RİFCAP (Süspansiyon)
Kullanım Şekli:
Tüberkülozda günlük doz erişkinler için tek doz halinde 600 mg ve 12
yaşına kadar olan çocuklarda 10 mg/kg’dır (Çocuklarda günlük doz 600
mg’dan fazla olmamalıdır). Diğer enfeksiyonlarda günlük doz erişkinler
için 2×300 mg (şiddetli olgularda 2×450-600 mg’a kadar çıkılabilir) ve
çocuklarda 2×10 mg/kg’dır.
Endikasyonları:
Rifampisin özellikle hızlı üreyen ekstraselüler organizmalara etkili
olmakla birlikte, intraselüler olarak ya da yavaş ve intermitan üreyen
M. tuborculosis üzerinde de bakterisidal etki gösterir. İn vitro
olarak Mycobacterium avium Complex, M. kansasli ve M. Leprae’ya da
etkilidir. Rifampisin in vitro olarak pek çok Gram-pozitif ve
Gram-negatif mikroorganizmaya da etkilidir. Bunlar arasında Neisseria
meningitidis, Neisseria gonorrhoeae, Staphylococcus aureus, Proteus
türleri, Staphylococcus epidermidis, H. influeanzae, E. coli,
Pseudomonas aeruginosa, Legionella pneumophila, Brucella türleri ve
Streptococcus pyogenes bulunmaktadır. Penisilinaz üreten ve üretmeyen
türlerle Beta-laktamaza dirençli olan Stafilokoklar rifampisine
duyarlıdır. Tüberküloz: Rifampisin pulmoner tüberküloz ve diğer
tüberkülozlarda kullanılır. Rifampisin en az bir diğer antitüberküloz
ajanla (INH, pirazinamid, etambutol vb.) birlikte kullanılmalıdır.
Lepra: Rifampisin multibasiler veya polibasiler lepranın tedavisinde
en az bir diğer lepra ilacıyla birlikte kullanılmalıdır. Metisiline
dirençli Stafilokok enfeksiyonları: Rifampisin metisiline dirençli
Stafilokokal enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır. Bu gibi
durumlarda uygun bir antibiyotikle kombine edilmelidir. Ciddi
Stafilokok enfeksiyonları: Rifampisin ciddi Stafilokok
enfeksiyonlarının tedavisinde diğer bir uygun antibiyotikle birlikte
kullanılır. Bruselloz: Rifampisin bruselloz tedavisinde de
kullanılabilir. Bu durumda doksisiklinle kombine edilmelidir.
Meningokok taşıyıcıları: Rifampisin N. meningitidis’in asemptomatik
taşıyıcılarının tedavisinde kullanılır (Dirençli organizmaların hızla
oluşma olasılığından dolayı rifampisin menenjit tedavisinde endike
değildir). Haemophilus influenzae: Rifampisin H. influenzae’nin
asemptomatik taşıyıcılarının tedavisinde ve mikroorganizmaya maruz
kalmış 4 yaş veya altındaki çocukların kemoprofilaksisinde kullanılır.
Dİğer enfeksiyonlar: Stafilokok, Streptokok, N. gonorhoeae, Proteus
türleri. H. influenzae, E. coli ve Legionella türleri rifampisine
duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde
kullanılır. Rezistan organizmaların oluşmasına engel olmak için
rifampisin organizmanın duyarlı olduğu diğer bir antibakteriyel ajanla
birlikte verilmelidir.
Kontrendikasyonları:
Rifamisinlerden herhangi birine daha önce duyarlılık göstermiş
kişilerde, sarılıkta, porfirili hastalarda ve gebeliğin ilk üç ayında
kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda doktor kontrolu altında çok
gerekliyse kullanılmalıdır. Bu hastalarda karaciğer fonksiyonları
dikkatle izlenmeli ve özellikle serum SGPT ve SGOT miktarları
tedaviden önce ve tedavi sırasında her iki ya da dört haftada bir
kontrol edilmelidir. Eğer hepatoselüler bozukluk oluşursa, rifampisin
tedavisi kesilmelidir. Rifampisin karaciğer hücrelerinden bilirubin
itrahını azaltabilir ve bilirubinemiyi yükseltebilir. Bilirubin ölçüm
yöntemlerini bozduğu için bazı olgularda yanlış olarak
hiperbilirubinemi teşhisine yol açabilir. Bilirubin ve/veya
transaminaz miktarlarının bir miktar artmış olduğunu gösteren tek bir
rapor tedavinin kesilmesini gerektirmeyebilir. Testlerin tekrarlanması
ve sonuçların hastanın durumuna göre değerlendirilmesi daha uygun
olur. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda beslenme yetersizliği olan
yaşlılarda ve 2 yaşın altındaki çocuklarda rifampisinin izoniazidle
birlikte kullanımında dikkatli olunması önerilir. Rifampisinle PAS
birlikte kullanılacaksa en az 8 saat arayla veilmelidir. Tüberküloz
olmayan enfeksiyonların tedavisinde tüberküloz şüphesi varsa
tüberküloz oluşumunu maskelememek ve mikobakteriyel rezistans
gelişimini uyarmamak için teşhis konmadan rifampisin
kullanılmamalıdır. İmmünolojik reaksiyon daha çok aralıklı tedaviyle
ortaya çıkar (haftada 2 veya 3 kezden az); hasta yakından
izlenmelidir. Hastalar, tedavi rejimini bozdukları takdirde
immünolojik reaksiyonların ortaya çıkabileceği konusunda
uyarılmalıdır. Eğer böbrek yetmezliği, trombositopeni veya hemolitik
anemi oluşursa, tedavi bırakılmalı ve yeniden başlanmamalıdır.
Rifampisin (tek başına veya diğer antitüberküloz ajanlarla birlikte)
plasenta bariyerini aşarak kordon kanına geçtiği halde insan fetüsü
üzerindeki etkisi henüz bilinmemektedir. Ancak gebeliği sırasında
150-250 mg/kg/gün dozda, oral yolla rifampisin verilen farelerin
yavrularında, Spina bifida ve yarık damak başta olmak üzere konjenital
malformasyonlarda artış görülmüştür. Gebelik olasılığı olan kadınlarda
yarar/zarar oranı dikkate alınmalıdır.
Yan Etkileri:
Genellikle iyi tolere edilir. Nadiren gastrointestinal bozukluklar
(genizde yanma, bulantı, kusma, gaz, kramplar, ishal vb.)
gözlenmiştir. Ateş, ürtiker, ciltte kızarıklık gibi olası immünolojik
yan etkiler, bazı böbrek rahatsızlıkları ve trombositopeni gibi
hematolojik değişiklikler genellikle aralıklı, düzensiz veya
tekrarlayan tedaviler sırasında gözlenir. Özellikle diğer
antitüberküloz ilaçlarla birlikte tedavi gören bazı hastalarda sarılık
ve/veya serum transaminazlarda artış gözlenmiştir. Bazan tedavinin ilk
günlerinde karaciğerin hücre düzeylerindeki atılımı yolaklarında
rifampisinle bilirubin yarışması sonucu hiperbilirubinemi
gözlenebilir. Rifampisin tedavisi sırasında hepatitis ve karaciğer
fonksiyon testlerinde bozukluk oluşabilir. Bu nedenle tedavi sırasında
karaciğer fonksiyonları izlenmelidir. Rifampisinin genellikle
tekrarlayan dozlarda verilmesiyle oluşan ve olasılıkla immünolojik
kaynaklı yan etkileri: Flusendrom (rifampisin tedavisinin 3. ve 6.
aylarında kemiklerde ağrıyla ortaya çıkar ve ateş, üşüme, titreme, baş
ağrısı, baş dönmesi gibi semptomlarla karakterize bir sendromdur),
soluk almada kısalma ve hırıltılı solunum, kan basıncında azalma,
genellikle akut tübüler nekroz veya akut interstisyel nefrite bağlı
akut renal yetmezlik.
İlaç Etkileşimleri:
Rifampisin, karaciğer enzimlerini indükleyici özelliği dolayısıyla
oral antikoagülanlar, kortikosteroidler, siklosporin, dijital
müstahzarları, kinidin, oral kontraseptifler, oral hipoglisemik
ajanlar, dapson, narkotik ve analjeziklerin etkinliğini azaltabilir.
Rifampisinle birlikte alındığında methadon, diazepam, verapamil, Beta-adrenerjik
blokerler, klofibrat, progestinler, dizopramid, meksiletin, teofilin,
kloramfenikol ve antikonvülsanların etkilerinde azalma olduğu
bildirilmiştir, dozlarının ayarlanması gerekebilir. Oral kontraseptif
kullananların rifampisin tedavisi sırasında hormonsuz doğum kontrol
yöntemlerini tercih etmeleri önerilir. Antasitlerle rifampisin
absorpsiyonunun engellendiği gösterilmiştir. Halotanla rifampisin
birlikte kullanıldığında her iki ilacın da hepatotoksisitesi artar.
Ketokonazolle her ikisinin de serum konsantrasyonları azalır.
Rifampisinin terapötik dozları serum folat ve B12 vitamininin standart
mikrobiyolojik tayinlerini engeller. Bromsulfalein ve serum bilirubin
miktarlarında geçici yükselmeler görülebilir. Bu nedenle bu testler
rifampisinin sabah dozundan önce yapılmalıdır. Ayrıca, delta amino
levulinik asit sentetaz enzimini indükler. Bu nedenle rifampisin
verilmesiyle porfiria şiddetlenebilir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!