Kullanım Şekli:

Günlük doz 2-4×200 mg veya erişkinlerde başlangıç için 1-2×400 mg ve daha
sonra 2-3×400 mg ve çocuklarda 2-3×5-10 mg/kg’dır.

Endikasyonları:

Epilepsi: Parsiyel nöbetler; kompleks semptomatolojili, basit
semptomatolojili. Primer jeneralize epilepsi veya tonik klonik
komponentli sekonder jeneralize epileptik nöbetler. Bu nöbetlerin
karışık şekilleri. Karbamazepin hem monoterapi hem de kombine tedavi
için uygundur. Genellikle absans nöbetlerinde (petit mal) etkin
değildir. Bipolar bozukluklar (profilaksi ve tedavi): tek başına
lityum veya nöroleptikler ile tedaviye cevap vermeyen veya böyle bir
tedaviyi tolere edemeyen manik-depresif hastalarda karbamazepin tek
başına veya lityum ve/veya antidepresanlar veya antipsikotikler ile
kombinasyon şeklinde kullanılır. Alkolü bırakma (alkol yoksunluk)
sendromu. İdiyopatik trigeminal nevralji ve multipl skleroza bağlı
trigeminal nevralji. İdiyopatik glossofaringeal nevralji. Diabetes
insipidus sentralis ve ağrılı diyabetik periferik nöropatide endikedir.

Kontrendikasyonları:

Karbamazepine veya yapısal olarak benzerlik gösteren ilaçlara (trisiklik
antidepresanlar) aşırı duyarlıkta, atriyoventriküler blok, geçmişte
kemik iliği depresyonu veya akut fasılalı porfirisi olan hastalarda
kondrendikedir. Teorik olarak (trisiklik antidepresanlarla yapısal
ilişki) karbamazepinin MAO inhibitörleri ile kombine kullanımı tavsiye
edilmez. MAO inhibitörleri verilmeden en azından 2 hafta veya klinik
durum elverirse daha uzun bir süre önce kesilmelidir.

Uyarılar:

Karbamazepin kullanımı ile ilişkili olarak aplastik anemi ve
agranülositoz bildirilmiştir, görülme sıklığı çok düşüktür. Bazen
karbamazepin kullanımı ile ilişkili olarak, trombosit veya lökosit
sayısında geçici veya kalıcı bir azalma oluşur. Bununla birlikte,
vakaların çoğunda bu etkilerin geçici oldukları kanıtlanmıştır ve
aplastik anemi veya agranülositoz başlangıcının belirtileri oldukları
düşünülmemektedir. Bununla beraber, tedaviye başlamadan önce temel
alınmak üzere trombositler, muhtemelen retikülositler ve serum demiri
dahil, tam kan sayımı yapılmalıdır. Eğer tedavi sırasında kesinlikle
düşük veya azalmış lökosit veya trombosit sayısı gözlenirse, hasta ve
kan sayımı yakından takip edilmelidir. Eğer önemli bir kemik iliği
depresyonu belirtisi görülürse karbamazepin kesilmelidir. Eğer ciddi
deri reaksiyonlarını, örneğin; Stevens-Johnson sendromu, Lyell
sendromu, akla getirecek belirti ve semptomlar görülürse karbamazepin
derhal kesilmelidir. Atipik şuur kaybı nöbetlerini de içeren, karışık
nöbetleri olan hastalarda, dikkatle kullanılmalıdır. Çünkü,
karbamazepin yaygın konvülsiyonların sıklığının artışı ile ilişkili
bulunmuştur. Nöbetlerin alevlenmesi halinde karbamazepin kesilmelidir.
Hastalara ateş, boğaz ağrısı, kızarıklık, ağız ülserleri, kolay çürük
oluşumu, peteşi veya hemorajik purpura gibi muhtemel hematolojik bir
problemin erken toksik belirti ve semptomları ve dermatolojik veya
hepatik reaksiyonların semptomları bildirilmeli ve bu belirtiler
görülürse derhal doktora başvurmaları öğütlenmelidir. Karbamazepin;
geçmişinde kardiyak, hepatik veya renal bozukluğu olan, diğer ilaçlara
karşı istenmeyen hematolojik reaksiyon gösteren veya karbamazepin ile
tedavinin kesildiği hastalara, yarar-zarar oranı iyice
değerlendirildikten sonra ve yakın bir gözetim altında verilmelidir.
Özellikle geçmişinde bir karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda ve
yaşlı hastalarda, temel karaciğer fonksiyonu tayin edilmeli ve
karbamazepin ile tedavi sırasında periyodik kontroller yapılmalıdır.
İleri derecede karaciğer bozukluğu veya aktif karaciğer hastalığı
durumlarında derhal kesilmelidir. Temel ve periyodik tam idrar tahlili
ve kan üre azotu tayinleri tavsiye edilmektedir. Karbamazepin hafif
antikolinerjik aktivite gösterir, bu nedenle intraoküler basıncı
artmış olan hastalar tedavi sırasında yakından gözlenmelidir. Yaşlı
hastalarda latent bir psikozun aktivasyonu, konfüzyon veya ajitasyon
olasılığı akılda tutulmalıdır. Çok ender olarak erkeklerde azalan
fertilite ve/veya anormal spermatogenez görüldüğü bildirilmiş,
nedensel bir ilişki kurulmamıştır. Oral kontraseptif alan kadınlarda
kanama görüldüğü bildirilmiştir. Karbamazepinin dozu ve plazma
düzeyleri ve plazma düzeyleri ile klinik etkinliği veya tolerabilite
arasındaki korelasyon oldukça önemsiz olmasına rağmen; nöbet
sıklığında çarpıcı artış/hasta uyumunu doğrulama; hamilelik;
çocukların veya yetişkinlerin tedavisi; şüpheli emilim bozuklukları;
birden fazla ilaç kullanıldığında şüpheli toksisite gibi durumlarda
plazma düzeylerinin izlenmesi yararlı olabilir. Eğer karbamazepin
tedavisinin birdenbire kesilmesi zorunlu ise, yeni antiepileptik
bileşiklere geçiş uygun bir ilaç (örneğin i.v. veya rektal diazepam
veya i.v. fenitoin) kontrolünde yapılmalıdır. Neden olduğu sersemlik
ve uyuşukluk, özellikle tedavinin başlangıcında veya doz ayarlamaları
ile ilişkili olarak, hastaların reaksiyon yeteneğini azaltabilir; bu
yüzden hastalar araba sürerken veya makine kullanırken çok dikkatli
olmalıdırlar. Epileptik hamilelerin özel bir dikkatle tedavi
edilmeleri gerekir. Karbamazepin doğurganlık çağındaki kadınlarda
mümkünse monoterapi şeklinde uygulanmalıdır. Çünkü antiepileptik
ilaçlarla kombine (valproik asit karbamazepin fenobarbiton ve/veya
fenitoin gibi) tedavi gören hamilelerin bebeklerinde konjenital
malformasyon (anomali) görülme sıklığı, monoterapi gören hamilelere
göre daha fazladır. Etkin olan en küçük doz verilmelidir; ayrıca
plazmada etken madde konsantrasyonunun izlenmesi önerilir. Özellikle
hamileliğin ilk 3 ayı içerisinde yarar/zarar oranı dikkatle
değerlendirilmelidir. Epileptik annelerin bebeklerinde,
malformasyonlar dahil, gelişim bozukluklarının ortaya çıkması ihtimali
daha yüksektir. Karbamazepin kullanımı ile ilişkili, spina bifida
dahil, gelişim bozuklukları ve malformasyonlar çok ender olarak
bildirilmiştir. Antiepileptik ilaçların folik asit eksikliğini
şiddetlendirdikleri bildirilmiştir. Bu eksiklik tedavi edilen
epileptik kadınların bebeklerinde doğum kusurlarının artmasına
yardımcı olabilir. Bu yüzden hamilelikten önce ve hamilelik sırasında
folik asit takviyesi tavsiye edilir. Bebekte kanama bozukluklarını
önlemek için hamileliğin son haftalarında anneye ve daha sonra yeni
doğan bebeğe K1 vitamini preparatı verilmesi de önerilir. Karbamazepin,
plazmadaki konsantrasyonunun %25-60′ı oranında anne sütüne geçer.
Karbamazepin kullanan anneler bebeklerini, olası yan etkiler (aşırı
uyku gibi) bakımından bebeğin izlenmesi kaydıyla emzirebilirler. Anne
sütü alan bir bebekte gelişen şiddetli aşırı duyarlık deri reaksiyonu
olgusu bildirilmiştir.

Yan Etkileri:

Özellikle karbamazepin ile tedaviye başlandığında veya başlangıç dozu
çok yüksekse veya yaşlı hastaların tedavisinde muayyen tipte , örneğin
santral sinir sistemi ile ilgili yan etkiler (uyuşukluk, baş ağrısı,
ataksi, sersemlik, halsizlik, çift görme); gastrointestinal sistem
bozuklukları (bulantı, kusma), ayrıca alerjik deri reaksiyonları gibi
yan etkiler arada bir veya sık sık görülür. Santral sinir sistemi ile
ilgili yan etkiler nispeten yüksek doza veya plazma düzeylerindeki
düzensizliğe bağlı olarak meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda plazma
düzeylerinin izlenmesi ve günlük dozun azaltılması ve/veya 3-4′e
bölünmüş dozlar şeklinde verilmesi tavsiye edilir. Santral sinir
sistemi; Nörolojik: Sık sık sersemlik, ataksi, uyuşukluk, halsizlik;
bazen baş ağrısı, çift görme, uyum bozuklukları (bulanık görme gibi);
ender olarak anormal istem dışı hareketler (tremor, kas seyirmesi,
orofasiyal diskinezi, koreoatetotik bozukluklar, distoni, tikler
gibi), nistagmus; çok ender olarak okülomotor bozukluklar, konuşma
bozuklukları (dizartri veya telaffuz bozukluğu gibi) periferal nevrit,
paresteziler, kas zayıflığı ve paretik semptomlar. Psikiyatrik: Çok
ender olarak halüsinasyonlar (görme veya işitme ile ilgili),
depresyon, iştah kaybı, huzursuzluk, agresif davranışlar, ajitasyon,
konfüzyon, psikozun aktivasyonu. Deri ve uzantıları: Bazen veya
sıklıkla alerjik deri reaksiyonları, şiddetli olabilen ürtiker; ender
olarak eksfolyatif dermatit ve eritroderma, Stevens-Johnson sendromu,
sistemik lupus eritematozusa benzer sendrom; çok ender olarak toksik
epidermal nekroliz, fotosensitivite, multiform ve nodüler eritem, deri
renginde değişiklikler, purpura, kaşıntı, akne, terleme, saç
dökülmesi. Nadiren kıllanma bildirilmiştir, fakat nedensel ilişkisi
kesin değildir. Kan: Bazen veya sıklıkla lökopeni; bazen eozinofili,
trombositopeni; ender olarak lökositoz, lenfadenopati; çok ender
olarak agranülositoz, aplastik anemi, alyuvar aplazisi, megaloblastik
anemi, akut fasılalı porfiri, retikülositoz, folik asit eksikliği ve
muhtemelen hemolitik anemi. Karaciğer: Sık sık genellikle klinik
olarak ilgili olmayan yüksek gama-GT düzeyleri (karaciğer enzim
indüksiyonuna bağlı); bazen yüksek alkali fosfataz; ender olarak
yüksek transaminaz düzeyleri, sarılık, kolestatik, parenkimal (hepatoselüler)
veya karışık şekilli hepatit; çok ender olarak granülomatöz hepatit.
Gastrointestinal kanal: Bazen veya sıklıkla bulantı, kusma; bazen ağız
kuruluğu; ender olarak diyare veya konstipasyon; çok ender olarak
karın ağrısı, glossit, stomatit. Aşırı duyarlık reaksiyonları: Ender
olarak ateş, deri döküntüleri, vaskülit, lenfadenopati, lenfomaya
benzeyen hastalıklar, artralji, lökopeni, eozinofili,
hepatosplenomegali ve anormal karaciğer fonksiyon testlerinin çeşitli
kombinasyonları şeklinde görülen, birçok organı tutan, gecikmiş aşırı
duyarlık. Diğer organlar (akciğerler, böbrekler, pankreas, miyokard
gibi) da etkilenebilirler; çok ender olarak miyoklonus ve periferal
eozinofili ile birlikte görülen aseptik menenjit, anafilaktik
reaksiyon. Bu şekildeki aşırı duyarlık reaksiyonları görüldüğünde
tedavi kesilmelidir. Kardiyovasküler sistem: Ender olarak kardiyak
iletim bozuklukları; çok ender olarak bradikardi, aritmiler, senkopla
birlikte oluşan AV-blok, kollaps, konjestif kalp yetmezliği,
hipertansiyon veya hipotansiyon, koroner arter hastalığında
şiddetlenme, tromboflebit, tromboemboli. Endokrin sistem ve
metabolizma: Bazen ödem, sıvı tutulması, kilo artışı, antidiüretik
hormona benzer etkisine bağlı olarak gelişen, çok ender olarak
letarji, kusma, baş ağrısı, mental konfüzyon, nörolojik
anormalliklerle birlikte görülen su entoksikasyonuna yol açan
hiponatremi ve düşük plazma osmolalitesi; çok ender olarak jinekomasti
veya galaktore. Çok ender olarak anormal tiroid fonksiyon testleri:
L-tiroksinde (FT4, T4, T3) azalma ve TSH düzeyinde artış (genellikle
klinik belirtiler göstermeksizin). Çok ender olarak osteomalaziye
neden olan kemik metabolizması bozuklukları (plazma kalsiyum düzeyinde
ve 25-OH-kolekalsiferol düzeyinde azalma). Çok ender olarak kolesterol
(HDL kolesterol dahil) ve trigliserit düzeylerinde artış. Ürogenital
sistem: Çok ender olarak interstisyel nefrit ve renal yetmezlik,
ayrıca renal disfonksiyon belirtileri (albüminüri, hematüri, oligüri
ve kan üre azotu/azotemi değerinde artış gibi) idrara sık çıkma, idrar
tutulması ve seksüel bozukluklar/impotens. Duyu organları: Çok ender
olarak tat bozuklukları, lenste opaklaşmalar, konjunktivit, kulak
çınlaması, hiperakuzi. Kas iskelet sistemi: Çok ender olarak artralji,
kas ağrısı veya kramp. Solunum sistemi: Çok ender olarak ateş, dispne,
pnömonit veya pnömoni ile karakterize edilen pulmoner aşırı duyarlık.

İlaç Etkileşimleri:

Hepatik monooksijenaz enzim sisteminin indüksiyonuna bağlı olarak karbamazepin
karaciğerde metabolize edilen bazı ilaçların plazma düzeylerini
düşürebilir ve etkinliğini azaltabilir; hatta yok edebilir. Klinik
gereksinimlere göre dozajları ayarlanması gerekebilen ilaçlar:
Klobazam, klonazepam, etosüksimit, primidon, valproik asit, alprazolam;
kortikosteroidler (prednisolon, deksametazon gibi); siklosporin,
digoksin, doksisiklin, felodipin, haloperidol, imipramin, metadon,
oral kontraseptifler (alternatif kontraseptif metodlar
düşünülmelidir), teofilin, oral antikoagülanlar (varfarin, fenprokumon,
dikumarol). Karbamazepinin plazma fenitoin düzeylerini hem
yükselttiği, hem de düşürdüğü; plazma mefenitoin düzeylerini ise nadir
durumlarda artırdığı bildirilmiştir. Aşağıdaki ilaçların plazma
karbamazepin düzeyini yükselttiği gösterilmiştir: Eritromisin,
troleandomisin, muhtemelen josamisin, izoniyazid, verapamil, diltiazem,
dekstropropoksifen, viloksazin, fluoksetin, muhtemelen simetidin,
asetazolamid, danazol, muhtemelen desipramin ve nikotinamid
(yetişkinlerde, sadece yüksek dozda). Kanda karbamazepin düzeylerinin
yükselmesi istenmeyen etkilere (sersemlik, uyuşukluk, ataksi, çift
görme gibi) neden olabileceğinden karbamazepin dozu duruma göre
ayarlanmalı ve/veya kan düzeyleri izlenmelidir. Karbamazepinin
izoniyazid ile birlikte kullanımı sonucu izoniyazide bağlı
hepatotoksisitede artış bildirilmiştir. Karbamazepin ile lityum veya
metoklopramidin ve karbamazepin ile nöroleptiklerin (haloperidol,
tiyoridazin) birlikte kullanımı, son kombinasyonda terapötik plazma
düzeylerinde bile, nörolojik yan etkilerde artışa neden olabilir.
Fenobarbiton, fenitoin, primidon, progabid, teofilin ve ayrıca
çelişkili bilgilere rağmen muhtemelen klonazepam, valproik asit veya
valpromid de karbamazepinin plazma düzeyini azaltabilir. Diğer yandan
valproik asit, valpromid ve primidonun farmakolojik olarak aktif olan
karbamazepin -10,11- epoksit metabolitinin plazma düzeyini yükselttiği
bildirilmiştir. Doz buna bağlı olarak ayarlanmalıdır. Karbamazepinin
bazı diüretiklerle (hidroklorotiyazid, furosemid) birlikte kullanımı
semptomatik hiponatremiye neden olabilir. Karbamazepin
depolarizasyonsuz blok yapan kas gevşeticilerinin (pankuronyum gibi)
etkilerini antagonize edebilir. Bu kas gevşeticilerin dozunun
yükseltilmesi gerekebilir ve hastaların beklenenden daha kısa sürede
nöromüsküler blokaj etkisindenuzaklaşabilmeleri için, yakından
izlenmeleri gerekir. İsotretinoinin karbamazepin ve karbamazepin
-10,11- epoksidin biyoyararlanımını ve/veya klirensini değiştirdiği
bildirildiğinden, karbamazepinin plazma düzeyleri izlenmelidir.
Karbamazepin, diğer psikoaktif ilaçlar gibi, hastanın alkole
toleransını azaltabilir, bu nedenle tedavi sırasında alkolden
sakınılması önerilir.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. TERİL CR (Tablet)
  2. VALPOSİM (Enterik Tablet)
  3. VOLTAREN (Enterik Tablet)
  4. VAGİFEM (Vajinal Tablet)
  5. TERBİSİL (Tablet)