TAMOXIFEN BP (Tablet)
Kullanım Şekli:
Meme kanseri: Tamoksifenin önerilen günlük dozu normalde 20 mg’dır. 20 mg’ı
aşan dozlar günde iki keze bölünerek uygulanmalıdır (sabah ve akşam
üzeri). Mevcut klinik bilgiler meme kanserinde 5 yıllık adjuvan
tamoksifen tedavisini desteklemektedir. İn situ duktal karsinom:
Önerilen doz 5 yıl süreyle günde 20 mg’dır. 50 yaş üstü aksiller
nodülü pozitif olan kadınlarda: Günde iki kez 10 mg önerilir. Yüksek
risk grubu kadınlarda meme kanseri riskini düşürmek için: Önerilen doz
5 yıl süreyle günde 20 mg’dır. 5 yıldan daha uzun süren tamoksifen
tedavisini destekleyecek veri mevcut değildir. Anovulatuvar
infertilite: Anovular siklusu olan ancak düzenli menstrüasyon gören
kadınlarda tedavi menstrüal siklusun 2., 3., 4. ve 5. günlerinde
verilmek üzere günlük 20 mg ile başlatılmalıdır. Eğer tedavi başarılı
olmaz ise (tatmin etmeyen bazal vücut ısısı kayıtları ya da yetersiz
pre-ovulatuvar servikal mukus tespiti), takip eden adet dönemlerinde
doz günlük 40 mg’a ve sonra 80 mg’a yükseltilerek ilave tedavi kürleri
uygulanabilir. Düzensiz adetleri olan kadınlarda, tedaviye herhangi
bir günde başlanır. Eğer, ovülasyona ilişkin herhangi bir belirti
gözlenmediyse ilave tedavi kürlerine, 45 gün sonra yukarıda tarif
edildiği şekilde arttırılan dozajla başlanır. Eğer hasta menstrüasyon
ile cevap verirse bir sonraki tedaviye siklusun ikinci gününde
başlanılır. Tamoxifen Tablet BP 10 mg, bir bardak suyla yutulmalıdır.
Endikasyonları:
Meme kanserinde endikedir.
Kontrendikasyonları:
İlaca karşı hassasiyeti bilinen kişilerde kontrendikedir. Hamilelik
sırasında verilmemelidir. Tamoksifen kullanan kadınlarda çok az sayıda
düşük, fetüs ölümleri ve doğum hataları bildirilmiş fakat bu vakalar
ile ilaç kullanımı arasında nedensel bir ilişki kurulamamıştır.
Tamoksifen kullanan kadınlar, ilacı kullandıkları sürece hamile
kalmamaları konusunda uyarılmalı ve eğer cinsel olarak aktiflerse
hormonal olmayan bir doğum kontrol yöntemi kullanmaları önerilmelidir.
Kullanım süresince ve tedavi bırakıldıktan iki ay sonrasına kadar
hamile kalan kadınlar, tedavinin fetüs üzerinde muhtemel etkileri
konusunda uyarılmalıdır.
Uyarılar:
Meme kanseri tedavisi için tamoksifen alan ve menopoza girmemiş olan
hastaların bir kısmında menstruasyon baskılanır. Kumarin tipi
antikoagülanlar ile beraber kullanıldığı zaman, antikoagülan etkide
belirgin bir artış meydana gelebilir. Böylece bir ilaç uygulaması
başlatıldığında, hastanın dikkatle izlenmesi önerilir. Sitotoksik
ajanlar ile birlikte kullanıldığında tromboembolik olayların oluşma
riski artar. Tamoksifen ile tedavide hiperplazi, polip, endometriyum
kanseri gibi endometriyal değişmelerin insidansında bir artış
gözlendiği literatürde yer almaktadır. Hastaların söz konusu ilacın
kullanımından önce ve tedavi süresi içinde periyodik olarak
jinekolojik kontrollerden geçmeleri ve herhangi bir anormal vajinal
kanama olması halinde bunu doktorlarına bildirmeleri öngörülmektedir.
İn vitro ve in vivo mutajenisite çalışmalarında Tamoksifen mutajenik
etki göstermemiştir. Uzun süreli çalışmalarda Tamoksifen alan
farelerde gonadal tümörler ve sıçanlarda karaciğer tümörleri oluştuğu
bildirilmiştir. Bu bulguların klinik açıdan uygunluğu bulunmamıştır.
Bazı klinik çalışmalarda, meme kanserli hastalarda Tamoksifen
tedavisini takiben endometriyum ve diğer memede, ikincil primer
tümörler rapor edilmesine rağmen nedensel bir ilişki kurulamamıştır ve
bu gözlemler klinik olarak anlamlı bulunmamıştır. İnsan sütüne geçip
geçmediği bilinmediğinden, laktasyon sırasında bu ilacın alınması
önerilmez.
Yan Etkileri:
Uzun süreli tedavi esnasında, çok sayıda yan etkiye rastlanmaz veya meme
kanserinin tedavisinde kullanılan androjenler ve estrojenlerde olduğu
kadar ciddi değildir. Bildirilen yan etkiler ilacın antiestrojenik
etkisinden dolayı olanlar, sıcak basması, vajinal kanama ve pruritus
vulvae gibi veya daha genel yan etkiler; gastrointestinal intolerans,
tümörün alevlenmesi, sersemlik, deride kızarıklık ve duruma bağlı
olarak sıvı retansiyonu ile alopesi şeklinde sınıflandırılabilir. Yan
etkilerin şiddetli olduğu durumlarda, hastalığın kontrolünü
kaybetmeksizin, dozajı az miktarda azaltarak yan etkileri kontrol
etmek mümkündür. Kemik metastazı olan az sayıda hastada, tedavinin
başlangıcında hiperkalsemi gelişmiştir. Platelet sayımında geçici ve
genelde yalnızca 80.000-90.000 mm3 ve duruma göre daha altında
düşüşler bildirilmiştir. Birkaç vakada, korneal değişimler, katarakt
ve retinopati gibi görme bozuklukları belirlenmiştir. Uterus
fibroidleri rapor edilmiştir. Premenopozal hastalarda duruma göre
kistik over şişmesi gözlenmiştir. Tamoksifen uygulamasını takiben
bazen anemi ve/veya trombositopeni ile birlikte lökopeni gözlenmiştir.
Bazı vakalarda şiddetli olmak üzere nadiren nötropeni gözlenmiştir.
Tedavi sırasında tromboembolik olaylar meydana geldiğine dair, seyrek
bildirimlerde bulunulmuştur. Bu durumların malign olgularda daha
yüksek insidansta meydana geldiği bilinmekle beraber nedensel bir
ilişki kurulamamıştır.
İlaç Etkileşimleri:
Tamoksifen varfarinin hipotrombinemik etkisi güçlendirir. Bu
etkileşimin mekanizması bilinmez. Tamoksifen ve kumarin türevi
antikoagülanlar birarada dikkatle kullanılmalı; hasta ve protrombin
zamanı yakından izlenerek, antikoagülan dozajı uygun şekilde
ayarlanmalıdır. Sitotoksik ajanlarla birlikte kullanıldığında,
tromboembolik olayların oluşma riski artar. Karaciğer enzim
düzeylerinde değişmeler ile nadiren karaciğer yağlanması, kolestaz ve
hepatit dahil daha şiddetli karaciğer bozuklukları ile bağlantılıdır.
Serum kalsiyumunda geçici bir artışa neden olabilir. Az sayıdaki
postmenopozal hastada klinik bulgu vermeyen T4 yükselmesi rapor
edilmiştir: nedeni tiroid binding globulindeki artıştır.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!