Kullanım Şekli:

Yetişkinler ve 12 yaşın üzerindeki normal böbrek fonksiyonlarına sahip
çocuklar için genel dozaj her sekiz saatte bir 4.5 g Tazocin’dir.
Toplam günlük doz, enfeksiyonun şiddetine ve bölgesine bağlıdır ve her
altı veya sekiz saatte bir 2.25-4.5 g Tazocin uygulanabilir.
İntravenöz doz, börek yetmezliği olan hastalardaki renal fonksiyon
bozukluğunun derecesine göre ayarlanmalıdır. Hemodiyaliz hastaları
için maksimum günlük dozu 8 g/1 g’dır. Ayrıca, hemodiyaliz
piperasilinin %30-40′ını 4 saat içinde uzaklaştıracağından her bir
diyaliz periyodundan sonra 0.75 g Tazocin takviye dozu uygulanmalıdır.
Akut enfeksiyonlarda, klinik belirtilerin veya ateşin giderilmesinin
ardından Tazocin ile tedaviye 48 saat daha devam  edilmelidir. Genel
tedavi süresi 7-10 gündür. Yavaş intravenöz enjeksiyon (3-5 Dakika)
veya infüzyon (20-30 dakika) yoluyla verilebilir.

 

Endikasyonları:

Septum ve hücre duvarı sentezini inhibe ederek bakterisid aktivite gösterir.
Gram-negatif bakteriler: E coli, Klebsiella suşları, Proteus suşları,
Salmonella suşları, Shigella suşları, Neisseria gonorrhea, N.
meningitidis, Moraxella suşları, Haemophilus suşları, Pasteurella
multocida, Yersinia suşları, Camphylobacter suşları, Gardnerella
vaginalis gibi bakterilerin plasmid aracılığıyla b-laktamaz üreten ve
b-laktamaz üretmeyen birçok türleri, Enterobacter suşları, Citrobacter
suşları, Providencia suşları, Morganella morganii, Serratia suşları,
Pseudomonas aeruginosa ve diğer Pseudomonas suşları, Xanthamonas
maltophilia, Acinetobacter suşları, Providencia rettgeri, P. stuartii,
Pleisomonas shigelloides’in birçok kromozomal b-laktamaz üreten ve b-laktamaz
üretmeyen bakteri kültürleri. Gram pozitif bakteriler: Streptococcus,
Enterococci, Staphylococcus aureus (metisiline dirençli S. aureus
hariç), S. saphrophyticus, S. epidermidis, Corinebacteria, Listeria
monocytogenes, Nocardia suşlarının b-laktamaz üreten ve b-laktamaz
üretmeyen suşları. Anaerobik bakteriler: Bacteroides suşları,
Bacteroides fragilis grubu aynı zamanda Peptostreptococcus suşları,
Fusobacterium suşları, Eubacterium grubu, Clostridia suşları,
Veillonella suşları ve Actinomycetes suşları gibi b-laktamaz üreten ve
b-laktamaz üretmeyen anaeroblar. Hassas organizmaların saptandığı veya
şüphelenildiği sistemik ve/veya lokal bakteriyel enfeksiyonlarda
endikedir. Alt solunum yolu enfeksiyonları: İdrar yolu enfeksiyonları
(komplike ve basit); intraabdominal enfeksiyonlar; cilt ve cilt yapısı
enfeksiyonları; bakteriyel septisemi; polimikrobik enfeksiyonlar;
jinekoloİik enfeksiyonlar; kemik ve eklem enfeksiyonları. Polimikrobik
Enfeksiyonlar: Şüpheli aerobik ve anaerobik organizmalar dahil
polimikrobik enfeksiyonlarda (intra-abdominal, cilt ve cilt yapısı,
üst ve alt solunum yolları ve jinekolojik enfeksiyonlar) endikedir.
Ayrıca piperasiline duyarlı organizmaların neden olduğu enfeksiyonlar
piperasilin içerdiğinden dolayı tedaviye yanıt verirler. Bu nedenle,
piperasiline duyarlı organizmaların ve duyarlı b-laktamaz üreten
organizmaların sebep olduğu karma enfeksiyonların tedavisinde diğer
bir antibiyotik takviyesine gerek yoktur. Enfeksiyonlara yol açan
organizmaları belirlemek ve ilaca duyarlılıklarını tespit etmek için
tedaviden önce uygun kömür ve duyarlılık testleri uygulanmalıdır.

 

Kontrendikasyonları:

Penisilinler ve/veya sefalosporinler ya da b-laktamaz inhibitörlerinin
herhangi birine karşı alerjik reaksiyonları olduğu bilinen hastalarda
kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Penisilinlerle tedavi gören hastalarda, ciddi ve zaman zaman öldürücü
anaflaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonların multipl
alerjenlere hassasiyeti olan hastalarda ortaya çıkma olasılığı daha
fazladır. Geçmişinde penisilin alerjisi hikayesi olan bazı hastalarda
sefalosporin tedavisi ile ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonlarının
görüldüğü bildirilmiştir. Tedaviye başlamadan önce penisilinler,
sefalosporinler ve diğer alerjenlere karşı daha önceki aşırı
duyarlılık reaksiyonları dikkatle araştırılmalıdır. Alerjik bir
reaksiyon meydana gelirse antibiyotik kesilmelidir. Ciddi aşırı
duyarlılık reaksiyonları, adrenalin ve diğer ilk yardım önlemlerini
gerektirebilir. Uzun süreli tedavilerde renal, hepatik ve hematolojik
de dahil organ-sistem fonksiyonlarının düzenli değerlendirilmesi
önerilir. Özellikle periyodik hematolojik incelemeler yapılmalıdır.
Kanama vakaları antibiyotik tedavisinin bir sonucu olarak ortaya
çıkarsa antibiyotiğe devam edilmemeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır.
Süperenfeksiyona sebep olabilen dirençli organizmaların özellikle uzun
süreli tedavide ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Önerilen dozların
üzerindeki i.v. uygulamada hastalarda nöromüsküler eksitalibite veya
konvülziyonlar görülebilir. Hastalarda düzenli elektrolit tespitleri
yapılmalı ve potansiyel olarak düşük potasyum rezervleri olan hastalar
ile sitotoksik tedavi gören ya da diüretik kullanan hastalarda
hipokalemi olasılığı gözönünde bulundurulmalıdır. Karaciğer fonksiyon
testlerinde hafif yükselmeler gözlenebilir. Gonore tedavisinde kısa
süreli ve yüksek dozlarda kullanılan antibiyotikler, inkübe sifilis
semptomlarını maskeleyebilir veya geciktirebilir. Aminoglikozitlerle
birlikle kullanıldığında, bazı Pseudomonas aeroginosa bakteri
kültürlerine karşı sinerji gösterir. Kombine tedavi, özellikle
bağışıklık sistem bozukluğu olan hastalarda başarılı olmuştur.
Nötropenik hastalarda, bir aminoglikozit ilavesiyle bakteriyel
enfeksiyonlarda endikedir. Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı ile
ilgili yeterli çalışmalar yoktur. Yeterli çalışma yapılana kadar 12
yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri:

Klinik araştırmalarda hastaların %3.2′sinde primer olarak kızarıklık ve
kaşıntı dahil cilt (%1.3), diyare, bulantı ve kusma dahil
gastrointestinal sistem reaksiyonları (%0.9) ve alerjik reaksiyonları
(%0.5) kapsayan advers olaylar nedeniyle tedavi kesilmiştir. Tedaviden
bağımsız olarak bildirilen advers lokal reaksiyonlar flebit,
enjeksiyon bölgesinde reaksiyon, ağrı, enflamasyon, tromboflebit ve
ödemdir. Hastalarda en sık rastlanan olaylar diyare, başağrısı,
konstipasyon, bulantı, uykusuzluk, makulopapüler büllöz, ürtiker ve
egzematoid belirtiler dahil döküntü, kusma, dispepsi, kaşıntı, feçeste
değişiklik, ateş, huzursuzluk, ağrı, moniliazis, hipertansiyon, baş
dönmesi, karın ağrısı, göğüs ağrısı, ödem, anksiyete, rinit ve
dispnedir. Hastaların %1 veya daha azında ilave advers sistemik klinik
olaylar: Hipotansiyon, barsak tıkanması, baygınlık, üşüme, sırt
ağrısı, kırıklık, supraventriküler ve ventriküler dahil taşikardi,
bradikardi, aritmi, atriyal fibrilasyon, ventriküler fibrilasyon,
kardiyak arrest, kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, miyokard
enfarktüsü, titreme, konvülsiyon, vertigo, melena, gaz, kanama,
gastrit, hıçkırık, ülseratif stomatit, ilaca bağlı kolit, kulak
çınlaması, anaflaksi, semptomatik hipoglisemi, susama, miyalji,
artralji, kanama, pıhtılaşma, mezenterik emboli, purpura, burun
kanaması, pulmoner emboli, konvüzyon, halüsinasyon, depresyon, akıntı,
vajinit, larenjit, akciğer ödemi, bronkospazm, öksürme, genital
kaşıntı, terleme, tat duyusunda bozukluk, retansiyon, disüri, oligüri,
hematüri, inkontinans, fotofobi, kızarmadır. İlaç ile bağlantı
kurulamayan laboratuvar değerlerindeki değişmeler: Hemoglobin ve
hematokrite düşme, trombositopeni platet sayısında artma, eozinofili,
lökopeni, nötropeni, pozitif direkt Coombs testi, protrombin zamanında
uzama, kısmi tromboplastin zamanında uzama, AST (SGOT), ALT (SGPT),
alkali fosfataz, bilirubinde geçici yükselmeler, serum kreatinin, kan
üre azotunda artmalar, proteinüri, hematüri, piyüri, elektrolit
bozuklukları, hiperglisemi, toplam protein veya albüminde azalmalar.
Nadiren eritem multiforme, Stevens-Johnson sendromu, kolestatik
hepatit, nadiren intestinal nefrit, uzamış kas gevşemesi steril
piperasilin sodyum için bildirilmektedir.

İlaç Etkileşimleri:

Piperasilin ve tazobaktam için daha uzun bir yarılanma ömrü ve daha
düşük renal klirensi meydana getirir, bununla beraber, her iki ilacın
plazma pik konsantrasyon etki görmez. Tobramisin ile beraber
alındığında AUC, renal klirens ve tobramisinin idrarla atılımı
sırasıyla %11, %32 ve %38 azalır. Tobramisin piperasilin ile kombine
olarak alındığında tobramisin farmakokinetiği, ileri derecede böbrek
fonksiyon bozukluğu olan hastalarda (kronik hemodiyaliz hastaları)
belirgin ölçüde değişmektedir. Kombine halde bir aminoglikozit
kullanan hafif ve orta şiddette böbrek fonksiyon bozukluğu bulunan
hastalarda tobramisin’in farmakokinetiğinde değişim ve penisilin-aminoglikozit
komplekslerinin potansiyel toksisitesi bilinmemektedir. Piperasilinin,
verküronyum ile eşzamanlı kullanıldığında verküronyum’un nöromüsküler
blokajının uzamasında rol oynadığı düşünülmektedir. Benzer etki
mekanizmalarına bağlı olarak, nondepolarizan herhangi bir kas
gevşeticisinin oluşturduğu nöromüsküler blokajın, piperasilin
varlığında uzaması beklenebilir. Başka bir antibiyotikle, özellikle
bir aminoglikozit ile beraber kullanıldığında ilaçlar intravenöz
çözelti içerisinde karıştırılmamalı veya fiziksel uyumsuzluk nedeniyle
eşzamanlı uygulanmamalıdırlar. Yüksek dozlarda heparin, oral
antikoagülanlar ve kanın koagülasyon sistemini ve/veya trombosit
fonksiyonunu etkileyebilen diğer ilaçlarla eşzamanlı tedavi süresince
koagülasyon parametreleri daha sık test edilmeli ve düzenli olarak
izlenmelidir. Uyumluluğu bilinmediğinden diğer ilaçlarla şırınga veya
infüzyon şişesinde karıştırılmamalıdır. Kimyasal instabiliteden
dolayı, tek başına sodyum bikarbonat içeren çözeltilerle
kullanılmamalıdır. Kan ürünlerine veya albümin hidrolizatlarına ilave
edilmez. Diğer penisilinlerde olduğu gibi, bakır redüksiyon metodu
kullanılan idrarda glikoz incelemesinde hatalı pozitif reaksiyon
meydana getirebilir.

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. MAXIPIME (IM/IV Flakon)
  2. UNİSEF (IM/IV Flakon)
  3. BAKTİSEF (Flakon)
  4. BACTRIM (Tablet)
  5. SEFAZOL (IM/IV Flakon)