TADOLAK (Film Tablet)
Kullanım Şekli:
Erişkinler için optimal doz günde 2 kez 200 mg’dır. Gerekirse günlük
doz 600 mg’a kadar çıkarılabilir. Günlük 600 mg’dan fazlası
alınmamalıdır. Günde tek doz olarak 400 veya 600 mg olarak da
alınabilir.
Endikasyonları:
Akut ve uzun süreli kullanımlar için aşağıdaki belirti ve semptomların
giderilmesinde endikedir: Romatoid artrit, osteoartrit, kas ve
iskelete ait ağrılar, diş ameliyatları, genel ve ortopedik
ameliyatlardan sonraki ağrılar, epizyotomiden sonraki ağrılar, omuz
ağrısı, tendinitis, bursitis, akut gut arteriti, lumbago ve
radikülalji.
Kontrendikasyonları:
Daha önce etodolaka karşı hipersensitivite göstermiş hastalarda
kullanılmamalıdır. Olası çapraz reaksiyonlardan kaçınmak için
asetilsalisilik asit veya diğer nonsteroidal antienflamatuvar
ilaçlarla tedavi sırasında astım, rinit veya ürtiker gibi allerjik
reaksiyon gösteren hastalarda ve aktif peptik ülser hikayesi olan
hastalarda, daha önce başka bir nonsteroidal antienflamatuvar ilaçla
tedavide gastrointestinal kanama geçirmiş hastalarda ve antikoagülanla
tedavi olanlarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Kronik olarak nonsteroidal antienflamatuvar ilaçla tedavi gören hastalarda
kanama, ülserleşme veya perforasyon gibi ciddi gastrointestinal
toksisite her an uyarı semptomları olmaksızın, hatta geçmişinde
gastrointestinal semptomları bulunmayan hastalarda görülebilir. Kronik
olarak nonsteroidal antienflamatuvar ilaçla tedavi olan hastalarda
ülserleşme ve kanamaya karşı tedbirli olunmalıdır ve hastalar
gastrointestinal toksisite semptomlarına ve belirtilerine karşı
uyarılmalıdır. Etodolakın sağlıklı kimselerde yaygın kullanılan diğer
nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlara oranla gastrointestinal
mikrokanama potansiyelinin çok daha az olduğu gösterilmiştir. Ancak
geçmişinde peptik ülser dahil üst gastrointestinal kanamalar geçirmiş
olan hastalar yakından izlenerek ve eğer yarar-risk oranı seçimi haklı
çıkarıyorsa da, etodolak dikkatle uygulanmalıdır. Böbrek perfüzyonunun
devamlılığı için böbrek prostaglandinlerinin destekleyici rol oynadığı
hastalarda nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlardan herhangi birinin
uygulanması, prostaglandin oluşumunda doza bağlı bir yavaşlamaya ve
bunun sonucunda böbrek kan akışında azalmaya neden olarak böbrek
yetmezliği oluşturabilir. Bu reaksiyonun büyük risk olduğu hastalar
bozuk böbrek fonksiyonu, kalp yetmezliği, karaciğer fonksiyon
bozukluğu, diüretikleri kullananlar ve yaşlılardır. Nonsteroidal
antienflamatuvar ilaç tedavisinin kesilmesiyle genellikle iyileşme
olur ve hastalar tedavi öncesi durumlarına dönerler. Karaciğer
fonksiyon testlerinin bir veya birden fazlasında hafif yükselmeler
olabilir. Devam eden tedaviyle bu anormallikler kaybolabilir, değişim
göstermeyebilir veya ilerleyebilir. Karaciğer fonksiyon bozukluğu veya
anormal karaciğer testi oluşmasının semptom ve/veya belirtileri olan
hastalar, etodolakla tedavi sırasında daha ciddi karaciğer reaksiyon
gelişimi için incelenmelidir. Bu tip reaksiyonlar nadir olmasına
rağmen eğer anormal karaciğer testleri devam ediyor veya kötüye
gidiyorsa, eğer karaciğer rahatsızlığını düşündüren klinik belirtiler
ve semptomlar oluşursa veya eozinofili, isilik gibi sistemik bulgular
ortaya çıkarsa etodolak tedavisine son verilmelidir. Etodolakla
yapılan klinik çalışmalar, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında klinik
bakımdan önemli değişikliklerin olmadığını göstermiştir. Ancak, başka
nedenlerden meydana gelebilecek böbrek ve karaciğer bozuklukları, ilaç
metabolizmasını değiştirebilir. Bu durumdaki hastalar ve özellikle
uzun süreli tedavi gören hastalar ve yaşlılar olası yan etkiler için
izlenmeli ve ilacın dozu gereksinime göre ayarlanmalıdır. Etodolak
dahil nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarla uzun süreli tedavi olan
hastalar eğer anemi belirtileri ve semptomları gösteriyorsa hemoglobin
ve hemotokrit kontrolleri yapılmalıdır. Prostaglandinlerin
biyosentezini engelleyen bütün ilaçlar bir dereceye kadar trombosit
fonksiyonuna ve kanamaya karşı vasküler yanıta engel olur. Bu tip
mekanizmadan ters etkilenebilecek etodolak kullanan hastalar
dikkatlice izlenmelidir. Etodolak, sıvı retansiyonu, hipertansiyon
veya kalp yetmezliği olan hastalarda tedbirli uygulanmalıdır.
Çocuklarda etkili ve güvenilir olduğu belirlenmediğinden
kullanılmamalıdır. Gebelerde ve emziren annelerde yeterli ve kontrollü
çalışmalar yapılmadığından risk-yarar dengesi gözönünde
bulundurulmalıdır.
Yan Etkileri:
Bulantı, diyare, epigastrik ağrı, mide yanması, hazımsızlık, gaz,
karın ağrısı, mide-barsak krampları, şişkinlik, kabızlık, kusma,
dispepsi, baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, uykusuzluk,
sinirlilik/iç sıkıntısı, deride ufak lekelerle görülen dermatit veya
puririt, yorgunluk, halsizlik/keyifsizlik, sık idrara çıkma, sıvı
retansiyonu, kulak çınlaması, bulanık görme gibi yan etkiler günlük 1
g’ı bulan dozlarda nadiren görülebilirler.
İlaç Etkileşimleri:
Varfarinle birlikte uygulanması sonucunda varfarinin proteine
bağlanması azalır fakat serbest varfarinin temizlenmesinde bir
değişiklik olmaz. Asetilsalisilik asitle birlikte kullanılması yan
etkilerin olası artışı nedeniyle önerilmez. Etodolak kalp, böbrek ve
karaciğer yetmezliği olup, diüretik kullanan hastalarda tedbirle
kullanılmalıdır. Etodolak, renal prostaglandinler üzerine etkiyle
digoksin, lityum ve metotreksatın eliminasyonunda değişikliklere neden
olarak serum düzeylerinin yükselmesine ve toksisitenin artmasına neden
olur. Siklosporinle ilgili nefrotoksisite de artabilir. Fenilbutazon
etodolakın serbest fraksiyonunda artışa neden olur, birlikte
kullanılması önerilmez.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!