RECOFOL %1 (IV Ampul)
Kullanım Şekli:
Erişkinler: Genel anestezinin indüksiyonunda: Recofol dozu alınan
yanıta uygun olarak hastaya göre ayarlanmalı ve yavaş bolus enjeksiyon
ya da infüzyon tarzında uygulanmalıdır. Genel olarak erişkinlerde
başlangıç için hastada anestezinin başlangıcına ait olan klinik
bulgular ortaya çıkana kadar 10 saniyelik aralıklarla yavaş bolus
şeklinde 40 mg şeklinde uygulamalar yapılır. 55 yaşın altındaki
sağlıklı kişilerde indüksiyon dozu 1.5-2.5 mg/kg’dır. Uygulama hızının
azaltılmasıyla (20-50 mg/dak) kullanılan total doz miktarı
azaltılabilir. 1-1.5 mg/kg uygulaması yaşlı hastalar için sıklıkla
yeterli olmaktadır. ASA 3 ve 4 evresindeki hastalarda, 10 saniye
aralarla 20 mg (2 ml) şeklindeki düşük doz uygulaması önerilmektedir.
Genel anestezinin idamesi: Yeterli anestezi sürekli Recofol infüzyonu
ya da yinelenen bolus şeklinde uygulamalarla sürdürülebilir. Sürekli
infüzyon: 6-12 mg/kg/saat dozda Recofol uygulanmalıdır. Yaşlı, güçsüz
ya da hipovolemik ve ASA 3 ve 4 evresindeki hastalarda doz 4
mg/kg/saat’e kadar azaltılmalıdır. Anestezinin ortaya çıkması
sırasında (kabaca ilk 10-20 dakika süresince) bazı hastalara daha
yüksek hızda (8-10 mg/kg/saat) infüzyon gerekebilir. Tekrarlanan bolus
enjeksiyonlar: Hastadan alınan yanıta bağlı olarak 25-50 mg şeklinde
uygulanır. Yoğun bakımda sedasyon: İlk olarak 1-2 mg/kg bolus şeklinde
enjeksiyon yapılmalı daha sonra gereken sedasyonun derecesine bağlı
olarak sürekli infüzyonla devam edilmelidir. 0.3-4 mg/kg/saat infüzyon
dozları genellikle yeterli olmaktadır. Propofolün sürekli olarak
uygulaması 7 günden fazla sürdürülmemelidir. Cerrahi ve tanı
prosedürlerinde sedasyon: Cerrahi ve tanı prosedürlerinde yeterli
sedasyon genellikle başlangıçta 1-5 dakika süresince 0.5-1 mg/kg
uygulamasıyla sağlanmakta ve 1-4.5 mg/kg/saat hızındaki sürekli
infüzyon şeklindeki uygulamayla sürdürülmektedir. Aniden derin
sedasyon gerektiği durumlarda da 10-20 mg bolus dozları ek olarak
verilebilir. Çocuklar: 3 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.
Genel anestezinin indüksiyonunda: 8 yaşın üstündeki çocuklarda
anestezinin başladığını gösteren klinik belirtiler ortaya çıkana kadar
2.5 mg/kg olan ortalama indüksiyon dozu yavaş enjeksiyon şeklinde
uygulanır. Daha küçük çocuklar kilogram başına biraz daha yüksek
Recofol dozlarına gereksinim duyabilirler. ASA 3 ve 4 evresinde olan
çocuklar için yeterli deneyim yoktur. Genel anestezinin idamesi:
Yeterli anestezinin sürdürülmesi için sürekli infüzyon ya da yinelenen
bolus şeklinde Recofol uygulanabilir. Tatminkar bir anestezinin elde
edilebilmesi için 9-15 mg/kg/saat hızda uygulanması genellikle
yeterlidir. Yoğun bakım, cerrahi ve tanı prosedürlerinde sedasyon:
Çocukların sedasyonunda kullanılmamalıdır. Önerilenin dışında propofol
uygulaması yapıldığında nedensel bir ilişki gösterilmemekle birlikte,
ciddi yan etkilerin (ölümü de kapsayan) görüldüğü olgular
bildirilmiştir. Yan etkiler genellikle önerilen erişkin dozlarını aşan
miktarlarda uygulama yapılan, solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklarda
görülmektedir. Propofol sadece i.v. olarak uygulanmalıdır. Recofol
infüzyonu sulandırılarak ya da sulandırılmaksızın uygulanabilir.
Recofol %5 dekstroz infüzyonuyla sulandırılabilir. Herhangi bir
dilüsyon, hazırlandıktan sonra 6 saat içinde kullanılmalıdır.
Endikasyonları:
Propofol, erişkinlerde ve en az 3 yaşında olan çocuklarda, hastalar
hastaneye yatırılarak veya yatırılmadan yapılan ameliyatlarda
uygulanan dengeli anestezi tekniğinin bir bölümü olarak anestezi
indüksiyonunda ve/veya idamesinde kullanılabilen, intravenöz bir
anesteziktir.
Kontrendikasyonları:
Propofole veya preparatın komponentlerine karşı bilinen aşırı
duyarlığı olan hastalarda ya da genel anestezinin veya sedasyonun
sakıncalı olduğu hastalarda kontrendikedir. Ayrıca 3 yaşından küçük
çocuklarda, hamilelikte, obstetrik anestezide, emziren annelerde ve 16
yaşından küçük çocuklardaki sedasyonda kontrendikedir.
Uyarılar:
Genel anestezide ve yoğun bakım birimindeki hastalarda uygulanan sedasyonda
propofol sadece, genel anestezi uygulaması ve/veya kritik hasta bakımı
konusunda eğitim görmüş, kardiyovasküler reanimasyon ve hava
yollarının açık tutulması bakımından eğitilmiş olan, cerrahi girişimin
gerçekleştirilmesine katılmayan personel tarafından kullanılmalıdır.
Hastaların sürekli olarak izlenmesi gerekir. Yaşlı, düşkün ve ASA III
veya IV hastalardaki genel anestezi sırasında, istenmeyen
kardiyovasküler depresyon ve bu arada hipotansiyon, apne, hava yolu
obstrüksiyonu ve/veya oksijen desatürasyonu gelişme olasılığını en aza
indirmek için, hızlı (bir defa veya tekrarlanan) bolus uygulamaları
yapılmamalıdır. Propofol kullanımıyla aralarında zaman bağlantısı
olan, nadiren konvülsiyonlar ve opistotonus dahil perioperatif
miyoklonus görülmüştür. Propofol uygulamasından sonra bronkospazm,
eritem ve hipotansiyon dahil klinik anafilaksi belirtileri nadiren
görülür. İndüksiyon sırasında sıklıkla apne gelişir ve 60 saniyeden
daha uzun süre devam edebilir; ventilasyon desteğine ihtiyaç
duyulabilir. Propofol kullanımıyla aralarında zaman bağlantısı olan
akciğer ödemi ve dolaşım durması nadiren bildirilmiştir ama arada bir
sebep-sonuç ilişkisinin mevcut olduğu bilinmemektedir. Epilepsili bir
hastaya propofol verildiğinde, anesteziden derlenme fazında
konvülsiyon görülme riski söz konusu olabilir. Propofol, vagolitik
etkiye sahip değildir. Bu ilacın kullanımına, derecesi hafifle çok
şiddetli (asistol) arasında değişebilen bradikardinin eşlik ettiği
bildirilmiştir. Vagal tonusun yüksek olduğu veya propofolün
bradikardiye yol açabilecek diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığı
durumlarda indüksiyon öncesinde veya anestezi idamesi sırasında bir
antikolinerjik ilaç kullanılması düşünülebilir. Hastalar, hipotansiyon
ve/veya bradikardi belirtileri açısından izlenmelidir. Propofol,
elektrokonvülsif tedavi uygulamalarında kullanılmaz. Propofol
kullanımına devamlı infüzyon şeklinde başlanmalı ve uygulama hızındaki
değişiklikler, hipotansiyonun ve akut doz aşımının önlenebilmesi için
yavaş yavaş yapılmalıdır (dozaj ayarlamaları arasında 5 dakikadan daha
uzun süreler bırakılması gerekir). Hastalar, şiddetli hipotansiyon
ve/veya şiddetli olabilecek kardiyovasküler depresyon gibi durumların
erken belirtileri açısından izlenmelidir. Bu advers etkiler propofol
verilmesinin durdurulmasına, intravenöz sıvı kullanımına ve/veya
vazopresör tedaviye cevap verir. Uygulanmakta olan propofol
infüzyonunun birdenbire durdurulması, hastanın hızla uyanmasıyla
birlikte anksiyeteye, ajitasyona ve mekanik ventilasyona karşı direnç
göstermesine yol açabilir ve hastanın respiratörden ayrılmasını
zorlaştırabilir. Bu nedenle propofol kullanımına respiratörden ayrılma
işlemi boyunca, ekstübasyondan 10-15 dakika öncesine kadar, hafif bir
sedasyon sağlamak üzere devam edilmelidir; ekstübasyon yapıldıktan
sonra, infüzyon durdurulabilir. Propofol su içinde yağ emülsiyonu
şeklinde formüle edildiğinden uzun süre kullanıldığında, serum
trigliserid düzeyleri yükselebilir. Hiperlipidemi riskinin söz konusu
olduğu hastalar, serum trigliseridlerindeki ve bulanıklığındaki (türbidite)
artış açısından izlenmelidir. Eğer vücut, yağları vücuttan yeterince
uzaklaştıramıyorsa, propofol verilmesi buna göre ayarlanmalıdır.
Hastalar, genel anestezi veya sedasyon sonrasında bir süre boyunca,
zihinsel zindelik gerektiren aktivitelerin, örneğin araç veya
tehlikeli makineler kullanılmasının ya da yasal belgeler
imzalanmasının aksayabileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Alkol
kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi B’dir. Böbrek ve/veya karaciğer
yetmezliği olan hastalarda uzun süreli propofol kullanımı
değerlendirilmemiştir. Propofol, kafa-içi basıncı artmış veya beyin
dolaşımı bozulmuş olan hastalarda kullanıldığında; arter basıncının
önemli ölçüde düşmesi önlenmelidir; aksi takdirde beyin pertüzyon
basıncı da azalır. İntraserebral basınç artışından şüphe ediliyorsa,
propofol enjeksiyonuyla birlikte hiperventilasyon ve hipokarbi
uygulanması gerekir.
Yan Etkileri:
Enjeksiyon yerinde hissedilebilecek ağrı, birlikte lidokain verilerek
ve koldaki geniş venlerden enjeksiyon yapılarak azaltılabilir. Tromboz
ve flebit enderdir. Kazaen propofolün damar dışına çıkması, minimal
doku reaksiyonuna neden olmuştur. Bazı hastalarda spontan hareketler,
hıçkırık ve öksürük görülebilir. İndüksiyon sırasında, dozaja ve
premedikasyon kullanılıp kullanılmamasına bağlı olarak hipotansiyon ve
geçici apne görülebilir. Bazen hipotansiyon, intravenöz sıvı tedavisi
gerektirecek kadar şiddetli olabilir; gerektiğinde vazokonstriktörler
kullanılabilir ve/veya propofolün verilme hızı azaltılabilir. Az
sayıda hastada öksürük, regürjitasyon ve kusma; kullanım sonrası çok
ender olarak bronkospazm, eritem ve hipotansiyon dahil anafilaksi
bildirilmiş olduğundan, hava yolu her zaman için yakından
izlenmelidir. Bradikardi, taşikardi ve ekstrasistol, propofolün
dolaşım üzerindeki daha seyrek karşılaşılan etkilerindendir. Akciğer
ödemi de bildirilmiştir. Propofol kullanımının sona ermesinden sonra
ve bazen de daha geç dönemde ender olarak konvülsiyonlar, miyoklonus
ve opistotonus ve uzun süre propofol kullanılmasından sonra ender
olarak idrarda renk değişikliği bildirilmiştir. Propofol ile derlenme
döneminde hastaların küçük bir bölümünde bulantı, kusma ve baş ağrısı
görülebilir ve derlenme sonunda cinsel disinhibisyona yol açabilir.
Ayrıca, ameliyat sonrası ateş yükselmesi bildirilmiştir. Anestezi
indüksiyonu ve idamesi sırasında bildirilen diğer advers olaylar;
asteni, uyanıklık, göğüs ağrısı, ekstremite ağrısı, ilacın etkisinin
artması, ense sertliği/rijiditesi, perinatal sorunlar, gövde ağrısı,
aritmi, atriyal fibrilasyon, atriyoventriküler kalp bloku, bigemine
vurumlar, kanama, dal bloku, dolaşım durması, anormal EKG, ödem,
hipertansiyon, miyokard enfarktüsü, miyokard iskemisi, prematüre
atriyal vurumlar, prematüre ventriküler vurumlar, ST segmentinde
depresyon, supraventriküler taşikardi, senkop, ventrikül fibrilasyonu,
anormal rüyalar, ajitasyon, anksiyete, sıçramak/fırlamak,
ürperme/titreme, hırçınlık, konfüzyon, delirium, depresyon, göz
kararması, emosyonel labilite, üfori, yorgunluk, halüsinasyonlar,
hipertoni/distoni, hipotoni, histeri, uykusuzluk, inlemek, nöropafi,
parestezi, somnolans, tremor, seyirmeler, sindirim sistemi krampları,
ishal, ağız kuruması , parotis büyümesi, hipersalivasyon, yutkunma,
pıhtılaşma bozukluğu, lökositoz, enjeksiyon yerinde kurdeşen/kaşıntı,
kızarıklık/renk değişikliği, hiperkalemi, hiperlipemi, miyalji,
boğazda yanma hissi, dispne, hiperventilasyon, hipoksi, laringospazm,
farenjit, hapşırma, takipne, üst solunum yollarında tıkanma, hırıltılı
solunum, konjunktiva hiperemisi, terleme, kızarıklık, kaşıntı,
döküntü, ürtiker, ambliyopi, çift-görme, kulak ağrısı, göz ağrısı,
nistagmus, tat alma anormallikleri, kulak çınlaması, oligüri, idrar
retansiyonu. Yoğun bakım biriminde sedasyon uygulanırken bildirilen
diğer advers olaylar: Sepsis, tüm vücutta dermansızlık, kalp dakika
hacminin azalması, sağ kalp yetmezliği, ventriküler taşikardi,
intrakraniyal hipertansiyon, düşünce anormallikleri, ileus, karaciğer
fonksiyon anormallikleri, BUN artışı, kreatinin artışı, dehidrasyon,
hiperglisemi, hiperlipemi, metabolik asidoz, osmolalite artması,
akciğer fonksiyonunda azalma, respiratörden ayrılırken solunum asidozu,
böbrek yetmezliğidir.
İlaç Etkileşimleri:
İndüksiyon için gereken propofol dozu; özellikle morfin, meperidin ve
fentanil gibi narkotiklerin ve opioid-sedatif kombinasyonlarının (benzodiazepinler,
barbitüratlar, kloral hidrat, droperidol vs) kullanıldığı
premedikasyonlardan sonra azalabilir. Bu ilaçlar propofolün anestezik
veya sedatif etkilerini artırabilir ve ayrıca sistolik, diastolik ve
ortalama arter basıncıyla kalp dakika hacminin daha fazla azalmasına
yol açabilir. Anestezi idamesi veya sedasyon sırasında propofol
verilme hızı, istenilen anestezi veya sedasyon düzeyine göre
ayarlanmalıdır; protoksit veya opioidler gibi ilave analjezikler
kullanılması, bu hızın azaltılmasını gerektirebilir. İdame anestezisi
sırasında izofluran, enfluran, sevofluran ve halotan gibi güçlü
inhalasyon anesteziklerin propofolle birlikte kullanılması, geniş
kapsamlı olarak incelenmiş değildir. Bu inhalasyon anesteziklerinin
de, propofolün anestezik veya sedatif ve kardiyorespiratuvar
etkilerini artırması eklenebilir. Merkezi sinir sisteminde depresyon
yapan hipnotikler/sedatifler, inhalasyon anestezikleri ve opioidler
gibi diğer ilaçlar, propofolün merkezi sinir sisteminde neden olduğu
depresyonu artırabilir. 0.15 mg/kg morfin premedikasyonunun ve
ardından oksijen içerisinde %67 protoksit inhalasyonunun, idame için
gerekli propofol infüzyon hızını ve terapötik kan konsantrasyonlarını,
narkotik olmayan premedikasyona (lorazepam) kıyasla azalttığı
gösterilmiştir. Süksametonyum ve neostigmin sonrası bradikardi ve
dolaşım durması görülebilir. Siklosporin tedavisi gören hastalarda;
propofol gibi yağ emülsiyonları uygulandığında lökoensefalopati rapor
edilmiştir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!