VANCOCIN CP (IV Flakon)
Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinlerde 4×500 mg veya 2×1000 mg’dır. Yenidoğan ve bebeklerde
15 mg/kg’lık başlangıç dozundan sonra 2×10 mg/kg’lık dozlar uygulanır.
Yenidoğanda 1 aylık olana kadar günde 3×10 mg/kg ile devam edilir.
Uygulamalar dilüe bir çözelti (2,5-5 g/l) ile ve 1 saatlik bir sürede
i.v. Enfüzyon şeklinde yapılmalıdır. Hızlı enjeksiyonlardan kesinlikle
kaçınılmalıdır.
Endikasyonları:
Metisiline dirençli (Beta-laktama dirençli) stafilokokların neden
olduğu ciddi enfeksiyonların tedavisinde endikedir. Penisilinlere
allerjik hastalar ile penisilinler ve sefalosporinler dahil diğer
antibiyotiklere cevap vermeyen hastalarda vankomisine duyarlı
mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlarda kullanılır.
Metisiline dirençli stafilokok suşlarından şüphelenildiğinde
vankomisin ilk tedavi ajanı olarak uygulanır ancak tedavi daha sonra
duyarlılık sonuçlarına göre ayarlanmalıdır. Vankomisin ile
stafilokoksik endokardit, sepsis, kemik enfeksiyonları, alt solunum
yolu enfeksiyonlaryla deri enfeksiyonlarında çok olumlu sonuçlar
alınmıştır. Vankomisin, streptokoksik ve difteroid endokarditte tek
başına veya bir aminoglikozid ile birlikte kullanılır. Vankomisinin
oral uygulanması, C. difficilenin neden olduğu antibiyotiğe bağlı
psödomembranöz kolit tedavisinde kullanılır. Konjenital kalp
hastalıklı ya da romatizmal veya diğer valvüler kalp hastalıklı
penisiline allerjik kişilerdeki üst solunum yolları cerrahi işlemleri
ve dental işlemlerde bakteriyel endokardit profilaksisi için
vankomisinin i.v. yoldan kullanılmasını önerilir.
Kontrendikasyonları:
Vankomisine aşırı duyarlı hastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Vankomisinin hızlı tek doz uygulaması (örn. birkaç dakika içinde)
aşırı hipotansiyon ve nadiren kalp durmasına neden olabilir.
Uygulamaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek reaksiyonları önleyebilmek
için vankomisin dilüe bir çözelti içinde en az 60 dakikalık bir
süreyle uygulanmalıdır. Vankomisin uygulanan bazı hastalarda
ototoksisite belirlenmiştir. Uzun süreli ve yüksek kan
konsantrasyonları toksisite riskini artırdığından böbrek yetmezliği
olan kimselerde dikkatli olunmalıdır. Ototoksisite riskini en aza
indirebilmek için işitme fonksiyon testlerinin yapılması yararlı
olabilir. Böbrek fonksiyonları bozuk olan kimselerde vankomisinin
aminoglikozidler, amfoterisin B, basitrasin, sisplatin gibi nörotoksik
ve/veya nefrotoksik potansiyelli sistemik veya topikal uygulanan
ajanlar ile birlikte ya da ardarda kullanılması halinde böbrek
fonksiyonları sürekli izlenmeli ve dozlamalardan sonra gerekli
önlemler alınmalıdır. Prematüre yenidoğanlar ve küçük bebeklerde
vankomisin kan düzeyleri ölçülmelidir. Yaşlılarda doz ayarlanmalıdır.
Vankomisin bazı hastalarda geçici nötropeni oluşturabilmektedir. Uzun
süreli tedaviye alınanla nötropeni oluşturabilen diğer ilaçların da
uygulandığı kişilerde lökosit sayımları periyodik olarak kontrol
edilmelidir. Vankomisin dokuyu tahriş edici özelliktedir; bu nedenle
i.v. yoldan dikkatle uygulanmalıdır. İntramüsküler kullanımı ya da
damar dışına sızması ağrı, hassasiyet ve nekroz oluşturur.
Tromboflebit görülebileceğinden dilüe bir solüsyonla (2.5-5 g/l),
yavaş bir şekilde ve değişik enfüzyon bölgeleri seçilerek
uygulanmalıdır. Vankomisinin intratekal (intralumbar ya da
intraventriküler) yoldan kullanımının emniyet ve yararı
kanıtlanmamıştır. Vankomisin, C. difficilenin neden olduğu
psödomembranöz kolit olgularında birçok kez oral kullanımının klinik
yönden belirgin kan düzeyleri oluşturduğu bildirilmiştir. Gebelerde
kullanılma güvenliği kanıtlanmadığından ancak çok gerekli olduğunda
uygulanmalıdır. Vankomisinin anne sütüne geçip geçmediği
bilinmediğinden emziren kadınlarda uygulamada dikkatli olunmalıdır.
anne sütü alan bebeklerde gastrointestinal yoldan önemli miktarda
vankomisin emilimi olasılığı çok azdır.
Yan Etkileri:
Bazı hastaların BUN ve serum kreatinin değerlerinde artış görüldüğü
bildirilmiştir. Bu hastaların çoğunda aynı zamanda aminoglikozidler de
uygulanmış ya da daha önceden böbrek fonksiyonu bozukluğu olduğu
belirlenmiştir. Vankomisin uygulamasının kesilmesiyle bir çoğunda
azotemi düzelmiştir. Bazı hastalarda işitme kaybı görüldüğü
bildirilmiştir. Bunların çoğunun böbrek fonksiyonları bozuk, daha
önceden işitme kaybı bulunan ya da ototoksik bir ilacı vankomisinle
aynı zamanda kullanan hastalar olduğu belirlenmiştir. Bazı hastalarda
tedavinin başlamasından 1-2 hafta sonra ya da 25 mg’lık total dozu
takiben tedavinin kesilmesiyle yok olan nötropeni belirlenmiştir.
Nadiren trombositopeni, agranülositoz oluşur. Nadiren anafilaksi, ilaç
ateşi, titreme ve kızarıklık oluşabilir. Enfüzyona bağlı etkiler:
Vankomisinin hızlı bir enfüzyon şeklinde uygulanması sırasında ya da
hemen sonra hastalarda hipotansiyon, hırıltı, dispne, ürtiker ya da
kaşıntı gibi anafilaktoid reaksiyonlar gözlenebilir. Hızlı uygulanan
enfüzyon vücudun üst kısmında kızarıklık (kırmızı boyun) ya da gögüs
ve sırtta ağrı ve kas spazmı yapabilir. Bu reaksiyonlar genellikle 20
dakika içinde geçerse de bazen saatlerce sürebilir. Vankomisinin 60
dakika içinde yavaş enfüzyonla uygulanması halinde bu etkiler çok
nadir oluşur.
İlaç Etkileşimleri:
Vankomisin ile anestezik ilaçların aynı zamanda kullanılmalarının
özellikle çocuklarda enfüzyona bağlı etkilerin görülme sıklığını
artırdığı bidirilmiştir. Vankomisin 60 dakikalık enfüzyonunun
anestetik indüksiyondan önce uygulanmasıyla bu etkiler en aza
indirilebilir. Vankomisinin amfoterisin B, aminoglikozidler,
basitrasin, polimiksin B, kolistin, viomisin veya sisplatin gibi
nörotoksik ve/veya nefrotoksik ajanlarla birlikte kullanımında
dikkatli olunmalıdır.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!