Kullanım Şekli:

Günde bir defa sabahları yemeklerle alınması önerilir. Depresyon: Önerilen
doz günde 20 mg’dır. Doz cevaba göre 10 mg’lık artışlarla günde 50
mg’a yükseltilebilir. Obsessif Kompulsif Bozukluk: Önerilen doz günde
40 mg’dır. Tedaviye 20 mg/gün ile başlanıp, haftada 10 mg’lık
artışlarla yükseltilir. Günlük maksimum doz 60 mg’dır. Panik bozukluk:
Önerilen doz günde 40 mg’dır. Tedaviye 10 mg/gün ile başlanmalı,
dozlar haftada 10 mg’lık artışlarla yükseltilir. Günlük maksimum doz
50 mg’ı aşmamalıdır. Sosyal anksiyete bozukluğu/Sosyal fobi: Önerilen
doz günde 20 mg’dır. Günlük maksimum doz 50 mg’ı aşmamalıdır. Yaygın
anksiyete bozukluğu: Önerilen doz günde 20 mg’dır. Günlük maksimum doz
50 mg’ı aşmamalıdır. Posttravmatik stres bozukluğu: Önerilen doz günde
20 mg’dır. Günlük maksimum doz 50 mg’ı aşmamalıdır. Yaşlılar:
Yetişkinlerin başlangıç dozunda başlanmalı, maksimum 40 mg’a
artırılabilir. Böbrek veya karaciğer yetmezliği: Önerilen doz günde 20
mg’dır.

Endikasyonları:

Paroksetin, güçlü ve selektif bir serotonin (5-hidroksitriptamin, 5-HT)
geri alım inhibitörüdür. Tepkisel ve şiddetli depresyon ve
anksiyetenin eşlik ettiği depresyon dahil olmak üzere tüm depresyon
tiplerine ait semptomların tedavisinde endikedir. Obsesif Kompulsif
Bozukluk (OKB) semptomlarının tedavisi ve relapsının önlenmesi.
Agorafobili ya da agorafobisiz panik bozukluğunun tedavisi ve
relapsının önlenmesi. Sosyal Anksiyete Bozukluğu/Sosyal Fobi tedavisi.
Yaygın Anksiyete Bozukluğu tedavisi ve relapsının önlenmesi. Post
travmatik Stres Bozukluğu tedavisi. 18 yaş altındaki çocuklar ve
adolesanlarda kullanılmaz.

Kontrendikasyonları:

Monoamin oksidaz inhibitörü veya tioridazinin birlikte kullanıldığı
durumlarda kontrendikedir. Paroksetine veya ilacın bileşiminde bulunan
diğer maddelere karşı bilinen aşırı duyarlılık durumlarında
kontrendikedir.

Uyarılar:

Bir MAO inhibitörüyle kombine olarak başka bir serotonin geri alım inhibitörü
alan hastalarda, hipertermi, rijidite, miyoklonus, vital belirtilerde
hızlı dalgalanmalarla birlikte otonom dengesizliği ve deliryum ve
komaya doğru ilerleme gösteren aşırı ajitasyonun da dahil olduğu
mental durum değişiklikleri içeren ciddi, bazen öldürücü olan
reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar daha önce bu ilacı
bırakmış olan ve bir MAOI almaya başlayan hastalarda da
bildirilmiştir. Bazı vakalar nöroleptik malign sendroma benzeyen
özellikler göstermişlerdir. Bu ilaçların kan basıncını düşürmek ve
davranışeksitasyonuna neden olmak üzere sinerjistik olarak etki
gösterebileceklerini düşündürmektedir. Bu nedenle Paroksetinin bir
MAOI ile kombine olarak kullanılmaması ve bir MAOI ile tedavinin
bırakılmasından sonraki 14 gün içinde bu ilaca başlanmaması
önerilmektedir. Bir MAO inhibitörüne başlamak için Paroksetinin
bırakılmasından sonra en az 2 hafta geçmelidir. Tek başına uygulanan
tioridazin, torsade de pointes tipi aritmiler gibi ciddi ventriküler
aritmiler ve ani ölüm ile ilişkili QTc intervali uzaması
oluşturmaktadır. Bu etki dozla ilişkili gibi görünmektedir. Bir in
vivo çalışma, paroksetin gibi P450 IID6’yı inhibe eden ilaçların
plazmadaki tioridazin düzeylerini yükselttiğini düşündürmüştür. Bu
nedenle, paroksetinin tioridazin ile kombine olarak kullanılmaması
önerilmektedir. Diğer tüm antidepresanlar gibi, Paroksetin mani öyküsü
olanhastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Oral antikoagülan alan
hastalara Paroksetin büyük bir dikkatle verilmelidir. Triptofan diğer
selektif serotonin geri alım inhibitörleri ile birlikte alındığında
advers deneyimler bildirildiğinden, Paroksetin triptofan tedavisi ile
kombinasyon şeklinde kullanılmamalıdır. Tüm psikoaktif ilaçlarla
olduğu gibi, kardiyak problemleri olan hastaların tedavisi sırasında
dikkatli olunması önerilir. Epilepsi hastalarında da kullanılırken
dikkatli olunmalıdır. Paroksetin ile tedavi edilen hastalarda
nöbetlerin görülme insidansı %0.1’den azdır ve görüldüğü takdirde
tedavi kesilmelidir. Diğer selektif serotonin geri alım
inhibitörlerinde olduğu gibi, Paroksetin nadiren midriyazise neden
olur ve dar açılı glokomlu hastalarda kullanılırken dikkatli
olunmalıdır. Elektrokonvülsif tedavi ile birlikte kullanımı konusunda
klinik deneyim azdır. Ancak serotonin geri alım inhibitörleri kullanan
hastalarda uzatılmış elektro konvülsif tedavi ile indüklenen nöbetler
ve/veya ikincil nöbetler gibi nadir olgular mevcuttur. Nöroleptik
kullanan hastalara uygulanırken nöroleptik malign sendromu
semptomlarını hatırlattığından dolayı dikkatli olunmalıdır. Kötüleşen
depresyon, intihara teşebbüs ve intihar olasılığı depresif hastalığı
olan hastaların tabiatında bulunmaktadır. Bu nedenle, hastalarda
tedavi sırasında anlamlı bir hafifleme oluncaya kadar yakından takip
edilmelidir. Daha çok yaşlılarda olmak üzere nadiren hiponatremi
bildirilmiştir. Hiponatremi paroksetin kullanımına son verildiğinde
genellikle ortadan kalkar. Gebelik kategorisi C’dir. Gebelikte
güvenilirliği saptanmadığından, potansiyel fayda muhtemel zararından
daha fazla olmadıkça gebelik veya emzirme dönemlerinde
kullanılmamalıdır. Klinik deneyim Paroksetin ile tedavinin idrak veya
psikomotor fonksiyonda azalma ile ilişkisi bulunmadığını göstermiştir.
Bununla birlikte, tüm diğer psikoaktif ilaçlarla tedavideolduğu gibi,
hastalar araç veya makine kullanma yetenekleri hakkında
uyarılmalıdırlar.

Yan Etkileri:

Kontrollü klinik araştırmalarda, en sık gözlenen advers etkiler; mide
bulantısı, uykulu hal, terleme, titreme, asteni, ağız kuruluğu ,
uykusuzluk, cinsel fonksiyon bozukluğu (impotans ve ejakülasyon
bozuklukları dahil), baş dönmesi, kabızlık, ishal ve iştah kaybıdır.
Advers etkilerin şiddeti ve sıklığı tedaviye devam edilmesiyle
azalabilir ve genellikle tedavinin kesilmesine yol açmaz. Buna
ilaveten, klinik kullanımı sırasında rapoe edilen yan etkiler: Sinir
Sistemi: Serotonerjik sendroma ilaveten halüsinasyonlar, hipomani ve
huzursuzluk bildirilmiştir. Diğer selektif serotonin geri alım
inhibitörlerinde olduğu gibi konfüzyon da bildirilmiştir. Oro-fasiyal
distoni de dahil ekstrapiramidal reaksiyonlar bildiren bazı raporlar
vardır. Bazen bu reaksiyonlar nöroleptik ilaç kullanan hareket
bozukluğu olan hastalarda meydana gelmiştir. Konvülsiyona ait nadir
vaka bildirimi vardır. Nöroleptik malign sendromu da (nöroleptik
tedaviyi yeni bırakan veya birlikte kullanan hastalarda meydana gelir)
nadiren bildirilmiştir. Sindirim Sistemi: Kusma ve hepatik enzimlerde
yükselme bildirilmiştir. Şiddetli karaciğer anormallikleri nadiren
bildirilmiştir. Karaciğer fonksiyon test sonuçlarında uzun süreli bir
yükselme olursa kullanıma son verilmelidir. Deri ve uzantıları:
Kızarıklık (kaşıntı veya anjiyoödemin eşlik ettiği ürtiker dahil) ve
fotosensitivite reaksiyonlarına ait nadir vakalar bildirilmiştir.
Metabolik/endokrin: Nadiren hiponatremi bildirilmiştir. Bu yaşlılarda
daha baskındır ve uygun olmayan anti-diüretik hormon sekresyonu
sendromu ile ilişkili olabilir. Hiponatremi ilacın kesilmesiyle
genellikle ortadan kalkar. Nadiren hiperprolaktinemi/galaktore
semptomları bildirilmiştir. Kardiyovasküler: Diğer selektif serotonin
geri alım inhibitörlerinde olduğu gibi, daha önce hipertansiyonu olan
veya huzursuzluk çeken hastalarda tansiyonda geçici değişiklikler
bildirilmiştir. Taşikardi nadiren rapor edilmiştir.Hematolojik:
Anormal kanamalar (çoğunlukla ekimoz ve purpura) bildirilmiştir.
Trombositopeni nadiren bildirilmiştir.Diğer: Akut glokom, üriner
retansiyon ve periferal ödeme ait nadir vakalar bildirilmiştir.
Trisiklik antidepresanlara nazaran ağız kuruması , konstipasyon ve
uykulu hali daha az neden olur. Ani olarak kesilmesini takiben baş
dönmesi, duyusal bozukluk (örneğin parestezi), anksiyete, uyku
bozuklukları (kabus dahil), ajitasyon, titreme, mide bulantısı,
terleme ve konfüzyon bildirilmiştir. Bunlar genellikle bir süre sonra
kendiliğinden ortadan kalkar ve nadiren semptomatik tedavi gerekir. Bu
semptomların görülme riski daha yüksek olan özel bir hasta grubu
yoktur; bundan dolayı antidepresif tedavi artık gerekmediğinde, dozun
azaltılması veya gün aşırı verilmesi suretiyle kademeli olarak ilacın
kesilmesi önerilir. Manik reaksiyonlar nadiren bildirilmiştir. Bulanık
görme bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

MAO inhibitörleri / triptofan / diğer selektif serotonin geri alım
inhibitörleri: Serotonerjik ilaçlarla birlikte kullanımı serotonine
bağlı etkide yükselmeye yol açar. Bu semptomlar, ajitasyon, konfüzyon,
diyaforez, halüsinasyonlar, hiperrefleks, miyoklonus, ürperme,
taşikardi ve titremeyi içermektedir. İlaç metabolize eden enzim
indükleyiciler/inhibitörler: Paroksetinin metabolizması ve
farmakokinetiği, ilaçları metabolize eden karaciğer enzimlerini
indükleyen veya inhibeeden ilaçlardan etkilenebilir. Bilinen bir ilaç
metabolize edici enzim inhibitörü ile birlikte kullanıldığında, doz
aralığının en düşük seviyesinde uygulanmasına dikkat edilmelidir.
Bilinen bir ilaç metabolize edici enzim indüktörü ile birlikte
kullanıldığında başlangıç dozunun ayarlanmasına gerek yoktur. Sonraki
herhangi bir doz ayarlamasında klinik etki (tolerabilite ve etkinlik)
rehber olmalıdır. Alkolün yol açtığı mental ve motor beceri kaybını
artırmamakla birlikte,hastalarda alkolle birlikte kullanılması
önerilmez. Lityumun birlikte uygulanması durumunda dikkatli olunmalı
ve lityum düzeyleri takip edilmelidir. Fenitoin ile birlikte
uygulanması halinde paroksetinin plazma konsantrasyonlarında azalma ve
yan etkilerde artma görülür. Bu ilaçlarla birlikte kullanıldığında
başlangıç doz ayarlanmasına gerek yoktur, klinikte alınanetkiye göre
doz ayarlaması daha sonra yapılmalıdır. Paroksetinin diğer
antikonvülsanlar ile birlikte kullanılması da yan etkilerin
insidansında artışa yol açabilir. Varfarin ile arasında, protrombin
zamanında değişmeler ve kanamada artışla sonuçlanabilecek bir
farmakodinamik etkileşim olabilir. Trisiklik antidepresanlarla
birlikte kullanımının etkisi henüz çalışılmamıştır. Bu ilaçlarla
birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. Prosiklidinin plazma
düzeylerini anlamlı olarak artırır. Antikolinerjik etkiler
gözlendiğinde prosiklidin dozu azaltılmalıdır. Selektif serotonin
geri-alım inhibitörleri dahil olmak üzere, diğer antidepresanlar gibi
hepatik sitokrom P-450 enzimi CYP2D6’yı inhibe eder. CYP2D6’nın
inhibisyonu ile bu enzim tarafından metabolize edilen ilaçların
birlikte verilmesi halinde, bu ilaçların plazma seviyelerinde
yükselmeye yol açabilir. Bu enzim tarafından metabolize edilen ilaçlar
arasında bazı trisiklik antidepresanlar (örneğin amitriptilin,nortriptilin,
imipramin ve dezipramin), fenotiyazin nöroleptikleri (örneğin
perfenazin ve tioridazin) ve Tip 1c antiaritmikler (örneğin propafenon
ve flekainid) bulunmaktadır.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. SEROTOP (Film Tablet)
  2. VODELAX (Film Tablet)
  3. XETANOR (Film Tablet)
  4. SERALİN (Çentikli Film Tablet)
  5. ESLOPRAM (Film Tablet)