TAXOL (Flakon)
Kullanım Şekli:
Over karsinomlu hastalarda, Taxol farklı doz ve sürelerde uygulanmıştır,
ancak optimal uygulama şekli henüz belirlenmemiştir. Daha önce over
kanseri için kemoterapi görmüş olan hastalarda önerilen doz her 3
haftada bir 3 saatlik enfüzyon şeklinde uygulanan 135 mg/m2 ya da 175
mg/m2′dir. Meme kanserli hastalar için her 3 haftada bir 3 saatlik
enfüzyon şeklinde uygulanan 175 mg/m2′lik Taxol’ün, metastatik
hastalık için uygulanan kemoterapinin başarısız olmasından sonra veya
hastalığın yardımcı kemoterapiden 6 ay sonra nüksetmesi halinde etkili
olduğu gösterilmiştir. Nötrofil sayısı en az 1.500 hücre/mm3 ve
trombosit sayısı en az 100.000 hücre/mm3 olmadan Taxol tedavisi
tekrarlanmamalıdır.
Endikasyonları:
Over kanseri: Platin içeren bir ilaç ile kombine olarak ilerlemiş over
kanserinin ilk seçenek tedavisinde ve ilerlemiş over kanserinin ikinci
seçenek tedavisinde endikedir. Meme kanseri: Aksiler lenf nodu
metastazı olan ve östrojen reseptörü negatif bulunan opere edilmiş
(erken evre) meme kanserli hastalıklarda standart kombinasyon
tedavisini takiben adjuvan amaçlı kullanılır. Adjuvan tedaviden sonra
6 ay içinde nükseden meme kanserinin ilk seçenek tedavisinde endikedir.
Uygulanan ilk seçenek tedavisinde klinik açıdan kontrendikasyon
bulunmadıkça bir antrasiklin yeralmalıdır. Kombinasyon kemoterapisinin
başarısız olduğu metastatik meme kanserinin ikinci seçenek tedavisinde
endikedir. Uygulanan ilk seçenek tedavisinde klinik açıdan
kontrendikasyon bulunmadıkça bir antrasiklin yeralmalıdır. Küçük
hücreli olmayan akciğer kanseri: Platin bileşiği ile kombine veya tek
ajan olarak potansiyel olarak küratif ameliyatın ve/veya radyasyon
tedavisinin uygun olmadığı küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin
ilk seçenek tedavisinde endikedir. Kaposi Sarkoma: AIDS’e bağlı Kaposi
Sarkomanın ikinci seçenek tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonları:
Paklitaksele aşırı duyarlılık reaksiyonu göstermiş olan hastalarda
kontrendikedir. Paklitaksel, başlangıç nötrofil sayısı 1.500
hücre/mm3′den düşük nötropenili hastalarda kontrendikedir.
Uyarılar:
Hastalara paklitaksel verilmeden önce kortikosteroidlerle (örn.
deksametazon), difenhidramin ve H2 antagonistleriyle (simetidin,
ranitidin gibi) ön tedavi uygulanmalıdır. Paklitaksel uygulanan
hastaların %2′sinde jeneralize ürtiker, anjiyoödem ve tedavi
gerektiren dispne ve hipotansiyonla karakterize şiddetli aşırı
duyarlılık reaksiyonları meydana gelmiştir. Paklitakselle tedavide
kemik iliği supresyonu doza bağlıdır ve dozun kısıtlanmasına neden
olan bir toksisitedir. Ortalama 11 günde nötropeni gelişir.
Paklitaksel, başlangıç nötrofil sayısı 1.500 hücre/mm3′nin altında
olan hastalara verilmemelidir. Tedavi sırasında sık sık kan sayımı
yapılmalıdır. Nötrofil 1.500 hücre/mm3′ün üzerine ve trombositler
100.000 hücre/mm3′ün üzerine çıkmadan paklitaksel tekrar
uygulanmamalıdır. Paklitaksel tedavisi sırasında hastaların %1′inden
daha azında ağır iletim anormallikleri kaydedilmiştir. Bazı olgularda
pace-maker takılması gerekmiştir. Paklitaksel kullanımı sırasında
önemli iletim anormallikleri oluşursa uygun tedavi yapılmalı ve daha
sonra paklitaksel uygulandığında kalp fonksiyonları sürekli kontrol
edilmelidir. Paklitaksel gebe kadınlarda fetusa zarar verebilir.
Embriyo ve fetüs üzerinde toksik olduğu sıçan ve tavşanlarda
gösterilmiştir. Gebelerde yapılmış çalışma yoktur. Eğer hasta gebeyken
paklitaksel kullanırsa ve tedavi sırasında gebe kalırsa tehlikeler
kendisine anlatılmalıdır. Paklitakselle tedavi sırasında kadınlara
gebe kalmamaları önerilmelidir. İlacın anne sütüne geçip geçmediği
bilinmemektedir. Çoğu ilaç anne sütüne geçtiğinden ve bebeklerde ciddi
yan etki potansiyeli olduğu için paklitaksel tedavisi sırasında
enzirmeye son vermelidir. Çocuklarda emniyeti ve etkinliği
belirlenmemiştir.
Yan Etkileri:
Hematolojik: Paklitakselin en önemli doz kısıtlayan toksisitesi kemik
iliği depresyonudur. Nötropeni en önemli hematolojik toksisitedir,
doza ve uygulama süresine bağlı olarak gelişir ve genellikle hızlı bir
şekilde düzelir. Tüm tedavi süresince %12 oranında ateş görülmüştür.
Tüm hastaların %30′unda ve tedavi kürlerinin %9′unda enfeksiyon
epizodlarına rastlanmıştır. Bu epizodlar hastaların %1′inde fatal
olmuştur ve görülen enfeksiyonlar sepsis, pnömoni ve peritonittir. Faz
III over kanseri çalışmasında, 3 saatlik infüzyonla 135 mg/m2 veya 175
mg/m2 dozunda ilaç alan hastaların %19′unda enfeksiyon epizodları
kaydedilmiştir, en sık bildirilen enfeksiyonlar idrar yolları ve üst
solunum yolları enfeksiyonlarıdır. Ender olarak trombositopeni
görülmüştür ve hemen hemen hiçbir zaman ciddi olmamıştır (<50.000
hücre/mm3). Hastaların %20′sinde tedavi süresince en az bir kez
trombosit sayısı 100.000 hücre/mm3′ün altına düşmüştür. Hastaların
%7′sinde nadiren en kötü zamanında trombosit sayısı 50.000
hücre/mm3′ün altında bulunmuştur. Hastaların %78′inde anemi (Hb<11 g/dl)
görülmüştür ve bu olguların %16′sında şiddetli olmuştur (Hb<8g/dl).
Aşırı duyarlılık reaksiyonları: Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının
sıklığı ve şiddeti paklitakselin dozu veya uygulama süresine bağlı
değildir. En sık görülen şiddetli reaksiyonlar dispne, yüz ve boyunda
kızarma, göğüs ağrısı ve taşikardidir. Minör aşırı duyarlılık
eraksiyonları olarak en sık yüz ve boyunda kızarma, döküntü,
hipotansiyon, dispne ve hipertansiyon görülmüştür. Bütün tedavi
süresince aşırı duyarlılık reaksiyonlarının insidansı relatif olarak
stabil kalmıştır. Kardiyovasküler: Bütün hastaların %1′inde muhtemelen
paklitaksele bağlı önemli kardiyovasküler olaylar ortaya çıkmıştır.
Bunların arasında senkop, ritm anormallikleri, hipertansiyon ve venöz
tromboz sayılabilir. Aritmiler arasında asemptomatik ventriküler
taşikardi, bigeminal ve pace-maker yerleştirilmesini gerektiren tam AV
blok bulunmaktadır. Hastalar arasında başlangıçta EKG anomalilerine
sık rastlanmıştır. En sık kaydedilen EKG değişiklikleri; non-spesifik
repolarizasyon anormallikleri, sinüs bradikardisi, sinüs taşikardisi
ve prematüre nabızdır. Nörolojik: Nörolojik belirtilerin sıklığı ve
şiddeti doza bağlıdır. Tüm hastaların %60′ında ve daha önce nöropati
görülmeyen hastaların %52′sinde periferal nöropati görülmüştür.
Periferal nöropati sıklığı kümülatif dozla artmıştır. Hastaların
%27′sinde tedavinin ilk küründen, %34-51′indeyse tedavinin 2.-10.
küründen sonra nörolojik semptomlar görülmüştür. Diğer klinik olaylar:
Hastaların hemen hemen hepsinde (%87) alopesi görülmüştür. Geçici deri
reaksiyonları, ender olarak tırnaklarda değişiklik ve hastaların
%21′inde ödem bildirilmiştir.
İlaç Etkileşimleri:
Sisplatinden sonra paklitaksel uygulandığında miyelosupresyon ve bu
hastalarda paklitakselin klirensinde yaklaşık %33′lük bir azalma
görülmüştür. İn vitro veriler ketokonazolle tedavi edilen hastalarda
paklitaksel metabolizmasının inhibe olma olasılığını göstermektedir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!