ÜRİKOLİZ (Tablet)
Kullanım Şekli:
Hafif gutta günlük ortalama doz 200-300 mg, orta şiddette gutta ise 400-600
mg’dır. Uygun doz 2 eşit parçada ya da tek doz olarak uygulanabilir.
Minimal efektif doz günde 100-200 mg, maksimal önerilen doz ise 800
mg’dır. Neoplastik hastaların tedavisi sırasında ürik asit
nefropatisinin önlenmesinde 2-3 gün süreyle günde 600-800 mg
uygulanır. Rekürran kalsiyum oksalat taşlarının profilaktik tedavisi
için günde 200-300 mg önerilir. Çocuklarda sekonder hiperürisemilerde
6-10 yaş günde 300 mg önerilir.
Endikasyonları:
Allopurinol primer veya sekonder gutla ilgili olan hiperüriseminin
uzun süreli tedavisinde endikedir. Gut belirtisi olan veya olmayan
primer veya sekonder ürik asit nefropatisinde hastalığın ilerlemesini
önler. Günlük ürik asit atılımı 800 mg/gün (erkek hastalar) ve 750
mg/gün (kadın hastalar) üzerindeki ve tekrarlayan kalsiyum oksalat
taşı olan hastaların tedavisinde endikedir. Kanser kemoterapisi gören
lösemi, lenfoma ve diğer neoplastik hastalıkları olan hastalarda
sekonder hiperüriseminin tedavisinde ve profilaksisinde endikedir.
Allopurinol bu hastalarda akut ürik asit nefropatisi, böbrek taşları
veya dokularda ürat birikimi gibi hiperürisemi komplikasyonlarını
önler.
Kontrendikasyonları:
Maligniteye bağlı olarak ortaya çıkan sekonder hiperürisemiler dışında
çocuklarda ve daha önce allopurinole karşı şiddetli reaksiyon
göstermiş hastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Allopurinol tedavisine akut gut krizi sırasında başlanmamalıdır.
Tedavinin başlangıcında akut krizde artış görülebilmektedir. Akut gut
atağının oluşmasına engel olmak için, tedavinin başlangıcında kolşisin
de kullanılmalıdır. Renal fonksiyonlarında azalma olan hastalarda
allopurinol dozunun düşürülmesi gerekir. Serum ürik asit düzeyinin
periyodik olarak kontrolü, idame tedavide ilacın dozunun ayarlanması
bakımından en iyi yoldur. Tedavinin başlangıcında önceden karaciğer
rahatsızlığı geçiren hastalara periyodik olarak karaciğer fonksiyon
testleri yapılmalıdır. Gebelerde kullanım güvenilirliği
saptanmamıştır. Allopurinol anne sütüne geçer, emziren annelerde
kullanımı önerilmez. Maligniteye bağlı sekonder hiperürisemiler
dışında çocuklarda kullanılmamalıdır.
Yan Etkileri:
Deri döküntüsü (genellikle makulopapüler) en genel yan etkidir. Eksfoliatif,
ürtiker ve purpurik lezyonlar, Stevens-Johnson sendromu ve toksik
epidermal nekroz, dermatitis olan veya olmayan alopesi diğer yan
etkilerdir. Deride döküntüler ve diğer yan etkiler görüldüğünde tedavi
bırakılmalıdır. Bulantı, kusma, diyare ve aralıklı karın ağrısı gibi
gastrointestinal belirtiler bildirilmiştir. Yaygın hipersensitiviti
vaskülit veya nekrotik angitis nadir vasküler yan etkilerin
örnekleridir. Allopurinol alan birkaç hastada periferal nöritis
görülmüştür. Özellikle böbrek ve karaciğer yetersizliği olan
hastalarda tedavinin hemen kesilmesini gerektiren ateş,
hipereozinofili, cilt döküntüsü, hepatik atak, böbrek fonksiyon
bozukluğu gibi belirtiler gelişebilir. Ayrıca baş ağrısı, vertigo,
jinekomasti, agranülositoz, hipereozinofili, nöropati, katarakt
oluşabilir.
İlaç Etkileşimleri:
6-merkaptopürin veya azathiopinle aynı zamanda allopurinol verilmesi etkinin uzamasına
neden olur, diğer ilaçların dozunun 1/3-1/4′e indirilmesi yerinde
olur. Allopurinol siklofosfamid gibi sitotoksik ajanların
toksisitesini artırır. Keza karaciğerde ilaçları metabolize eden
enzimlerin inhibisyonu sonucu, bu şekilde elimine edilen ilaçların (kümarin
türevleri gibi) allopurinolle birlikte verilmesi sırasında dozları
düşürülmelidir. A grubu penisilinlerle (ampisilin gibi) birlikte
kullanılmamalıdır. Vidarabinle birlikte kullanılmamalıdır.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!