TARKA (Film Tablet)
Kullanım Şekli:
Günde tek doz 1 Tarka 180/2 kapsül önerilir. Kreatinin klirensi 10-30
ml/dakika olan hastalarda tedaviye günde tek doz 1 Tarka 120/0.5
kapsülle başlanması önerilir. Gerekirse doz günde tek doz 1 Tarka
180/1 kapsüle çıkartılabilir. Bu hastalarda düzenli aralıklarla rutin
olarak serum potasyum ve kreatinin kontrolleri gereklidir. Karaciğer
fonksiyonu bozuk hastalarda tedaviye günde tek doz 1 Tarka 120/0.5
kapsülle başlanması önerilir. Bu doz gerekirse günde tek doz 1 Tarka
180/1 kapsül veya günde tek doz 1 Tarka 180/2 kapsüle yükseltilebilir.
Endikasyonları
Hipertansiyonda endikedir. Verapamil istirahatte ve belirli bir efor
düzeyinde periferik arteryolleri dilate ederek, arteryel kan basıncını
düşürür. Total periferik direncin düşmesi sonucu, miyokardın oksijen
gereksinmesi ve enerji tüketimi azalır. Verapamilin negatif inotropik
etkisi total periferik direnci düşürmesiyle kompanse edilir; hastanın
mevcut bir sol ventrikül disfonksiyonu yoksa, kardiyak indeks düşmez.
Diğer bileşen trandolaprilse, ADE inhibitörüdür. Kan basıncı ve
vasküler volüm regülasyonunda majör rolü olan renin-anjiyotensin-aldosteron
(RAAS) sistemini baskılar. Verapamille trandolapril arasında
gözlemlenen sinerjik aktivite, her iki ajanın birbirini tamamlayan
farmakolojik etkilerine bağlanmaktadır. Klinik çalışmalarda verapamil/trandolapril
kombinasyonu yüksek kan basıncını düşürmek açısından, tek başına her
iki ilaçtan daha etkili, emniyet ve tolerabilitesiyse, her iki ilaç
kadar iyi bulunmuştur.
Kontrendikasyonları:
Trandolapril veya verapamile aşırı duyarlılık, ADE inhibitör
tedavisine bağlı anjiyonörotik ödem hikayesi, kardiyojenik şok, taze
komplike enfarktüs, II. veya III. derece AV blok, SA blok, hasta sinüs
sendromu, gebelik ve emzirme döneminde kontrendikedir.
Uyarılar:
İlacın ilk dozundan sonra seyrek olarak semptomatik hipotansiyon gelişebilir.
Bu risk, özellikle ağır ve su ve tuz yetersizliği olan (örn. diüretik
tedavisi, düşük sodyum diyeti, diyaliz, diyare, kusma nedeniyle)
hastalarda; kalp yetmezliğinde; asitli sirozu olan hastalarda artar.
Bu hastalarda volüm ve tuz eksikliği giderilmeli ve tedaviye hastane
koşullarında ve düşük doz ilaçla başlanmalıdır. Böbrek fonksiyonları
bozuk hastalarda dozun ayarlanması ve böbrek fonksiyonlarının
izlenmesi gerekebilir. Böbrek fonksiyonlarının değiştiğine genel
olarak pek rastlanmaz. Renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda
hiperpotasemi gelişebilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu, konjestif kalp
yetmezliği veya renovasküler hipertansiyon ve özellikle bilateral
renal arter stenozlu veya fonksiyonel tek böbrekli, örneğin renal
transplantasyon geçirmiş, ünilateral renal arter stenozlu hastalarda
akut renal yetmezlik gelişebilir. Bu akut böbrek fonksiyon kaybı,
genelde tedavi kesildiğinde veya doz azaltıldığında düzelir. Bu grup
hastalarda böbrek fonksiyonlarının rutin olarak izlenmesi önerilir.
Hepatik fonksiyon bozukluğu olan hastalarda trandolaprilat plazma
düzeyleri yükselebilir ve doz ayarlaması gerekebilir. Ender olgularda
ADE inhibitörleriyle yüz, ekstremiteler, dil, glottis ve/veya larenksi
de kapsayan anjiyonörotik ödem bildirilmiştir. Böyle bir durumda
tedavi kesilmeli ve hasta ödem kaybolana kadar izlenmelidir, sadece
yüzü etkileyen ödem genel olarak spontan kaybolur. Ancak ödem yüz ve
glottisi kapsıyorsa, solunum yolu obstrüksiyonu riski nedeniyle, çok
tehlikelidir. Eğer dil, glottis veya larenks etkilenmişse, acil
1:1000′lik adrenalin solüsyonu (0.3-0.5 ml) s.c. uygulanmalı ve
gecikmeden uygun tedavi yapılmalıdır. İdiyopatik anjiyonörotik ödem
hikayesi olan hastalarda dikkatli olunmalı ve daha önce bir ADE
inhibitörüyle anjiyonörotik ödem gelişmişse bu kombinasyon müstahzarı
uygulanmamalıdır. Kesin neden-sonuç ilişkisi bulunamamış olmasına
rağmen, ADE inhibitörleriyle tedavide çok seyrek olguda nötropeni
bildirilmiştir. Diğer ADE inhibitörleriyle de olduğu gibi özellikle
böbrek fonksiyon bozukluğunda bağ dokusu hastalığı olan kişilerde
belirli aralıklarla kan sayımı önerilir. Genel anestezi gerektiren
büyük cerrahi müdahalelerde ADE inhibitörleriyle hipotansiyona neden
olabilirler; bu plazma volümü arttırılarak düzeltilebilir. ADE
inhibitörü tedavisinde olan ve poliakrilonitril metalil sulfonat
yüksek-akım membranlarıyla (örn. AN 69) hemodiyalize edilen hastalarda
anafilaktoid reaksiyonlara rastlanmıştır. Bu hastalarda bu tür
membranlar kullanılmamalıdır. Bu kombinasyonun gebelerde emniyetle
kullanımına ilişkin bilgiler yetersizdir. ADE inhibitörleri gebeliğin
son 6 ayında kullanıldığında, gelişmekte olan fetüs üzerine zararlı
etkilere ve hatta ölümüne neden olabilirler. ADE inhibitörleri
plasentadan geçtiği için fetüsün kan basıncını düzenleyen
mekanizmaları bozabileceği düşünülebilir. İkinci ve üçüncü trimesterde
ilaç kullanımı sonrası yenidoğanlarda oligohidroamnios, hipotansiyon,
oligüri, anüri olguları ve kafatası kemikleşme bozuklukları
bildirilmiştir. ADE inhibitörleri prematüre ve düşük kilolu doğumlara
yol açabilirler. Bu nedenle ADE inhibitörleri gebelikte kullanılmamalı
ve gebelik teşhis edildiğinde tedavi hemen kesilmelidir. Bu
kombinasyon gebelikte, emzirme döneminde ve etkin kontrasepsiyon
uygulamayan, gebe kalma olasılğı olan kadınlarda kontrendikedir.
Yan Etkileri:
Bileşimdeki maddelerle tek tek görülmeyen yan etkilere kombine
kullanımda da rastlanmamıştır. Trandolapril: Öksürük, baş ağrısı,
halsizlik, baş dönmesi gibi yan etkiler seyrek te olsa, görülebilir.
Daha seyrek olarak palpitasyon, keyifsizlik, hipotansiyon, prurit, yüz
kızarması ve bulantıya rastlanmıştır. Çok ender olarak fasiyal
anjiyonörotik ödem bildirilmiştir. Verapamil: Verapamilin kalp ve
dolaşıma etkileri bazan, özellikle yüksek doz ve müsait ön hasarlarda,
terapötik etkinin dışına taşabilir; kalp frekansında yavaşlama (sinüs
bradikardisi, AV blok), kan basıncının düşmesi, kontraktilite gücünün
azalması görülebilir. Kabızlık sık; bulantı, baş dönmesi veya
sersemlik, baş ağrısı, yüz kızarması, yorgunluk, gerginlik ve mafsal
ödemleri nadiren görülebilir. Tek tük allerjik deri reaksiyonları
(kızarıklık, kaşıntı, eritem) ve ayrıca muhtemelen allerjik bir
hepatit sonucu, transaminaz ve/veya alkalik fosfatazlarda geçici
yükselmeler bildirilmiştir. Yaşlı hastalarda uzun süreli tedavide çok
ender olarak jinekomasti gözlenmiştir ve tedavinin kesilmesiyle
belirtiler tamamen kaybolmuştur. Son derece seyrek olarak uzun süreli
tedavide, tedavinin kesilmesiyle tamamen kaybolan, gingiva hiperplazi
bildirilmiştir.
İlaç Etkileşimleri:
Diğer antihipertansiflerin etkisini artırabilir. Diüretik tedavisi altındaki
hastaların bazılarında verapamil/trandolapril kombine müstahzarıyla
tedaviye başlandığında aşırı kan basıncı düşmeleri görülebilir. Bu
hastalarda semptomatik hipotansiyon riskini azaltmak için tedaviye
başlamadan birkaç gün önce diüretik tedavisinin kesilmesi önerilir.
Kardiyodepresan, yani Beta-bloker, antiaritmik ilaçlar, inhalasyon
anestetikleri gibi kardiyak uyarı oluşumunu ve iletisini inhibe eden
ilaçlarla birlikte uygulandığında, istenmeyen additif etkiler
oluşabilir. Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatili hastalarda
kinidin ve oral verapamil birlikte uygulandığında, birkaç olguda
hipotansiyon ve akciğer ödemi geliştiği bildirilmiştir. Birlikte
uygulandığında verapamilin digoksin plazma düzeylerini %50-75 oranında
yükselttiği bildirilmiştir; bu durumda digoksin dozunun azaltılması
gerekir. Literatürde çok nadir olarak karbamazepinle (etki artışı),
lityumla (etki azalması, nörotoksisite artışı), siklosporin ve
teofilinle (plazma düzeyi yükselmesi) ve rifampisin, fenitoin,
fenobarbitalle (verapamilin etkisinin azalması) ve simetidinle (verapamilin
etkisinin artışı) etkileşme bildirilmiştir. Narkoz sırasında
kullanılan kas gevşeticilerin etkisi artabilir. Trandolapril ve
potasyum tuzlarının, potasyum tutan diüretiklerin veya prostaglandin
sentezi inhibitörlerinin birlikte kullanımı, özellikle böbrek
fonksiyon bozukluğunda, hiperpotasemi riskini artırır. Böyle bir
kombinasyonun gerekli olduğu durumlarda, serum potasyum düzeylerinin
sık kontrollerle izlenmesi çok önemlidir. Tüm antihipertansiflerde
olduğu gibi, verapamil/trandolapril kombine müstahzarının da imipramin
içeren majör trankilizan veya antidepresanlarla birlikte
uygulanmasında ortostatik hipotansiyon riski artar.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!