RIVOTRIL (Tablet)
Kullanım Şekli:
Başlangıç dozu: Bebekler ve 10 yaşına kadar (ya da 30 kg’a kadar)
çocuklar için günde 0.01-0.03 mg/kg’dır. 10 yaşından büyük çocuklar ve
erişkinler için önerilen doz günde 1-2 mg’dır. İdame dozu: Bebekler ve
10 yaşına kadar çocuklar için günde 0.05-0.1 mg/kg’dır. 10-16 yaş
arası çocuklarda günde 1.5-3 mg, erişkinlerde günde 2-4 mg önerilir.
İdame doz düzeyine (yaklaşık 1 ile 3 haftalık tedavi sonunda)
ulaşıldıktan sonra günlük doz akşamları ve bir kerede alınmalıdır. En
uygun doz ayarlaması için bebeklerde damla, çocuklarda ise tablet
formu kullanılmalıdır. Erişkinler için maksimum terapötik doz 20
mg/gün’dür. Rivotril damla, kesinlikle damlalıktan direkt ağız içine
damlatılmamalıdır. Su, çay veya meyve suyuna karıştırılarak
verilmelidir.
Endikasyonları:
Klonazepam tipik absanslar (petit mal), atipik absanslar (Lennox-Gastaut
sendromu), miyoklonik nöbetler ve atonik nöbetlerde (düşme sendromu)
ilk basamak tedavide endikedir. İnfantil spazmların (West Sendromu)
ikinci basamak tedavisinde endikedir. Tonik-klonik nöbetler (grand
mal), basit ve kompleks parsiyel nöbetler ve sekonder jeneralize
tonik-klonik nöbetlerde üçüncü basamak tedavide endikedir.
Kontrendikasyonları:
Klonazepam veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi
birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda ya da ağır
solunum yetmezliği olanlarda klonazepam kullanımı kontrendikedir.
Uyarılar:
Klonazepam spinal ya da serebellar ataksisi olan hastalarda, alkol
veya ilaçla akut entoksikasyon durumunda ve ağır karaciğer hasarı
(örn. karaciğer sirozu) olan hastalarda özellikle dikkatli olmak
şartıyla uygulanabilir. Alkol ya da ilaç alışkanlığı öyküsü olan
hastalarda benzodiazepinler çok dikkatli uygulanmalıdır. Bebekler ve
küçük çocuklarda klonazepam tükürük ve bronş salgılarının artmasına
sebep olabilir. Bu nedenle solunum yolunun açık tutulmasına özel
dikkat gösterilmelidir. Solunum sistemi (örn.kronik obstrüktif akciğer
hastalığı) ya da karaciğer hastalığı olanlarda ve santral etkili diğer
ilaçlarla ya da antikonvülsan (antiepileptik) ilaçlarla tedavide olan
hastalarda klonazepam dozu kişisel gereksinimlere göre dikkatlice
uyarlanmalıdır. Bu tip tüm ilaçlar gibi klonazepam de dozaj, uygulama
ve kişisel duyarlılığa bağlı olarak kişinin reaksiyonlarını (örn.sürücülük
becerileri, trafikteki davranışlar) değiştirebilir. Klonazepam dahil
antikonvülzan ilaçlar epileptik hastalarda birden kesilmemelidir zira
bu status epileptikusu uyarabilir. Depresyon ve intihar girişimi
öyküsü olan hastalar yakın gözetim altında tutulmalıdır. Klonazepam,
talimatlara uygun olarak alınsa bile, araç veya makineyi kullanma
kapasitesini ciddi olarak bozabilecek kadar reaksiyonları
yavaşlatabilir. Bu etki, alkol alındığı takdirde artmaktadır. Bu
nedenle, tercihen tedavi boyunca veya ilk birkaç gün içinde araç,
makine kullanma veya diğer tehlikeli aktivitelerden kaçınılmalıdır.
Preklinik çalışmalara bakıldığında klonazepamın konjenital
malformasyon oluşturma ihtimalinin olabileceği gözardı edilemez.
Epidemiyolojik değerlendirmelerde antikonvülzanların teratojen
olabildiğine dair veriler vardır. Bu durumda ilaç gebelikte ancak
beklenen yararın fetusa risk ihtimalinden daha ağır bastığı durumda
uygulanmalıdır. Gebelik sırasında, klonazepam yalnızca zorlayıcı bir
endikasyonu varsa kullanılmalıdır. Gebeliğin üçüncü trimestrinde veya
doğum sırasında yüksek dozların verilmesi, doğmamış bebekte kalp atım
düzensizliklerine, yenidoğanda ise hipotermi, hipotoni, hafif solunum
depresyonu ve beslenme bozukluğuna neden olabilir. Gerek hamilelik
durumunun gerekse ilacın aniden kesilmesinin, epilepsinin
şiddetlenmesine neden olabileceği unutulmamalıdır. Klonazepam etken
maddesinin sadece küçük miktarlarda anne sütüne geçmesine rağmen ilacı
alan anneler emzirmemelidir. Eğer ilaç mutlaka kullanılacaksa emzirme
durdurulmalıdır.
Yan Etkileri:
Belirtilen yan etkiler oldukça sık görülür: yorgunluk, uykuya eğilim,
bitkinlik, müsküler hipotoni, kas zaafiyeti, baş dönmesi, sersemlik,
ataksi, reaksiyonlarda yavaşlama. Bu yan etkiler sıklıkla geçicidir ve
genellikle tedavi sırasında kendiliğinden veya dozun azaltılmasıyla
kaybolur. Tedaviye düşük dozda başlayıp yavaşça yükselterek yan
etkilerin kısmen önlenmesi mümkündür. Konsantrasyon bozukluğu,
huzursuzluk, konfüzyon ve oryantasyon bozukluğu gözlemlenmiştir.
Benzodiazepinlerle terapötik dozlarda anterograd amnezi görülebilir,
doz yükseldikçe risk artar. Amnestik etkiler uygun olmayan
davranışlarla bağlantılı olabilir. Epilepsinin bazı tiplerinde, uzun
süreli tedavi sırasında, nöbetlerin sıklığında bir artış olabilir.
Klonazepam ile tedavi edilen hastalarda depresyon görülebilir ancak bu
altta yatan hastalığa bağlı da olabilir. Eksitabilite, irritabilite,
saldırgan davranışlar, ajitasyon, sinirlilik, husumet davranışları ve
anksiyete, uyku bozuklukları, kabuslar ve yaşanırcasına rüyalar gibi
paradoks reaksiyonlar gözlenmiştir. Nadir vakalarda ürtiker, kaşıntı,
deri döküntüsü, geçici saç dökülmesi, pigmentasyon değişiklikleri,
bulantı, epigastrik semptomlar, baş ağrısı, trombositlerde azalma (trombositopeni),
cinsel istekte azalma (libido kaybı), empotans ve üriner enkontinans
gibi yan etkiler görülebilir. Çocuklarda, reversibl, sekonder seks
özelliklerinin erken ortaya çıkması (inkomplet puberte prekoks) izole
vakalarda bildirilmiştir. Benzodiazepinlerle alerjik reaksiyonlar ve
çok az sayıda anaflaksi bildirilmiştir. Özellikle tedavinin uzun süre
veya yüksek dozlarda verildiği durumlarda, konuşmanın yavaşlaması veya
bozulması (dizartri), yürüme ve hareketlerde koordinasyon bozukluğu (ataksi)
veya görme bozuklukları (çift görme, nistagmus) gibi reversibl
bozukluklar görülebilir. Solunum depresyonu, özellikle klonazepamın
intravenöz olarak uygulandığı durumlarda görülebilir. Önceden solunum
yolu obstrüksiyonu olan veya beyin hasarı geçirmiş hastalarda ya da
solunum faaliyetini azaltan başka ilaçlar verilmiş ise, bu etki
artabilir. Kural olarak bu etki, dozun hastaya göre dikkatle
uyarlanmasıyla önlenebilir. Benzodiazepin kullanımı bu ürünlere
fiziksel ve psikolojik bağımlılık gelişmesine sebep olabilir.
Bağımlılık riski tedavi doz ve süresi ile artar ve alkolizm ve
uyuşturucu bağımlılığı öyküsü olan predispozan hastalarda özellikle
belirgindir. Fiziksel bağımlılık geliştikten sonra tedavinin ani
kesilmesine yoksunluk semptomları eşlik edecektir. Uzun süreli
tedavide yoksunluk semptomları özellikle yüksek dozda uzun dönem
kullanım sonrasında ya da günlük dozun hızla azaltılması veya ilacın
ani kesilmesi durumlarında ortaya çıkabilir. Bu semptomlar, tremor,
terleme, ajitasyon, uyku düzensizlikleri ve anksiyete, baş ağrıları,
kas ağrısı, ekstrem anksiyete, gerginlik, huzursuzluk, konfüzyon,
irritabilite ve epileptik nöbetleri içerir ve altta yatan hastalıkla
ilişkili olabilir. Ağır vakalarda rastlanabilen semptomlar:
Derealizasyon, depersonalizasyon, hiperakuzi, ekstremitelerde uyuşma
ve karıncalanma; ışık, ses ve fiziksel temasa aşırı duyarlılık veya
halüsinasyonlardır.
İlaç Etkileşimleri:
Klonazepam, antiepileptik ilaçların biri veya birkaçı ile birlikte
verilebilir. Ancak hastanın tedavi rejimine bir ilacın eklenmesine
tedaviye yanıtın dikkatle değerlendirilmesi eşlik etmelidir çünkü
sedasyon ve apati gibi istenmeyen etkilerin görülme olasılığı artar.
Bu durumda her ilacın dozu optimal etkiyi elde edecek şekilde
ayarlanmalıdır. Barbitüratlar, hidantoinler veya karbamazepin gibi
karaciğer enzimlerini indükleyen ilaçların birlikte verilmesi,
klonazepamın proteinlere bağlanmasını etkilemeden,
biyotransformasyonunu hızlandırabilir. Buna karşın, klonazepam kendi
metabolizmasından sorumlu olan enzimleri indüklemez. Fenitoin veya
primidon ile birlikte yapılan tedavide, zaman zaman bu iki maddenin
serum konsantrasyonlarında bir artış gözlenmiştir. Klonazepamın
valproik asitle kombinasyonu petit mal status epileptikusa neden
olabilmektedir. Klonazepam ve diğer santral etkili ilaçlar – örneğin,
antikonvülzan (antiepileptik) ilaçlar, anestezikler, hipnotikler,
psikoaktif ilaçlar ve kas gevşeticiler yanında bazı analjezikler -
ilaç etkilerinin karşılıklı olarak artmasına neden olabilir. Bu,
özellikle alkol varlığında geçerlidir. Santral etkili tedavilerle
birlikte uygulandığında her ilacı dozu optimum etkiyi sağlamak için
ayarlanmalıdır. Klonazepam ile tedavi edilen epileptik hastaların
kesinlikle alkol almamaları gereklidir; alkol ilacın etkisini
değiştirebilir, tedavinin etkinliğini azaltabilir ve beklenmeyen yan
etkilere yol açabilir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!