PROPOFOL IV Abbott (infüzyon emülsiyon)
Kullanım Şekli:
Propofolün dozajı ve uygulanma hızı, klinikte önemi olan faktörler ve
bu arada indüksiyondan önce ve birlikte kullanılan ilaçlar, hastanın
yaşı, ASA fiziksel sınıfı ve hastanın düşkünlük derecesi gibi
faktörlere göre istenen etki elde edilecek şekilde
bireyselleştirilmeli ve titre edilmelidir. Kararlı düzeydeki propofol
kan konsantrasyonları genelde, özellikle aynı hastada olmak üzere
infüzyon hızıyla orantılıdır. Kardiyorespiratuvar depresyon gibi
istenmeyen yan etkilerin görülme olasılığı, bolus tarzında dozların
kullanılması veya infüzyon hızının hızla arttırılması sonucu kan
konsantrasyonlarının yükselmesi durumunda artar. İlacın etkilerini
değerlendirebilmek için, doz ayarlamaları arasında yeterli bir süre
(3-5 dakika) bırakılmalıdır. Propofol kullanılması sırasında normal
olarak analjezik ilaç takviyesine ihtiyaç duyulur. Erişkin Hasta
İndüksiyonda: 55 yaşın altında olan ve ASA sınıf I veya II’ye giren
hemen bütün hastalarda premedikasyon uygulanmadığı ya da premedikasyon
ilacı olarak oral benzodiazepinlerin ya da intramüsküler opioidlerin
kullanıldığı durumlarda indüksiyon için 2-2.5 mg/kg propofole ihtiyaç
vardır. İndüksiyonda kullanılacak olan propofol dozu, anestezinin
başladığını gösteren klinik belirtiler ortaya çıkıncaya kadar,
hastanın reaksiyonuna göre titre edilmelidir (yaklaşık her 10 saniyede
40 mg propofol). Anestezi İdamesinde: Erişkinlerde anestezi idamesini,
propofolü infüzyon ya da aralıklı intravenöz bolus enjeksiyonları
şeklinde kullanarak sağlamak mümkündür. İnfüzyon hızı veya aralıklı
olarak verilecek ilaç miktarı ve sıklığı, hastanın klinik cevabına
göre ayarlanır. Sürekli İnfüzyon: Propofol infüzyonuyla
gerçekleştirilecek anestezi idamesi, indüksiyon fazında tatmin edici
veya sürekli bir anestezi sağlamak amacıyla, indüksiyon dozundan hemen
sonra başlatılmalıdır. Erişkinlerdeki infüzyon yoluyla verilecek olan
propofol dozu, saatte 4-12 mg/kg arasında değişir. İndüksiyondan hemen
sonraki bu başlangıç dönemi sırasında, yani ilk 10-15 dakika boyunca
genellikle daha yüksek infüzyon hızlarına ihtiyaç vardır. Daha sonra
ise infüzyon hızı, idame döneminin ilk yarım saati için %30-50
oranında azaltılmalıdır. Aralıklı Bolus: Genel cerrahi girişimleri
uygulanmakta olan hastalarda propofol, 25-50 mg arasında değişen
miktarlardaki bolus enjeksiyonlar şeklinde verilebilir. Yaşam
belirtilerindeki değişiklikler hastanın cerrahi stimülasyona tepki
verdiğini veya anestezinin hafiflediğini gösterdiğinde, bolus
enjeksiyon yapılmalıdır. Yoğun bakım biriminde yatan hastalara
sedasyon sağlamak amacıyla verilecek propofol dozu hastanın durumuna
ve cevabına, kan lipid profiline ve yaşam belirtilerine göre
bireyselleştirilmelidir. Entübe edilmiş ve mekanik ventilasyon
uygulanmakta olan erişkin hastalarda bu tür sedasyona, istenilen
klinik etkinin sağlanması ve hipotansiyon olasılığının en aza
indirilmesi için sürekli infüzyonla yavaş yavaş başlamak gerekir.
Sedasyon için gereken minimal propofol dozunun öğrenilebilmesi için,
hergün sedasyon düzeyinin ve merkezi sinir sistemi fonksiyonlarının
değerlendirilmesi gerekir. Sedasyon başlangıcında kullanılacak
propofol dozu, saatte 0.3 mg/kg (dakikada 5 mcg/kg) olmalıdır. Daha
sonra infüzyon hızı, istenilen düzeyde sedasyon elde edilinceye kadar
saatte 0.3-0.6 mg/kg (dakikada 5-10 mcg/kg)’lık miktarlar şeklinde
artırılmalıdır. İlacın etkisinin maksimal düzeye çıkabilmesi için, doz
ayarlamaları arasında en az 5 dakika süre bırakmak gerekir. Erişkin
hastaların çok büyük bir bölümünde gereken idame hızı saatte 0.3-4 mg/kg’dır.
Yaşlı, Düşkün ve ASA III veya IV Hastalar: İndüksiyonda: Klirensin
azalması ve kan düzeylerinin daha yüksek olması nedeniyle hemen bütün
yaşlı hastalarda anestezi indüksiyonu için ihtiyaç duyulan propofol
dozu, hastanın durumuna ve cevabına göre yaklaşık 1.05-1.5 mg/kg’dır
(yaklaşık her 10 saniyede bir 20 mg). Anestezi İdamesinde: Sağlıklı
erişkinlere kıyasla daha düşük infüzyon hızlarına ihtiyaç duyulabilir.
Nöroşirürji Hastaları: Önemli bir hipotansiyonun gelişmesini ve
serebral perfüzyon basıncının azalmasını önleyebilmek için propofol,
infüzyonla ya da her 10 saniyede bir 20 mg şeklindeki yavaş boluslar
tarzında kullanılmalıdır. Klinik cevaba göre ayarlanan daha yavaş
indüksiyon, indüksiyonda ihtiyaç duyulacak dozu genellikle azaltır
(1-2 mg/kg). Propofol 3 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.
İndüksiyonda: Propofol, klinik anestezi belirtileri görülene kadar
yavaş yavaş uygulanmalıdır. Doz yaş/ağırlığa göre düzeltilmelidir. 8
yaşından büyük çocuklar için normal olarak 2.5 mg/kg civarı doza
ihtiyaç vardır. Daha genç çocuklar için daha yüksek dozlara ihtiyaç
duyulabilir. ASA III ve IV grubu çocuklarda kullanımı için yeterli
deneyim mevcut değildir. Anestezi İdamesinde: Anestezi, tekrarlanan
bolus enjeksiyonları ile sürekli infüzyon şeklinde idame edilir.
Gereken infüzyon hastadan hastaya büyük oranda değişir. Normal olarak
saatte 9-15 mg/kg dozu güvenli anestezi sağlar. Sedasyon: Propofol, 16
yaşından küçük çocuklarda sedasyon sağlamak amacıyla
kullanılmamalıdır.
Endikasyonları
Propofol, erişkinlerde ve en az 3 yaşında olan çocuklarda, hastalar
hastaneye yatırılarak veya yatırılmadan yapılan ameliyatlarda
uygulanan dengeli anestezi tekniğinin bir bölümü olarak anestezi
indüksiyonunda ve/veya idamesinde kullanılabilen, intravenöz bir
anesteziktir.
Kontrendikasyonları:
Propofole veya preparatın komponentlerine karşı bilinen aşırı duyarlığı olan hastalarda ya da genel anestezinin veya sedasyonun sakıncalı olduğu hastalarda kontrendikedir. Ayrıca 3 yaşından küçük
çocuklarda, hamilelikte, obstetrik anestezide, emziren annelerde ve 16
yaşından küçük çocuklardaki sedasyonda kontrendikedir.
Uyarılar:
Genel anestezide ve yoğun bakım birimindeki hastalarda uygulanan sedasyonda
propofol sadece, genel anestezi uygulaması ve/veya kritik hasta bakımı
konusunda eğitim görmüş, kardiyovasküler reanimasyon ve hava
yollarının açık tutulması bakımından eğitilmiş olan, cerrahi girişimin
gerçekleştirilmesine katılmayan personel tarafından kullanılmalıdır.
Hastaların sürekli olarak izlenmesi gerekir. Yaşlı, düşkün ve ASA III
veya IV hastalardaki genel anestezi sırasında, istenmeyen
kardiyovasküler depresyon ve bu arada hipotansiyon, apne, hava yolu
obstrüksiyonu ve/veya oksijen desatürasyonu gelişme olasılığını en aza
indirmek için, hızlı (bir defa veya tekrarlanan) bolus uygulamaları
yapılmamalıdır. Propofol kullanımıyla aralarında zaman bağlantısı
olan, nadiren konvülsiyonlar ve opistotonus dahil perioperatif
miyoklonus görülmüştür. Propofol uygulamasından sonra bronkospazm,
eritem ve hipotansiyon dahil klinik anafilaksi belirtileri nadiren
görülür. İndüksiyon sırasında sıklıkla apne gelişir ve 60 saniyeden
daha uzun süre devam edebilir; ventilasyon desteğine ihtiyaç
duyulabilir. Propofol kullanımıyla aralarında zaman bağlantısı olan
akciğer ödemi ve dolaşım durması nadiren bildirilmiştir ama arada bir
sebep-sonuç ilişkisinin mevcut olduğu bilinmemektedir. Epilepsili bir
hastaya propofol verildiğinde, anesteziden derlenme fazında
konvülsiyon görülme riski söz konusu olabilir. Propofol, vagolitik
etkiye sahip değildir. Bu ilacın kullanımına, derecesi hafifle çok
şiddetli (asistol) arasında değişebilen bradikardinin eşlik ettiği
bildirilmiştir. Vagal tonusun yüksek olduğu veya propofolün
bradikardiye yol açabilecek diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığı
durumlarda indüksiyon öncesinde veya anestezi idamesi sırasında bir
antikolinerjik ilaç kullanılması düşünülebilir. Hastalar, hipotansiyon
ve/veya bradikardi belirtileri açısından izlenmelidir. Propofol,
elektrokonvülsif tedavi uygulamalarında kullanılmaz. Propofol
kullanımına devamlı infüzyon şeklinde başlanmalı ve uygulama hızındaki
değişiklikler, hipotansiyonun ve akut doz aşımının önlenebilmesi için
yavaş yavaş yapılmalıdır (dozaj ayarlamaları arasında 5 dakikadan daha
uzun süreler bırakılması gerekir). Hastalar, şiddetli hipotansiyon
ve/veya şiddetli olabilecek kardiyovasküler depresyon gibi durumların
erken belirtileri açısından izlenmelidir. Bu advers etkiler propofol
verilmesinin durdurulmasına, intravenöz sıvı kullanımına ve/veya
vazopresör tedaviye cevap verir. Uygulanmakta olan propofol
infüzyonunun birdenbire durdurulması, hastanın hızla uyanmasıyla
birlikte anksiyeteye, ajitasyona ve mekanik ventilasyona karşı direnç
göstermesine yol açabilir ve hastanın respiratörden ayrılmasını
zorlaştırabilir. Bu nedenle propofol kullanımına respiratörden ayrılma
işlemi boyunca, ekstübasyondan 10-15 dakika öncesine kadar, hafif bir
sedasyon sağlamak üzere devam edilmelidir; ekstübasyon yapıldıktan
sonra, infüzyon durdurulabilir. Propofol su içinde yağ emülsiyonu
şeklinde formüle edildiğinden uzun süre kullanıldığında, serum
trigliserid düzeyleri yükselebilir. Hiperlipidemi riskinin söz konusu
olduğu hastalar, serum trigliseridlerindeki ve bulanıklığındaki (türbidite)
artış açısından izlenmelidir. Eğer vücut, yağları vücuttan yeterince
uzaklaştıramıyorsa, propofol verilmesi buna göre ayarlanmalıdır.
Hastalar, genel anestezi veya sedasyon sonrasında bir süre boyunca,
zihinsel zindelik gerektiren aktivitelerin, örneğin araç veya
tehlikeli makineler kullanılmasının ya da yasal belgeler
imzalanmasının aksayabileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Alkol
kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi B’dir. Böbrek ve/veya karaciğer
yetmezliği olan hastalarda uzun süreli propofol kullanımı
değerlendirilmemiştir. Propofol, kafa-içi basıncı artmış veya beyin
dolaşımı bozulmuş olan hastalarda kullanıldığında; arter basıncının
önemli ölçüde düşmesi önlenmelidir; aksi takdirde beyin pertüzyon
basıncı da azalır. İntraserebral basınç artışından şüphe ediliyorsa,
propofol enjeksiyonuyla birlikte hiperventilasyon ve hipokarbi
uygulanması gerekir.
Yan Etkileri:
Enjeksiyon yerinde hissedilebilecek ağrı, birlikte lidokain verilerek
ve koldaki geniş venlerden enjeksiyon yapılarak azaltılabilir. Tromboz
ve flebit enderdir. Kazaen propofolün damar dışına çıkması, minimal
doku reaksiyonuna neden olmuştur. Bazı hastalarda spontan hareketler,
hıçkırık ve öksürük görülebilir. İndüksiyon sırasında, dozaja ve
premedikasyon kullanılıp kullanılmamasına bağlı olarak hipotansiyon ve
geçici apne görülebilir. Bazen hipotansiyon, intravenöz sıvı tedavisi
gerektirecek kadar şiddetli olabilir; gerektiğinde vazokonstriktörler
kullanılabilir ve/veya propofolün verilme hızı azaltılabilir. Az
sayıda hastada öksürük, regürjitasyon ve kusma; kullanım sonrası çok
ender olarak bronkospazm, eritem ve hipotansiyon dahil anafilaksi
bildirilmiş olduğundan, hava yolu her zaman için yakından
izlenmelidir. Bradikardi, taşikardi ve ekstrasistol, propofolün
dolaşım üzerindeki daha seyrek karşılaşılan etkilerindendir. Akciğer
ödemi de bildirilmiştir. Propofol kullanımının sona ermesinden sonra
ve bazen de daha geç dönemde ender olarak konvülsiyonlar, miyoklonus
ve opistotonus ve uzun süre propofol kullanılmasından sonra ender
olarak idrarda renk değişikliği bildirilmiştir. Propofol ile derlenme
döneminde hastaların küçük bir bölümünde bulantı, kusma ve baş ağrısı
görülebilir ve derlenme sonunda cinsel disinhibisyona yol açabilir.
Ayrıca, ameliyat sonrası ateş yükselmesi bildirilmiştir. Anestezi
indüksiyonu ve idamesi sırasında bildirilen diğer advers olaylar;
asteni, uyanıklık, göğüs ağrısı, ekstremite ağrısı, ilacın etkisinin
artması, ense sertliği/rijiditesi, perinatal sorunlar, gövde ağrısı,
aritmi, atriyal fibrilasyon, atriyoventriküler kalp bloku, bigemine
vurumlar, kanama, dal bloku, dolaşım durması, anormal EKG, ödem,
hipertansiyon, miyokard enfarktüsü, miyokard iskemisi, prematüre
atriyal vurumlar, prematüre ventriküler vurumlar, ST segmentinde
depresyon, supraventriküler taşikardi, senkop, ventrikül fibrilasyonu,
anormal rüyalar, ajitasyon, anksiyete, sıçramak/fırlamak,
ürperme/titreme, hırçınlık, konfüzyon, delirium, depresyon, göz
kararması, emosyonel labilite, üfori, yorgunluk, halüsinasyonlar,
hipertoni/distoni, hipotoni, histeri, uykusuzluk, inlemek, nöropafi,
parestezi, somnolans, tremor, seyirmeler, sindirim sistemi krampları,
ishal, ağız kuruması , parotis büyümesi, hipersalivasyon, yutkunma,
pıhtılaşma bozukluğu, lökositoz, enjeksiyon yerinde kurdeşen/kaşıntı,
kızarıklık/renk değişikliği, hiperkalemi, hiperlipemi, miyalji,
boğazda yanma hissi, dispne, hiperventilasyon, hipoksi, laringospazm,
farenjit, hapşırma, takipne, üst solunum yollarında tıkanma, hırıltılı
solunum, konjunktiva hiperemisi, terleme, kızarıklık, kaşıntı,
döküntü, ürtiker, ambliyopi, çift-görme, kulak ağrısı, göz ağrısı,
nistagmus, tat alma anormallikleri, kulak çınlaması, oligüri, idrar
retansiyonu. Yoğun bakım biriminde sedasyon uygulanırken bildirilen
diğer advers olaylar: Sepsis, tüm vücutta dermansızlık, kalp dakika
hacminin azalması, sağ kalp yetmezliği, ventriküler taşikardi,
intrakraniyal hipertansiyon, düşünce anormallikleri, ileus, karaciğer
fonksiyon anormallikleri, BUN artışı, kreatinin artışı, dehidrasyon,
hiperglisemi, hiperlipemi, metabolik asidoz, osmolalite artması,
akciğer fonksiyonunda azalma, respiratörden ayrılırken solunum asidozu,
böbrek yetmezliğidir.
İlaç Etkileşimleri:
İndüksiyon için gereken propofol dozu; özellikle morfin, meperidin ve
fentanil gibi narkotiklerin ve opioid-sedatif kombinasyonlarının (benzodiazepinler,
barbitüratlar, kloral hidrat, droperidol vs) kullanıldığı
premedikasyonlardan sonra azalabilir. Bu ilaçlar propofolün anestezik
veya sedatif etkilerini artırabilir ve ayrıca sistolik, diastolik ve
ortalama arter basıncıyla kalp dakika hacminin daha fazla azalmasına
yol açabilir. Anestezi idamesi veya sedasyon sırasında propofol
verilme hızı, istenilen anestezi veya sedasyon düzeyine göre
ayarlanmalıdır; protoksit veya opioidler gibi ilave analjezikler
kullanılması, bu hızın azaltılmasını gerektirebilir. İdame anestezisi
sırasında izofluran, enfluran, sevofluran ve halotan gibi güçlü
inhalasyon anesteziklerin propofolle birlikte kullanılması, geniş
kapsamlı olarak incelenmiş değildir. Bu inhalasyon anesteziklerinin
de, propofolün anestezik veya sedatif ve kardiyorespiratuvar
etkilerini artırması eklenebilir. Merkezi sinir sisteminde depresyon
yapan hipnotikler/sedatifler, inhalasyon anestezikleri ve opioidler
gibi diğer ilaçlar, propofolün merkezi sinir sisteminde neden olduğu
depresyonu artırabilir. 0.15 mg/kg morfin premedikasyonunun ve
ardından oksijen içerisinde %67 protoksit inhalasyonunun, idame için
gerekli propofol infüzyon hızını ve terapötik kan konsantrasyonlarını,
narkotik olmayan premedikasyona (lorazepam) kıyasla azalttığı
gösterilmiştir. Süksametonyum ve neostigmin sonrası bradikardi ve
dolaşım durması görülebilir. Siklosporin tedavisi gören hastalarda;
propofol gibi yağ emülsiyonları uygulandığında lökoensefalopati rapor
edilmiştir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!