ULTRACAİN %2 (Ampul)
Kullanım Şekli:
Enfiltrasyon anestezisi: Fraktür repozisyonu 5-10 ml, Perine dikişi
5-10 ml. Rejyonel anestezi: Obert anestezisi 2-4 ml, Retrobulber
anestezi 1-2 ml, Stellatum blokajı 5-10 ml, Pleksus brachialis blokajı
10-15 ml (supraklaviküler ya da aksiller giriş), İnterkostal anestezi
(her segment için) 2-4 ml, Paravertebral anestezi 5-10 ml, Sempatetik
sinir blokajı 5-10 ml, Pudentus blokajı (her bir yan için) 7-10 ml,
Paraservikal bloka (her bir yan için)j 5-8 ml. Omuriliğe yakın
rejyonel anestezi: Peridural (Epidural) anestezi 10-15 ml, Sakral
anestezi 10-15 ml. Kullanım başına önerilen en yüksek doz; 5-6 mg/kg
ve toplam 400 mg’dır.
Endikasyonları:
Cerrahi ve diagnostik girişimlerde kullanılan bütün mutad tekniklerde
enfiltrasyon anestezisi ve rejyonel anestezi için, doğuma yardımcı
analjezi için, ağrı sendromlarının tedavisi için kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Artikaine karşı aşırı duyarlılık durumunda kontrendikedir. Etkinin
uzun sürmesi ve bazı durumlarda da artması hesaba katılarak,
kolinesteraz eksikliği olan hastalarda endikasyon kesin olarak
belirlenmelidir. Adams-Stokes sendromu olan ve akut dekompanse kalp
yetersizliği olan hastalarda i.v. kullanımı kontrendikedir. Vejetatif
olarak çok labil olan hastalarda, santral sinir sistemi
hastalıklarında, pernisiöz anemide ve kronik hipoksi durumlarında,
omurilik yakınına anestezi endikasyonu kesin olarak belirlenmelidir.
Preeklampsili gebelerde, 3. trimesterde kanaması olanlarda ve
amnionitisi olanlarda paraservikal blokaj (PCB) endikasyonu kesin
olarak belirlenmelidir.
Uyarılar:
Enjeksiyon sırasında baş dönmesi, motor huzursuzluk, uyuşukluk gibi
ilk yan etkiler veya entoksikasyon belirtileri oluşacak olursa
enjeksiyona son verilmeli ve hasta yatay duruma getirilmeli, solunum
yolları açık tutulmalı, nabız ve kan basıncı kontrol edilmelidir.
Semptomlar pek ağır olmasa bile i.v. enjeksiyon yolunun açık
bulundurulması için infüzyona başlanması önerilir. Solunum güçlüğü
varsa bunun ağırlık derecesine göre oksijen verilmeli, gerekirse suni
solunum uygulanmalı, hatta endotrakeal entübasyon yapılarak kontrollü
solunuma başlanmalıdır. Merkezi etkili analeptikler kontrendikedir.
Kas kasılmaları ve jeneralize kramplar kısa veya çok kısa etkili
barbitüratların i.v. yoldan enjeksiyonuyla giderilebilir. Dolaşım
bozukluğu ve solunum depresyonundan kaçınabilmek için barbitüratların,
oksijen verilmek ve dolaşım kontrol edilmek şartıyla yavaş yavaş ve
elde edilen etkiye göre uygulanması, yerinde bırakılan kanüle bir
enfüzyon solüsyonunun takılması önerilir. Kan basıncının düşmesiyle
taşikardi -veya bradikardi- çoğu kez hastanın sadece yatar duruma
getirilmesi veya baş kısmının hafif aşağıya doğru tutulmasıyla
kompanse edilebilir. Ne şekilde oluşursa oluşsun ağır dolaşım
bozuklukları ve şokta enjeksiyona son verilip hemen şu önlemler
alınmalıdır: Hasta yatay hale getirilir ve solunum yolları açık
tutulur (oksijen verilmesi), i.v. bir enfüzyon takılır (tam elektrolit
çözeltisi), i.v. yoldan glukokortikoidler (örn. 250-1000 mg
prednizolon) uygulanır, volüm sübstitüsyonu yapılır (gerekirse ek
olarak plazma ekspanderler, human albumin uygulanır). Tehlikeli
dolaşım kollapsı ve bradikardinin artması halinde i.v. yoldan
adrenalin uygulanır. Bunun için 1:1000 adrenalin çözeltisinin 1 ml’si
10 ml’lik bir çözelti olacak şekilde sulandırılır ve bundan önce
0.25-1 ml (=0.025-0.1 mg adrenalin) yavaş olarak uygulanır. İntravenöz
adrenalin enjeksiyonu yavas ve nabız kontrolü (ritm bozukluğu) hatta
nabız frekansı ve kan basıncı kontrolü altında yapılmalıdır. i.v.
enjeksiyon halinde tek doz olarak adrenalin 0.1 mg’ından fazlası asla
kullanılmamalı, fakat gerekirse adrenalin bir infüzyon çözeltisiyle
birlikte uygulanmalıdır (damla sayısı nabız sayısına ve kan basıncına
göre ayarlanmalıdır). Gebelik sırasındaki müdahaleler için lokal
anestezi, koruyucu bir anestezi veya analjezi yöntemidir. Doğuma
yardım amacıyla yapılan analjezide, kullanılan teknik ya da doz ne
olursa olsun, çocuğun yaşamını tehdit etmez. Diğer lokal anesteziklere
göre artikain plasenta barajını çok az ölçüde geçer. Hızlı yıkılımı ve
eliminasyonuna bağlı olarak, anne sütüne klinik öneme sahip miktarda
geçmemektedir, bu nedenle emzirmenin kesilmesine gerek yoktur.
Müdahaleden sonra hastanın tekrar aktif şehir trafiğine çıkıp
çıkamayacağı ve bazı makineleri kullanıp kullanamayağı her bir olguya
göre dikkatle değerlendirilmelidir.
Yan Etkileri:
Doza bağlı olarak santral sinir sistemine ait bilinç kaybına varabilen uyku
hali, solunum bozuklukları ve solunum durması, kas seyirmesi,
jeneralize kramplar halini alabilen kas kontraksiyonları, bulantı ve
kusma, kan basıncı düşüklüğü ve bazı durumlarda yaşamı tehdit edici
olan şok ve kalp durması gibi bir çok duruma yol açabilir.
Tahammülsüzlük reaksiyonları da (allerjik ya da psödoallerjik
karakterde) dikkate alınmalıdır. Bu reaksiyonlar, enjeksiyon
bölgesinde ödematöz şişlik ya da enflamasyonun yanı sıra, enjeksiyon
bölgesinden bağımsız olarak kızarıklık, kaşıntı, konjunktivit, rinit,
üst ve/veya alt dudağın ve/veya yanakların şişmesiyle Quincke ödemi
şeklinde yüz şişliği, globus hissi ve yutma güçlüğüyle birlikte
glottis ödemi, ürtiker ve solunum güçlüğünden anafilaktik şoka kadar
birçok durumla kendini gösterirler. Doğuma yardımcı analjezide,
özellikle paraservikal blokajlarda (PBC) fetusta bradikardi
oluşabilir. Çocuğun kalp seslerinin dikkatle kontrol edilmesi gereği
bildirilmiştir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!