SANPRİD (Tablet)
Kullanım Şekli:
Alışılmış başlangıç dozu, günde bir kez 1 mg’dır. Eğer gerekli ise;
günlük doz artırılabilir. Artış düzenli kan şekeri izlemelerine
dayandırılmalı ve kademeli olarak; 1-2 hafta gibi aralıklarla 1-2-3-4
mg’dır. Tavsiye edilen maksimum doz 8 mg’dır. İyi kontrol edilen
diyabetli hastalarda alışılmış doz aralığı günde 1-4 mg glimepiridtir.
Bazı hastalar 6 mg’dan daha yüksek günlük dozlara gereksinim
duyabilirler. Normal olarak; günlük tek bir doz glimepirid yeterlidir.
Bu dozun kuvvetli bir kahvaltıdan hemen önce ya da -hiçbir şey
yenmemişse- ilk ana öğünden hemen önce alınması önerilmektedir.
Glimepirid alındıktan sonra öğün atlamamak çok önemlidir. İkincil doz
ayarlaması: Diyabet kontrolü düzeldikçe, insüline duyarlılık
artmaktadır; dolayısıyla tedavi ilerledikçe glimepirid ihtiyacı
düşebilir. Hipoglisemiden kaçınmak için glimepirid tedavisinde zamanla
doz azaltımı veya kesilmesi göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer oral
antidiyabetiklerden Sanprid Tablete geçiş: Glimepirid diğer bu tip
ajanların yerine kullanıldığı zaman, günlük başlangıç dozu 1 mg’dır.
Daha önceki kan şekerini düşürücü ajanın etki süresi ve gücü göz
önünde bulundurulmalıdır. İlaç alımına bir süre ara verilmesi
hipoglisemi riskini artıran additif atkilerden kaçınmak için gerekli
olabilir. İnsülin ile kombine tedavi: Tedavi başarısızlığı olan
hastalarda uygulanabilir. Kombinasyon tedavisine başlamak için açlık
glukoz seviyesi hastaya bağlı olarak plazma veya serumda 150 mg/dl’nin
üzerinde olmalıdır. Önerilen glimepirid dozu günde bir kez uygulanmak
üzere ilk ana öğünle beraber 8 mg’dır. Düşük doz insüline başlandıktan
sonra, açlık kan şekerinin düzenli ölçümü doğrultusunda insülin doz
ayarlaması (artırılması) haftalık olarak yapılabilir. İdame tedavisi
sırasında glukoz ve HbA1c düzeylerine göre periyodik insülin doz
ayarlaması gerekebilir.
Endikasyonları:
Kan şekeri düzeylerinin tek başına diyet, fiziksel egzersiz ve kilo kaybı
ile yeterince kontrol edilemediği insüline bağımlı olmayan (tip II)
diyabet olgularında kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Glimepirid, tip I diyabetin, diyabetik ketoasidozun veya diyabetik
prekoma ya da komanın tedavisi için uygun değildir. Glimepirid diğer
sülfonilürelere, diğer sülfonamidlere veya yardımcı maddelere karşı
aşırı duyarlığı olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Optimal kan şekeri kontrolünü sağlayabilmek için Glimepiridin düzenli
kullanımı kadar, doğru beslenme, düzenli ve yeterli fiziksel egzersiz
ve eğer gerekli ise kilo kaybı önemlidir. Hipergliseminin klinik
belirtileri, idrar yapma sıklığında artış, aşırı susama, ağız kuruluğu
ve deri kuruması şeklindedir. Hasta tedaviye başlarken, hekim
tarafından, Glimepiridin etkileri, riskleri, diyet ve fiziksel
egzersizle birlikte uygulandığındaki etkisi hakkında
bilgilendirilmelidir. Tedavinin ilk haftalarında hipoglisemi riski
artmış olabilir. Özellikle bu dönemde hastanın dikkatle izlenmesi
gerekmektedir. Hastanın iletişim isteksizliği ya da yaşlı hastalarda
iletişim yetersizliği; beslenme yetersizliği, düzensiz öğün aralıkları
veya kaçırılan öğünler; fiziksel egzersiz ile karbonhidrat alımı
arasında dengesizlik; beslenme değişiklikleri; alkol tüketimi,
özellikle de kaçırılan öğünlerle bir arada; böbrek fonksiyon
bozukluğu; ciddi karaciğer fonksiyon bozukluğu; önerilen doz üzerinde
kullanılması; karbonhidrat metabolizmasını etkileyen kompanse
edilmemiş belirli endokrin sistem bozuklukları veya hipoglisemi karşı
düzenlenmesi (tiroid fonksiyonunun belirli bozukluklarında ve ön
hipofiz veya kortikoadrenal yetmezliği örneğindeki gibi) ve belirli
diğer ilaçlarla birlikte uygulama, hipoglisemi gelişimini destekleyen
faktörlerdir. Bu tür faktörler ve hipoglisemik ataklar özellikle
dikkatli takip gerektirdiğinden, hekim bunlar hakkında
bilgilendirilmelidir. Eğer hipoglisemi için bu tip risk faktörleri
bulunuyorsa, dozajı ya da tüm tedaviyi yeniden düzenlemek gerekli
olabilir. Tedavi sırasında bir başka hastalık ortaya çıktığında ya da
hastanın yaşam şekli değiştiğinde tedavinin yeniden düzenlenmesi
gerekebilir. Vücudun adrenerjik karşı düzenlemesini yansıtan
hipoglisemi semptomları, hipogliseminin dereceli olarak geliştiği
kişilerde, yaşlılarda ve otonom nöropatili hastalarda ya da beta-bloker,
klonidin, rezerpin, guanetidin veya diğer sempatolitik ilaçlarla
birlikte tedavi gören hastalarda, daha hafif olabilir veya hiç
olmayabilir. Hipoglisemi, karbonhidrat alımı ile (glikoz veya şeker,
örneğin kesmeşeker, şekerli meyve suyu veya şekerli çay şeklinde)
hemen hemen her zaman istenilen biçimde kontrol edilebilmektedir. Bu
amaçla hastalar, her zaman yanlarında minimum 20 gr glikoz
taşımalıdır. Diğer sülfonilürelerden bilindiği üzere başlangıçta
alınan başarılı önlemlere rağmen, hipoglisemi tekrar ortaya çıkabilir.
Ağır hipoglisemi, ek olarak acil tedavi, bir hekim tarafından takip ve
bazı durumlarda da hastanede tedavi gerektirir. Farklı hekimler
tarafından tedavi gerektiğinde (örneğin, bir kaza sonrasında hastaneye
yatış, tatildeyken hastalanma gibi), hasta diyabet durumu ve önceki
tedavisi hakkında hekimi bilgilendirmelidir. Travma, cerrahi, ateşli
enfeksiyonlar gibi durumlarda kan şeker kontrolü bozulabilir ve geçici
olarak insüline geçiş gerekebilir. Glimepirid tedavisi sırasında, kan
ve idrar glikoz düzeyleri düzenli olarak kontrol edilmeli, ek olarak
glikozillenmiş hemoglobin oranı da izlenmelidir. Ağır karaciğer
yetmezliği olan hastalarda ve diyaliz hastalarında kullanılmasına
ilişkin klinik deneyim yoktur. Bu yüzden ciddi böbrek ya da karaciğer
fonksiyon bozukluğu olan hastalarda optimal metabolik kontrol
sağlanıncaya kadar insülin kullanılması önerilmektedir. Glimepiridin
gebelik kategorisi C’dir. Fetüse zarar verme riskinden kaçınmak için
gebelik sırasında alınmamalıdır; insüline geçilmesi gerekmektedir.
Glimepirid anne sütüne geçtiğinden çocuğa zarar verebilir. Bu nedenle
emziren kadınlar kullanmamalıdır. İnsüline geçiş yapılmalı ya da
emzirme kesilmelidir. Özellikle tedaviye başlarken veya tedaviyi
değiştirdikten sonra ya da ilaç düzenli olarak alınmadığında
hipoglisemi veya hiperglisemiye bağlı olarak dikkat ve reaksiyon
bozulabilir. Bu da taşıt veya makine kullanımını etkileyebilir.
Yan Etkileri:
Kan şekerini düşürücü etkisinin bir sonucu olarak hipoglisemi ortaya
çıkabilir ve de uzun sürebilir. Hipoglisemi semptomları arasında; baş
ağrısı, aşırı açlık, bulantı, kusma, halsizlik, uyku hali, uyku
bozukluğu, huzursuzluk, saldırganlık, konsantrasyon bozukluğu,
depresyon, konuşma bozuklukları, görme bozuklukları, titreme, duyu
bozuklukları, baş dönmesi, güçsüzlük, bilinç kaybı, serebral
konvülsiyonlar, hafif hipertansiyon, çarpıntı, anjina pektoris ve
kardiyak aritmiler gibi adrenerjik karşı düzenleme belirtileri
olabilir. Ağır hipoglisemik atağının klinik tablosu inme tablosuna
benzeyebilir. Hipoglisemi düzeltildiğinde, hipoglisemi semptomları
hemen her zaman ortadan kalkar. Özellikle tedavinin başlangıcında, kan
şekeri düzeylerindeki değişikliğe bağlı olarak geçici görme bozukluğu
olabilir. Sindirim Sistemi: Bazen bulantı, kusma, epigastriumda baskı
ya da doluluk hissi, karın ağrısı ve diyare gibi semptomlar ortaya
çıkabilir. Nadir olgularda, karaciğer enzim düzeyleri artabilir,
karaciğer fonksiyon bozukluğu (örneğin kolestaz ve sarılık) ve
muhtemelen karaciğer yetmezliği ile sonuçlanan hepatit gelişebilir.
Kan tablosunda ciddi değişiklikler ortaya çıkabilir. Nadiren,
trombositopeni, nadir olgularda lökopeni, hemolitik anemi ya da
örneğin eritrositopeni, granülositopeni, agranülositoz ve pansitopeni
gelişebilir. Ayrıca; kaşıntı, ürtiker veya döküntü formunda alerjik ya
da psödoalerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu gibi reaksiyonlar
hafiftir, fakat daha ciddi olabilir ve bazen şoka kadar ilerleyebilen
dispne ve kan basıncında düşme buna eşlik edebilir. Ürtiker görülürse,
hekim acilen bilgilendirilmelidir. Nadir vakalarda alerjik vaskülit ve
deride ışığa karşı aşırı duyarlılık, serum sodyum konsantrasyonlarında
bir düşme görülebilir. Ağır hipoglisemi, kan tablosundaki belirli
değişiklikler, şiddetli alerjik veya psödoalerjik reaksiyonlar veya
karaciğer yetmezliği gibi bazı advers etkiler belirli şartlar altında
hayatı tehdit edici hale gelebildiklerinden, ani veya şiddetli
reaksiyonlar ortaya çıkarsa, ilk olarak hastayı takip eden hekime
haber verilip, hekimin bilgisi dışında ilaç kullanılmamalıdır.
İlaç Etkileşimleri:
Glimepiridin hipoglisemik etkisi bazı grup ilaçlarla birlikte
kullanıldığında güçlenir. Bunlar: İnsülin ve diğer oral
antidiyabetikler, ADE inhibitörleri, allopurinol, anabolik steroidler
ve erkek cinsiyet hormonları, kloramfenikol, kumarin türevleri,
siklofosfamid, dizopiramid, fenfluramin, feniramidol, fibratlar,
fluoksetin, guanetidin, MAO inhibitörleri, mikonazol,
paraaminosalisilik asit, yüksek doz parenteral pentoksifilin,
fenilbutazon, azapropazon, oksifenbutazon, probenesid, kinolonlar,
salisilatlar, sülfinpirazon, sülfonamidler, tetrasiklinler, gibi
ilaçlardır. Dolayısıyla bu ilaçların birlikte kullanımına bağlı
hipoglisemi meydana gelebilir Asetazolamid, barbitüratlar,
kortikosteroidler, diazoksit, diüretikler, epinefrin (adrenalin) ve
diğer sempatomimetik ajanlar, glukagon, uzun süreli laksatif
kullanımından sonra, yüksek dozlarda nikotinik asit, östrojenler ve
progestojenler , fenotiyazinler, fenitoin, rifampisin, tiroid
hormonları gibi ilaçlardan biri alındığında kan şekerini düşürücü
etkinin zayıflamasıyla, kan şekeri düzeyleri yükselebilir. H2 reseptör
antagonistleri, klonidin ve rezerpin kan şekerini düşürücü etkinin
artmasına ya da azalmasına yol açabilir. Beta-blokerler glikoz
toleransını düşürür. Bu durum diabetes mellituslu hastalarda metabolik
kontrolün bozulmasına yol açabilir. Ayrıca beta-blokerler
hipoglisemiye eğilimi bozulmuş karşı düzenlemeye bağlı olarak kan
şekerini artırabilirler. Beta-blokerler, klonidin, guanetidin ve
rezerpin gibi sempatolitik ilaçların etkisi altında, hipoglisemiye
karşı adrenerjik karşı düzenleme belirtileri azalmış olabilir ya da
hiç olmayabilir. Hem kronik hem de akut alkol alımı, glimepiridin kan
şekerini düşürücü etkisini önceden tahmin edilemeyen bir biçimde
artırabilir ya da zayıflatabilir. Glimepirid kullanan hastalarda
Kumarin türevlerinin etkisi artabilir ya da azalabilir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!