Kullanım Şekli:

Sertindol günde bir kez olmak üzere oral yoldan uygulanır, yemeklerle
ya da yemek haricinde alınabilir. Sedasyon gereken hastalara, bir
benzodiazepin ile birlikte verilebilir. Sertindolun yalnızca diğer
antipsikotiklerin en azından birine karşı intoleran olan hastalarda
kullanılması gerekir. Tüm hastalarda 4 mg/gün sertindol şeklinde
başlanmalıdır. Doz, 4-5 gün aralıklarla yapılan 4 mg’lik ilavelerle,
12-20 mg arasındaki optimal günlük idame dozuna ulaşana dek
artırılmalıdır. Sertindolun a1 -blokaj aktivitesi nedeniyle,
başlangıçtaki doz titrasyonu döneminde postürel hipotansiyon
semptomları görülebilir. Başlangıç dozunun 8 mg olarak seçilmesi ya da
dozun çabuk artırılması postürel hipotansiyon riskinin belirgin
şekilde artmasını beraberinde getirecektir. İdame: Hastanın verdiği
yanıta bağlı olarak doz 20 mg/gün düzeyine artırılabilir. Klinik
çalışmalarla, 20 mg’ın üzerindeki dozların etkinliği her zaman
artıracağı gösterilemediği için ve dozajda üst sınırlara çıkıldıkça QT
uzaması riski artacağından; ancak bazı istisnai vakalarda 24 mg’lık
maksimum doz düşünülmelidir. 65 yaşın üzerindeki hastalara ilişkin
sadece sınırlı sayıda klinik veri mevcuttur. Tedaviye ancak tam bir
kardiyovasküler inceleme sonrası başlanmalıdır. Söz konusu yaşlı
hastalarda doz titrasyonunu yavaş tutmak ve idame tedavisini daha
düşük dozlar ile yürütmek uygun olacaktır. Sertindolun çocuklar ve
genç erişkinlerdeki güvenliği ve etkinliği ispat edilmemiştir.
Hafif/orta derecede karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda daha
yavaş bir titrasyon ve düşük dozlar ile idame gerekir. Tedavisi daha
önce kesilen hastalarda sertindolun yeniden titrasyonu: Bir haftadan
daha az bir dönem için sertindol kullanmayı bırakmış olan hastalarda
sertindol tedavisine tekrar başlarken sertindolun dozunu yeniden
ayarlamak gerekmez ve önceki idame dozları ile devam edilebilir. Diğer
durumlarda ise önerilen doz ayarlama takvimi takip edilmelidir.
Sertindolun tekrar titre edilmesinden önce EKG alınmalıdır. Diğer oral
antipsikotiklerin sonlandırılmasıyla eş zamanlı olarak sertindol ile
tedaviye, önerilen doz ayarlama takvimine göre başlanılmalıdır. Depo
antipsikotiklerle tedavi edilen hastalarda, sertindol bir sonraki depo
enjeksiyonun yerine başlanmalıdır.

Endikasyonları:

Sertindol şizofreni tedavisinde endikedir. Kardiyovasküler güvenirliği
ile ilgili kaygılardan ötürü, sertindolun yalnızca diğer antipsikotik
ajanların en azından birini tolere edemeyen hastalarda kullanılması
gerekir. Akut olarak semptomların hızla giderilmesi gibi acil
durumlarda sertindol kullanılmamalıdır.

Kontrendikasyonları:

Sertindole ya da bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine karşı
aşırı duyarlılık. Tedavi edilmemiş hipokalemisi ve tedavi edilmemiş
hipomagnezemisi olduğu bilinen hastalarda sertindol kontrendikedir.
Klinik olarak belirgin kardiyovasküler hastalık, konjestif kalp
yetmezliği, kardiyak hipertrofi, aritmi veya bradikardi (dakikada <50
atış) öyküsü olan hastalarda da sertindol kontrendikedir. İlaveten,
doğumsal uzun QT sendromlu olan ya da aile öyküsünde bu hastalık
bulunan kişilerde, veya edinilmiş QT aralık uzaması (QTc erkeklerde
450 msn ve kadınlarda 470 msn’nin üzerinde) olduğu bilinen hastalarda
sertindol başlanılmamalıdır. QT aralığını belirgin biçimde uzattığı
bilinen ilaçları kullanan hastalarda sertindol kontrendikedir.
Sertindolun hepatik sitokrom P450 3A enzimlerini çok güçlü bir şekilde
inhibe ettiği bilinen ilaçlarla birlikte uygulanılması kontrendikedir.
Ciddi karaciğer bozukluğu olan hastalarda sertindol kontrendikedir.

Uyarılar:

Klinik çalışmalar sertindolun QT aralığını diğer bazı antipsikotiklerden daha
fazla uzattığını göstermiştir. Ortalama QT zamanının uzaması, önerilen
doz aralığının (20 ve 24 mg) üst sınırındaki dozlarda daha
belirgindir. Bazı ilaçlar ile QTc aralığının uzaması, Torsade de
Pointes (TdP) tipi aritmiye (potansiyel olarak ölümcül olabilen
polimorfik ventriküler bir taşikardi) ve ani ölümlere yola
açabilmektedir. Fakat, klinik veriler ve klinik olmayan veriler,
sertindolun diğer antipsikotiklerden daha aritmojen olup olmadığını
doğrulayamamıştır. Bu nedenlerden ötürü sertindolun yalnızca diğer
antipsikotiklerin en azından birine karşı intoleran olan hastalarda
kullanılması gerekir. Sertindol ile tedavinin öncesinde ve tedavi
esnasında EKG takibi zorunludur. Başlangıç EKG’sinde QTc aralığının
erkeklerde 450 msn ve kadınlarda 470 msn’nin üzerinde olduğu
gözlenirse sertindol kontrendikedir. EKG takibi şu durumlarda
yapılmalıdır: Tedavi başlangıcında, yaklaşık 3 hafta sonra kararlı
duruma ulaşıldığında, ya da 16 mg düzeyine erişildiğinde ve 3 aylık
tedavi sonrasında. İdame tedavisi sırasında her 3 ayda bir EKG
gerekmektedir. İdame tedavi sırasında, her doz artırımının öncesinde
ve sonrasında EKG değerlendirmesi yapılmalıdır. Sertindol
konsantrasyonunu artırabilecek eşzamanlı ilaç tedavilerinin eklenmesi
ya da dozajının artırılması durumunda EKG önerilir. Şayet sertindol
tedavisi esnasında 500 msn’in üzerinde bir QTc aralığı saptanırsa,
sertindol tedavisinin kesilmesi önerilir. Çarpıntı, konvülsiyon veya
senkop gibi aritmi mevcudiyetini işaret eden semptomlar tarifleyen
hastalarda, EKG de dahil olacak şekilde acil bir değerlendirme
yapılmalıdır. EKG ideal olarak sabah alınır ve QT c aralığını tespit
etmek için Bazett veya Fridericia formulü tercih edilir. Sertindol’ün
QT aralığını uzatan diğer ilaçlarla birlikte kullanılmaması gerekir.
Belirgin elektrolit düzensizlikleri açısından riskli olan hastalarda
sertindol ile tedaviye başlanmadan önce, bazal serum potasyum ve
magnezyum düzeyleri ölçülmelidir. Tedaviye devam etmeden önce, düşük
olan serum potasyum ve magnezyum seviyeleri düzeltilmelidir. Kusma ve
ishal tarifleyen, potasyum tüketen diüretiklerle tedavi gören veya
başka elektrolit düzensizlikleri olan hastalarda, serum potasyumunun
takibi önerilir. Sertindolun a1-bloke edici aktivitesi nedeniyle,
başlangıçtaki doz-titrasyon döneminde postürel hipotansiyona ilişkin
semptomlar ortaya çıkabilir. Antipsikotik ilaçlar dopamin
agonistlerinin etkilerini inhibe edebilirler. Sertindol Parkinson
hastalığı olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Fluoksetin ve
paroksetin (güçlü CYP2D6 inhibitörleri) gibi bazı selektif serotonin
geri alım inhibitörleri (SSRI), sertindolun plazma seviyesini 2-3
misline artırabilirler. Sertindol bu ilaçlarla beraber çok dikkatli
bir biçimde ve ancak potansiyel yarar, riskten fazla ise
kullanılmalıdır. Bu ilaçlarla yapılacak herhangi bir doz ayarlaması
öncesi ve sonrasında daha düşük idame dozunda sertindol gerekebilir ve
dikkatli bir biçimde EKG takip edilmelidir. CYP2D6′nın zayıf
metabolize edicileri olduğu bilinen hastalarda sertindol dikkatle
kullanılmalıdır. Yaşlılıkta kardiovasküler hastalık riskinde ortaya
çıkan belirgin artış göz önünde tutularak, sertindol 65 yaş üstü
hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Tedaviye ancak tam bir
kardiyovasküler inceleme sonrası başlanmalıdır. Hafif/orta derecede
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar yakından takip
edilmelidir. Daha yavaş bir titrasyon ve idame dozunun düşük tutulması
önerilir. Tardiv diskinezinin, antipsikotikler tarafından
reseptörlerin kronik blokajının bir neticesi olarak bazal gangliadaki
dopamin reseptörlerinin hipersensitivitesinden kaynaklandığı
düşünülmektedir. Klinik çalışmalarla, sertindol tedavisi sırasında
ekstrapiramidal semptomların düşük insidansta (plaseboya yakın)
belirdiği görülmüştür. Fakat antipsikotik bileşiklerle uzun dönem
tedaviler (özellikle yüksek dozlarda) tardiv diskinezi riskine eşlik
etmektedir. Eğer tardiv diskinezi bulguları belirirse, dozun
azaltılması veya ilacın kesilmesi düşünülmelidir. Sertindolun nöbet
öyküsü olan hastalarda dikkatli kullanılması gerekir. Bazen nöroleptik
malign sendrom (NMS) olarak da isimlendirilen ölümcül potansiyele
sahip bir semptom kompleksinin antipsikotik ilaçlarla ilişkili olduğu
rapor edilmiştir. NMS’in tedavisi, antipsikotik ilaçların hemen
sonlandırılmasını içermelidir. Antipsikotik ilaçların aniden kesilmesi
halinde; bulantı, kusma, terleme ve uykusuzluk dahil akut çekilme
reaksiyonları belirlenmiştir. Psikotik semptomlar da tekrar edebilir
ve istemdışı hareket bozuklukları (akatizi, distoni ve diskinezi)
rapor edilmiştir. Bu nedenle ilacın dereceli olarak çekilmesi tavsiye
edilir. Gebelik kategorisi C’dir. Gebelik sırasında kullanımın
güvenilirliği ispatlanmamıştır. Dolayısıyla sertindol gebelik
sırasında kullanılmamalıdır. Emziren annelerde sertindol ile klinik
çalışma yürütülmemiştir, ancak sertindolun anne sütüne geçeceği tahmin
edilmektedir. Sertindol ile tedavi gerekli görüldüğünde, emzirmenin
sonlandırılması düşünülmelidir. Hastalara kişisel hassasiyetleri
belirlenene dek araç ya da makine kullanmamaları öğütlenmelidir.

Yan Etkileri:

Klinik çalışmalarda sertindol kullanımına bağlı yan etki insidansı %1′den
fazla bir oranda ortaya çıkan ve plasebonunkinden belirgin şekilde
farklı bulunan advers etkiler: Rinit/nazal konjesyon, anormal
ejakülasyon (ejakülat hacminde azalma), baş dönmesi, ağız kuruluğu ,
postürel hipotansiyon, kilo artışı, periferal ödem, dispne, parastezi
ve QT aralığı uzamasıdır. İlaca bağlı yan etkilerin bir kısmı
tedavinin başlangıcında belirir ve ilaca devam edilmesi durumunda
kaybolur; örn., postürel hipotansiyon. Karşılaşılma sıklığına göre yan
etkiler: Çok sık (>%10): Rinit/nasal konjesyon. Sık (%1-10): Baş
dönmesi, parestezi, periferal ödem, postürel hipotansiyon, dispne,
ağız kuruluğu , anormal ejakülasyon (ejakülat hacminde azalma), kilo
artışı, uzamış QT aralığı, idrarda alyuvar görülmesi, idrarda akyuvar
görülmesi. Sık olmayan (%0.1-1): Hiperglisemi, senkop, konvülsiyon,
hareket bozukluğu (özellikle tardiv diskinezi), Torsades de Pointes.
Ender (%0.01-0.1): Nöroleptik malign sendrom.

İlaç Etkileşimleri:

Sertindol ile ilişkili olarak meydana gelen QT aralığındaki artış, QT
aralığında belirgin biçimde uzamaya neden olduğu bilinen diğer
ilaçların birlikte uygulanması durumunda daha şiddetli bir hal
alabilir. Bu nedenle bu gibi ilaçların birlikte kullanılması
kontrendikedir. Bu tür bir etkileşme örneğin kinidin ve sertindol
arasında oluşabilir. QT aralığı uzaması üzerine etkilerine ek olarak,
CYP2D6 kinidin tarafından önemli derecede inhibe edilir. Sertindol
büyük ölçüde sitokrom P450 sisteminin izo-enzimleri olan CYP2D6 ve
CYP3A tarafından metabolize edilmektedir. CYP2D6 popülasyon içinde
polimorfik özellik gösterir ve her iki izo-enzim de çeşitli türdeki
diğer psikotropik ilaçlar tarafından inhibe edilirler. CYP2D6:
Sertindolun plazma konsantrasyonu, beraberinde fluoksetin ya da
paroksetin (güçlü CYP2D6 inhibitörleri) kullanan hastalarda 2-3 misli
artar; bu nedenle, sertindol bu veya diğer CYP2D6 inhibitörleriyle
beraber kullanıldığında çok dikkatli olunmalıdır. Bu ilaçlarla
yapılacak herhangi bir doz ayarlaması öncesi ve sonrasında daha düşük
idame dozunda sertindol gerekebilir ve dikkatli bir biçimde EKG takip
edilmelidir. CYP3A: Makrolid antibiyotiklerinin (örn., bir CYP3A
inhibitörü olan eritromisin) ve kalsiyum kanal antagonistlerinin (diltiazem,
verapamil), sertindolun plazma konsantrasyonlarında minör artışlara
(<%25) neden olduğu bildirilmiştir. Ancak, sertindolun hem CYP2D6 ve
hem de CYP3A aracılığıyla gerçekleşen eliminasyonu etkileneceği için,
CYP2D6′nın zayıf metabolize edicilerinde sonuçlar daha büyük olabilir.
CYP2D6′nın zayıf metabolize edicilerini rutin olarak tespit etmek
mümkün olmadığı için, CYP3A inhibitörleri ile sertindolün birlikte
kullanımı kontrendikedir çünkü sertindol seviyelerinde belirgin
artışlara yol açabilir. Sertindolun metabolizması CYP izo-enzimlerini
indükleyen ajanlar tarafından belirgin şekilde artırılabilir; bu
ajanlar arasında özellikle rifampisin, karbamazepin, fenitoin ve
fenobarbital dikkati çekmektedir ve sertindolun plazma
konsantrasyonlarını 2-3 kat azaltabilirler. Bu ilaçları veya öteki
indükleyici ajanları kullanan hastalarda antipsikotik etkinliğin
azalması, sertindol dozajının üst düzeylere doğru ayarlanmasını
gerektirebilir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. SEROQUEL (Film Tablet)
  2. ZYZAPİN (Film Tablet)
  3. VODELAX (Film Tablet)
  4. SİMVAKOL (Film Tablet)
  5. VFEND (Film Tablet)