ortostatik
hipotansiyon gelişme olasılığı göz önünde tutulmalıdır. Sadece
seyreltildikten sonra kullanılabilir. Etkileşim olasılığı nedeni ile,
kullanım için hazır enfüzyon solüsyonuna başka hiç bir ilaç
eklenmemelidir. Seyreltilmemiş paravasküler enfüzyonu enjeksiyon
yerinde lokal değişikliklere neden olabilir. Oral alımı ve müköz
membranlar ile teması önlenmelidir. Deri ile teması halinde iloprost
uzun süreli fakat ağrısız eritem oluşumunu kışkırtabilir. Bu nedenle
iloprostun deriye temasını engellemek için uygun önlemler alınmalıdır.
Böyle bir temas durumunda etkilenen bölge hemen bol miktarda su veya
serum fizyolojik ile yıkanmalıdır.
Yan Etkileri:
Belirtilen dozlarda en yaygın ve sık gözlemlenen yan etkiler yüzde
kızarıklık ve başağrısıdır. Uzayan enfüzyonlarda kırıklık, bulantı,
kusma, kramp şeklinde karın ağrısı, diyare, terleme, sıcak basması
hissi ve güçsüzlük görülmesi muhtemeldir. Etkilenen uzuvda ağrı,
parestezi, yorgunluk, ısı artışı, ateş, ürperme, konfüzyon hali, apati,
sedasyon, ajitasyon, kan basıncında düşme ya da yükselme, taşikardi,
aritmi, ekstrasistoller ve huzursuzluk bildirilmiştir. Bütün yan
etkiler doz indirimiyle umumiyetle hızla kaybolur. Artralji ve
allerjik reaksiyonlar görülebilir. İzole olgularda dispne ve bronşiyal
astım bildirilmiş ve ilerlemiş arteriosklerozlu yaşlı hastalarda
nadiren pulmoner ödem veya kalp yetmezliği gözlemlenmiştir. Enfüzyon
yerinde kızarıklık ve ağrı görülebilir. Bazı vakalarda kutanöz
vazodilatasyon enfüzyon veninin üzerinde sathi eritem oluşmasına neden
olabilir. Özellikle koroner kalp hastalığı olan hastalarda, iloprost
anjina ataklarını kışkırtabilir. Düşük dozlarında da hipotansif
olaylar tek tük olarak bildirilmiştir.
İlaç Etkileşimleri:
Farmakolojik deneylerde iloprostun beta-reseptör blokerlerinin,
kalsiyum antagonistlerinin ve vazodilatatörlerin antihipertansif
aktivitesi üzerine additif etkisi ve ADE inhibitörlerinin
antihipertansif aktivitesi üzerine potansiyelize edici etkisi olduğu
görülmüştür. Önemli hipotansiyon görülürse bu iloprost dozu
azaltılarak düzeltilebilir. İloprost trombosit fonksiyonlarını inhibe
ettiğinden, diğer hemostatik mekanizmaları etkileyen heparin veya
kumarin tipi antikoagülanlar ile beraber kullanıldığında teorik olarak
kanama riskini arttırabilir. Şayet bu meydana gelirse, iloprost
enfüzyonu sona erdirilmelidir. Diğer trombosit agregasyon
inhibitörleri (asetilsalisilik asit veya diğer nonsteroidal
antienflamatuvar ilaçlar ve fosfodiesteraz inhibitörleri ve
nitrovazodilatörler (ör. molsidomin)) ile beraber kullanıldığında
iloprostun trombosit fonksiyonları üzerine additif veya supraadditif
etkisi vardır.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!