Kullanım Şekli:

Diğer nöroleptiklerden geçiş: Risperdal tedavisi başladığında, tıbbi olarak
uygun olduğunda daha önceki tedavi tedricen kesilebilir. Tıbbi olarak
uygun olduğunda, depo nöroleptikler geçiş için bir sonraki depo
enjeksiyon yerine Risperidon tedavisine başlanabilir. Antiparkinson
tedaviye devam edilip edilmeyeceği periyodik olarak
değerlendirilmelidir. Erişkinler: Günde 1-2 kez verilebilir. Günlük
doz, üç gün içerisinde 6 mg’a yükseltilmelidir. Akut ya da kronik tüm
hastalar, günde 2 mg ile başlanmalıdır. 2. gün 4 mg, 3.gün 6 mg’a
çıkılmalıdır. Optimal doz 4-8 mg/gündür. Günde 10 mg’ın üstündeki
dozlar ekstrapiramidal semptomlara neden olabilir. Günde 16 mg’ın
üstüne çıkılmamalıdır. Sedasyon gerektiğinde tedaviye bir
benzodiyazepin eklenebilir. Yaşlılar: Günde iki kez 0,5 mg ile
başlanması önerilir. Doz günde iki kez 0.5 mg’lık artışlarla 1-2 mg’a
getirilebilir. Çocuklar: 15 yaşın altında kullanıma ait yeterli
deneyim yoktur. Böbrek ve karaciğer hastaları: Günde iki kez 0,5 mg
ile başlanması önerilir. Doz günde iki kez 0.5 mg’lık artışlarla 1-2
mg’a getirilebilir. Bu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Endikasyonları:

Pozitif (halüsinasyon, delüsyon, düşünce bozuklukları, saldırganlık,
şüphecilik) ve/veya negatif (künt afekt, emosyonel ve sosyal
çekingenlik ve konuşma yetersizliği) semptomların görüldüğü akut ve
kronik şizofrenik psikozlarda ve diğer psikotik durumlarda kullanılır.
Şizofreni ile ilgili afektif semptomları (depresyon, suçluluk duygusu,
endişe) da azaltır. İlk tedaviye cevap verdiği gözlenen hastalarda,
idame tedavisi sırasında klinik iyileşmenin devamı açısından da
etkilidir. Ayrıca, saldırganlık (sözlü saldırganlık, fiziksel şiddet),
aktivite bozuklukları (ajitasyon) veya psikotik semptomların belirgin
olduğu yaşlı hastalarda demansa bağlı davranış bozukluklarının
tedavisinde kullanılır. Bipolar hastalığın manik epizodunun
tedavisinde endikedir. Bu epizodlar; duygu durumunda kabarma,
taşkınlık, irritabilite , kendini aşırı beğenme, uykuya duyulan
ihtiyacın azalması, basınçlı konuşma, düşüncelerin yarışması, aykırı
ve saldırgan davranışlar da dahil olmak üzere muhakeme ve içgörü
eksikliği gibi semptomlarla karakterizedir. Zarar verici (örn.
saldırganlık, kendine zarar verici veya fevri) davranışların ön planda
olduğu, entellektüel işlevleri ortalamanın altında veya mental
retardasyonlu çocuk, ergen ve erişkinlerde davranım ve diğer yıkıcı
davranış bozukluklarında endikedir. Çocuklarda ve ergenlerde otistik
bozukluğa bağlı huzursuzluk (agresif belirtiler, kendine zarar verme,
öfke nöbetleri, ani duygu durum değişiklikleri) tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Bu ilaca aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Alfa adrenerjik reseptörleri bloke etmesine bağlı olarak özellikle
tedavinin başlangıç döneminde (ortostatik) hipotansiyon görülebilir.
Kardiyovasküler hastalığı bilinen hastalarda dikkatle kullanılmalı ve
doz yavaş yavaş artırılmalıdır. Hipotansiyon görüldüğünde doz
azaltılmalıdır. Dopamin reseptörlerini bloke eden ilaçlar, özellikle
dil ve/veya yüzde istemsiz ritmik hareketler ile karakterize tardif
diskinezi gelişimi ile ilgili bulunmuştur. Ekstrapiramidal
belirtilerin görülmesinin tardif diskinezi gelişiminde bir risk
faktörü olduğu bildirilmiştir. Tardif diskinezi belirtileri
görüldüğünde tüm nöroleptikler kesilmelidir. Yüksek ateş, kas
rijiditesi, kan basıncı ve nabız düzensizlikleri, bilinç bulanıklığı
ve yüksek kreatinin fosfokinaz enzim düzeyleri ile kendini gösteren
Nöroleptik Malign Sendrom, antipsikotiklerin kullanımı sırasında
bildirilmiştir. Ek belirtiler arasında miyoglobinüri (rabdomyoliz) ve
akut böbrek yetmezliği olabilir. Bu durumda tüm nöroleptik ve
antipsikotikler kesilmelidir. Lewy cisimcikli demans veya parkinson
hastalığı olan hastalarda, nöroleptik malign sendrom ve antipsikotik
ilaçlara karşı aşırı duyarlılık riski artabileceğinden bu hastalara
antipsikotikler reçete edilirken risk ve yarar değerlendirilmelidir.
Artmış duyarlılığın belirtisi olarak, konfüzyon, sıklıkla düşmeye yol
açabilecek postüral instabilite ve ekstrapiramidal semptomlar ortaya
çıkabilir. Çok ender vakalarda, hiperglisemi veya daha önceden diyabet
hastalığının var olması durumunda alevlenme bildirilmiştir. Klasik
nöroleptikler, kriz eşiğini düşürdüğünden epilepsi hastalarında
dikkatle kullanılmalıdır. Kilo alımına karşı hastalar aşırı gıda
tüketmemeleri konusunda uyarılmalıdır. Demanslı yaşlı hastalarda
yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, (ortalama 85 yaş; 73-97),
plasebo kullanan hastalara oranla serebrovasküler bozukluklar ve
geçici iskemik atakları içeren serebrovasküler advers olayların
insidansının yüksek olduğu tesbit edilmiştir. Furosemid ve risperidon
kombinasyonu kullanan gruptaki mortalite, plasebo ile furosemid
kombinasyonu kullananlara göre daha yüksek bulunmuştur. Diğer
diüretiklerle kombine kullanımında bu bulguya rastlanmamıştır.
Fenilketonürili hastalarda kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi C’dir.
Gebelerde kullanımına ait yeterli çalışma yoktur. Hayvan deneylerinde,
risperidonun doğrudan fertiliteyi bozan etkileri görülmemişse de,
prolaktin ve MSS bağlı bazı indirekt etkileri görülmüştür. Hiçbir
çalışmada risperidonun teratojenik etkisine rastlanmamıştır. Bu yüzden
gebelerde sadece muhtemel yarar risklerden fazla olduğunda kullanılır.
Hayvan deneylerinde risperidon ve 9-hidroksi-risperidonun süte geçtiği
görülmüştür. Risperidon ve 9-hidroksi-risperidonun anne sütüne geçtiği
de belirlenmiştir. Anneler emzirmemelidirler. Zihinsel uyanıklık
gerektiren fonksiyonları etkileyebilir. Bu yüzden hastaların, bireysel
duyarlılıkları anlaşılıncaya kadar, araç ve makine kullanmaları
önerilmez.

Yan Etkileri:

Gözlenen yan etkiler: Sık: Uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, baş
ağrısı. Sedasyon yetişkinlerden çok çocuklar ve ergenlerde
gözlenmiştir. Genel olarak, sedasyon hafif ve geçicidir. Daha seyrek:
Uyuklama, yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı,
konstipasyon, dispepsi, bulantı/kusma, görme bozukluğu, priapizm,
ereksiyon bozuklukları, ejakülasyon kusurları, orgazm ile ilgili
disfonksiyonlar, üriner inkontinans, rinit, döküntü ve diğer alerjik
reaksiyonlar. Ekstrapiramidal semptomlar (tremor, rijidite,
hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi, akut distoni) görülebilir. Bu
belirtiler genellikle hafif ve gerektiğinde doz azaltılıp ve/veya
antiparkinson ilaçlar verildiğinde geçicidir. Akut manili hastalarda
yapılan klinik çalışmalarda risperidon tedavisi ile EPS görülme
sıklığı %10′dan daha düşüktür. Bazı hastalarda, özellikle başlangıç
dozunu takiben, (ortostatik) hipotansiyon ve (refleks) taşikardi veya
hipertansiyon görülmüştür. Nötrofil ve/veya trombosit sayısında azalma
görülebilir. Doza bağlı prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden
olabilir. Muhtemel belirtileri galaktore, jinekomasti, menstrüel
siklüs düzensizlikleri ve amenore olabilir. Kilo artışı, ödem ve
karaciğer enzimlerinde yükselme gözlenmiştir. Serebrovasküler
bozukluklar ve geçici iskemik atakların dahil olduğu serebrovasküler
advers etkiler gözlenmiştir. Çok ender durumlarda hiperglisemi ve daha
önceden varolan diyabetin şiddetlendiği bildirilmiştir. Psikotik
hastalarda polidipsiye ya da antidiüretik hormonun uygunsuz salınımına
bağlı su intoksikasyonu, tardif diskinezi, Nöroleptik Malign Sendrom,
vücut ısısında düzensizlikler ve epilepsi nöbetleri gözlenmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı sistemik olarak değerlendirilmemiştir.
Merkezi etkisi nedeniyle diğer SSS etkili ilaçlarla kullanılırken
dikkatli olunmalıdır. Levodopa ve diğer dopamin agonistlerinin
etkilerini antagonize edebilir. Karbamazepinin risperidonun plazmadaki
aktif antipsikotik fraksiyonunu azalttığı gösterilmiştir. Karaciğer
enzimlerini indükleyen diğer ilaçlarla da benzer etkiler görülebilir.
Fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar ve bazı beta blokerler
risperidonun plazma düzeyini artırır ama aktif antipsikotik fraksiyonu
etkilemez. Simetidin ve ranitidin sadece aktif antipsikotik fraksiyonu
ile sınırlı olmak üzere risperidonun biyoyararlanımını arttırırlar.
Fluoksetin ve paroksetin, CYP2D6 inhibitörleri risperidonun plazma
konsantrasyonlarını arttırır, ancak ilacın aktif antipsikotik
fraksiyonunu daha az arttırır. Birlikte fluoksetin veya paraoksetin
tedavisi başlandığında veya kesildiğinde doz tekrar
değerlendirilmelidir. Demanslı yaşlı hastalarda furosemid ve
risperidon kombinasyonu kullanan gruptaki mortalite, plasebo ile
furosemid kombinasyonu kullananlara göre daha yüksek bulunmuştur.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. RIXPER (Film Tablet)
  2. SERDOLECT (Film Tablet)
  3. RİCUS (Oral Solüsyon)
  4. SEROQUEL (Film Tablet)
  5. ZYZAPİN (Film Tablet)