UROVIST-ANGIOGRAFIN (Ampul)
Kullanım Şekli:
Erişkinler için normal doz 30 ml’dir. Ancak özel durumlarda doz
miktarı 60 ml veya daha yüksek olabilir. Çocuklarda 1 yaşına kadar
8-12 ml, 1-2 yaş arasında 12-15 ml, 2-6 yaş arasında 15-20 ml, 6-10
yaş arasında 20-25 ml ve 10-15 yaş arasında 25-30 ml uygulanır. Bu
dozlar i.v. enjeksiyonlar için geçerlidir. Herhangi bir nedenle i.v.
enjeksiyon uygulanamıyorsa i.m. uygulama yapılır. Burada resorbsiyonu
hızlandırmak için enjeksiyon bir hiyalüronidaz müstahzarıyla birlikte
uygulanır. Bu amaçla i.v. doz miktarı aynı miktar bidistile suyla
dilüe edilerek iki ayrı yerden i.m. olarak yarımşar ampul
hiyalüronidaz preparatın enjeksiyonundan hemen sonra uygulanır.
Retrograd ürografi için genellikle %30′luk bir solüsyon
kullanılmalıdır.
Endikasyonları:
İntravenöz ve retrograd ürografi; infüzyon ürografisi; serebral,
torasik, abdominal ve ekstremite anjiyografileri, flebografi,
bilgisayarlı tomografide kullanılır. Ayrıca amniografi, artrografi,
intraoperatif kolanjiyografi, fistülografi, splenoportografi,
vezikülografi gibi diğer muayene yöntemleri için de uygundur. Selektif
koronarografi için uygun değildir. Miyelografi, ventrikülografi ve
sisternografi’de olası nörotoksik yan etkilerden dolayı kullanılmaz.
Kontrendikasyonları:
Manifest hipertireoz ve dekompanze kalp yetmezliğinde kontrendikedir.
Gebelikte veya pelvis alanındaki akut iltihabi süreçlerde
histerosalpingografi yapılmamalıdır.
Uyarılar:
İyot içeren röntgen kontrast maddelerine aşırı duyarlılıkta, karaciğer ve
böbreğin ağır fonksiyon bozukluklarında, kalp ve dolaşım
yetmezliğinde, akciğer amfizeminde, genel durumun kötü olduğu
hallerde, beyin arteriosklerozunda, tedavi gerektiren diyabette,
serebral konvülzif hastalıklarda, latent tiroid hiperfonksiyonunda,
bland nodüler strumada ve multipl miyelom’da tetkik gereksinimi daha
dikkatli saptanmalıdır. Allerjik dispozisyonlu hastalarda aşırı
duyarlılık reaksiyonları daha sık görülmektedir. Bu gibi durumlarda
profilaktik olarak bir antihistaminik ve/veya kortikoid
uygulanmaktadır. Bu tür ilaçlarla kontrast maddelerin karıştırılıp
verilmemesi gerekir. Multipl miyelom’da, tedavi gerektiren diyabette,
poliüri, oligüri ya da gut hastalığında, süt çocuklarında ve küçük
çocuklarda, genel durumun kötü olduğu hastalarda, hastanın sıvı alımı,
hipertonik bir kontrast ilacının kullanımından önce
sınırlandırılmamalıdır. Gebelerde röntgen ışınları ile muayenelerden
mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğinden, direkt yada kontrast
ilaçlarla birlikte yapılacak röntgen muayenelerinin muhtemel riski
özenle tartılmalıdır. Tansiyon krizleri tehlikesine binaen,
feokromositomlu hastalarda, alfa reseptör blokerleri ile bir
premedikasyon önerilir.
Yan Etkileri:
İyot içeren kontrast maddelerin intravasküler kullanımında ortaya çıkabilen
yan etkiler, genellikle hafif veya orta derecededir. Bazen ağır ve
hayatı tehdit eden reaksiyonlar, hatta fatalite bile görülmüştür.
Bulantı, kusma, deride kızarıklık, umumi sıcaklık hissi ve ağrı,
intravasküler uygulamada en sık rastlanan reaksiyonlardır. Sıcaklık
hissi veya bulantı gibi subjektif yakınmalar, enjeksiyon hızını
düşürerek veya enjeksiyona kısa bir ara vererek, genellikle çabuk
hafifletilebilir. Ayrıca oluşabilen semptomlar; titreme, ateş basması,
terleme, baş ağrısı, baş dönmesi, solukluk, halsizlik, öğürme ve
boğulma hissi, kısık öksürük, kan basıncının artması veya düşmesi,
kaşıntı, ürtiker veya diğer deri döküntüleri, ödemler, kas
fasikülasyonları, aksırık, göz yaşarmasıdır. Bu reaksiyonlar hastaya
verilen doza ve veriliş şekline bağlı olmaksızın başlayan bir şokun ön
belirtileri olabilirler. Bu durumda kontrast maddenin enjeksiyonu
derhal kesilmelidir ve gerekirse venöz bir giriş yolundan gerekli
tedaviye başlanmalıdır. Allerjik bünyeli hastalarda aşırı duyarlılık
reaksiyonları daha sık ortaya çıkmaktadır. Acil bir girişim gerektiren
ağır reaksiyonlar, dolaşım sistemi ile ilgili meydana gelebilir.
Bunlar kendini, perifer vazodilatasyon, bunu takip eden kan basıncı
düşmesi, refleks taşikardi, nefes darlığı, ajitasyon, konvüzyon ve
siyanoz olarak gösterir ve bilinç kaybına kadar gidebilir.
Paravasküler aplikasyonlar, sadece nadir olgularda ağır doku
reaksiyonlarına sebep olurlar. Serebral anjiografide ve kontrast
ilacın beyine arteriyel kan ile ulaştığı diğer tetkiklerde, koma,
geçici konfüzyon ve somnolenz, geçici pareziler, görme bozukluğu veya
fasiyal sinir zayıflığı ve özellikle epilepsi ya da fokal bir beyin
hasarı olan hastalarda epilepsi nöbetleri gibi nörolojik
komplikasyonların oluşabileceği bilinmektedir. Çok nadir olmakla
birlikte, intravenöz kontrast madde uygulamalarından sonra da,
epilepsi hastalarında nöbetler bildirilmiştir. Nadir olgularda geçici
böbrek yetmezliği meydana gelebilir. Zaman zaman, geç ortaya çıkan
reaksiyonlar oluşabilir.
İlaç Etkileşimleri:
Böbrek yolu ile itrah edilen iyot içerikli röntgen kontrast ilaçların
uygulanmasından sonra, radyoizotoplarla tiroid teşhisinde, tiroidin
iyot alımı iki hafta ve bazen daha uzun süre azalacağı göz önünde
tutulmalıdır. Diyabetik nefropati, intravasküler kontrast madde
uygulamaları takiben renal bozukluklara predispoze edebilir. Biguanid
alan hastalarda laktik asidoz oluşabilir. Önlem olarak, biguanid
medikasyonu tetkikten 48 saat önce kesilmeli ve ancak renal
fonksiyonun tekrar normale dönmesinden sonra sürdürülmelidir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!