Kullanım Şekli:

Kornea ülserlerinde ilk 6 saat 15 dakika ara ile 2 damla, 6 saatten sonra
(ilk gün) 30 dk. ara ile 2 damla, ikinci gün 30 dk. ara ile 2 damla ve
üçüncü günden 14. güne kadar 4 saat ara ile 2 damla 14. günden sonra
korneada epitelizasyon görülmez ise tedaviye epitelizasyon gelişene
dek devam edilir. Bakteriyel konjunktivitte ilk iki gün 2 saat ara ile
1-2 damla ilk iki günden sonra 5 gün 4 saat ara ile 1-2 damla
kullanılabilir.

Endikasyonları:

Siprofloksasin Gram-negatif Gram-pozitif geniş bir spektrumda etkili
antimikrobik bir ajandır. Pseudomonas aeruginosa, Serratia marcescens,
Staphylococcus aureus, Staphylococcus epidermidis, Streptococcus
pneumoniae Streptococcus (viridans grubu) gibi mikroornganizmaların
neden olduğu kornea ülserleri ve Staphylococcus aureus, Staphylococcus
epidermidis ve Streptococcus pneumoniae’nin neden olduğu
konjunktivitte endikedir.

Kontrendikasyonları:

Siprofloksasin ve diğer kinolonlara aşırı duyarlılıkta kontrendikedir.

Uyarılar:

Sistemik kinolon terapisi gören hastaların bazılarında ilk dozun
ardından fatal aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Ancak
lokal kullanımda sistemik emilim çok düşük olduğundan bu tür bir
reaksiyon oluşması genellikle beklenmez. Sistemik kinolon kullanan
aşırı duyarlılık olduğu bilinen olgularda ancak tıbbi gözetim altında
kullanılmalıdır. Siprofloksasinin uzun süre kullanılması, fungi de
dahil olmak üzere duyarlı olmayan mikroorganizmaların aşırı üremesiyle
sonuçlanabilir. Eğer süperenfeksiyon belirirse, uygun tedavi
başlatılmalıdır ve klinik bulgulara göre, hasta slit lamp mikroskobu
gibi büyütme yardımıyla ve uygun floresein boyamasıyla kontrol
edilmelidir. Siprofloksasin tedavisiyle ciltte döküntü veya diğer
aşırı duyarlılık reaksiyonları görüldüğünde ilaç kesilmelidir. Fareler
ve ratlar üzerinde günlük insan oral dozundan 6 kez fazla dozda
siprofloksasinle yapılan çalışmalar döllenme yeteneğinde bozukluk
yapmamış veya fetusa zarar saptanmamıştır. Buna rağmen, gebelerde
yeterli sayıda ve kontrollü çalışmalar yoktur. Bu nedenle, ancak tıbbi
zorunluluk olduğu durumlarda, yarar/risk oranı göz önüne alınarak
kullanılmalıdır. Topikal olarak uygulanan siprofloksasinin insan
sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Oysa oral olarak uygulanan tek
doz 500 mg’lık siprofloksasinin insan sütünde varlığı saptanmıştır.
Emziren annelere verildiğinde gerekli önlemler alınmalıdır. 1 yaşını
tamamlamamış ve altındaki yaşlarda güvenliği ve etkinliği
ispatlanmamıştır. Her ne kadar siprofloksasin ve kinolonların oral
uygulaması yetişkin olmayan hayvanlarda antropatiye yol açsa da,
topikal uygulamada böyle bir etkinlik gösterilmemiştir. Ancak yine de
bir önlem olarak bu yaş grubuna uygulanmamalıdır.

Yan Etkileri:

En sık bildirilen advers etkiler lokal yanıklar ve rahatsızlık hissidir. Sık
ilaç uygulamalı korneal ülser incelemelerinde hastaların %17’sinde
beyaz kristal tortulaşma görülmüştür. Hastaların %10’undan azında
kapak marjini kabarması, kristaller/pullar, yabancı cisim hissi,
kaşıntı, konjunktival hiperemi ve uygulamanın ardından kötü tat
görülmüştür. Hastaların %1’inden azındaysa kornea beneklenmesi,
keratitis/keratopati, allerjik reaksiyonlar, kapak ödemi, yaşarma,
fotofobi, bulanıklık ve görme alanının azalması gibi etkiler
görülmüştür.

İlaç Etkileşimleri:

Siprofloksasinin oftalmik ilaç etkileşim incelemeleri henüz
yapılmamıştır. Bununla beraber bazı kinolonların sistemik alınmasının
teofilinin plazma konsantrasyonunu yükselttiği, kafein metabolizmasına
müdahale ettiği, ağızdan alınan pıhtılaşmayı önleyici maddelerin
varfarin ve türevlerinin etkisini artırdığı ve aynı anda siklosporin
alan hastalarda serum kreatininde geçici yükselmelere neden olduğu
gösterilmiştir.