PARAPLATIN RTU (Enjektabl Flakon)
Kullanım Şekli:
Tek İlaç Tedavisi: Tek başına reküran over kanseri olan hastalarda 4
haftada bir haftanın 1. günü i.v. yoldan 360 mg/m2 dozda etkilidir.
Ancak, genellikle nötrofil sayısı en az 2.000 ve trombosit sayısı da
en az 100.000 oluncaya kadar tek başına intermittan uygulanmamalıdır.
Siklofosfamid ile Kombinasyon Tedavisi: İlerlemiş over kanserlerinin
kemoterapisinde, daha önce tedavi uygulanmamış hastaların tedavisi
için kullanılacak etkili kombinasyon; karboplatin 300 mg/m2, i.v.
yoldan, her 4 haftada bir, 1. gün, altı siklus+siklofosfamid 600
mg/m2, i.v. yoldan, her dört haftada bir, 1.gün, altı siklus.
Karboplatinin siklofosfamid ile kombine olarak intermittan uygulanması
için nötrofil sayısının en az 2.000, trombosit sayısının da en az
100.000 olması gerekir. Karboplatin genellikle 15 dakika veya daha
uzun süren infüzyonlarla uygulanır. Böbrek Fonksiyon Yetersizliği Olan
Hastalar: Kreatinin klirens değerleri 60 ml/dakikanın altında olan
hastalarda kemik iliği supresyonu riski artar. Dozlar kemik iliği
supresyonu derecesine göre hastanın toleransına bağlı olarak
ayarlanır. Karboplatin dozu ayrıca Calvert Formülü ile de
hesaplanabilir. Karboplatin %5 dekstrozsu veya %0.9 enjeksiyonluk
sodyum klorür ile 0.5 mg/ml gibi çok daha düşük konsantrasyonlara
seyreltilebilir.
Endikasyonları:
Epitelyal kaynaklı ilerlemiş over kanserlerinde; -birinci sıra terapi,
-ikinci sıra terapi; diğer tedaviler yetersizse. Akciğer
kanserlerinde.
Kontrendikasyonları:
Karboplatin, platin içeren bileşiklere allerjisi olanlarda
kontrendikedir. Ağır miyelosupresyonu olan ve ağır böbrek fonksiyon
bozukluğu olan (kreatinin klirensi <20 ml/dak) hastalarda
kontrendikedir.
Uyarılar:
Kemik iliği supresyonu (lökopeni, trombositopeni) doza bağlıdır ve böbrek
fonksiyonuyla ilgilidir. Periferik kan sayımı tedavi sırasında ve
tedaviden sonra sık sık kontrol edilmeli ve böbrek fonksiyonu
izlenmelidir. Diğer miyelosüpresan ilaçlarla birlikte tedavide, kemik
metastazına ve daha önceki tedavilere bağlı olarak kemik iliği
yetersiz olan hastalarda, böbrek fonksiyonu bozulmuş olan hastalarda
(<60 ml/dak), performansı iyi olmayan ve yaşlı hastalarda genellikle
dozun azaltılması gerekir. Karboplatinin nefrotoksisite ve
ototoksisite potansiyeli düşüktür. Ancak, aminoglikozidlerle ve diğer
nefrotoksik ve ototoksik ajanlarla birlikte kullanımı böbrek ve işitme
ile ilgili toksisite riskini arttırabilir. Karboplatin tedavisi
sırasındaki bulantı uygun antiemetiklerle giderilebilir. Diğer bir
seçenek ise yavaş bir tedavi şemasının uygulanmasıdır, bu şekilde
bulantı azaltılabilir. Nörotoksisiteye yaşlı hastalarda ve sisplatin
ile evvelce tedavi görenlerde daha fazla rastlanır. Diğer platin
koordinasyon bileşikleriyle olduğu gibi, karboplatin ile allerjik
reaksiyonlar bildirilmiştir. Bunlar uygulama anında ortaya çıkabilir
ve destekleyici tedavi ile kontrol edilebilirler. Örneğin adrenalin,
kortikosteroidler ve antihistaminikler uygulanabilir. Gebelikte ve
laktasyon sırasında karboplatinin güvenle kullanımı kanıtlanmamıştır.
Karboplatinin embriyotoksik ve teratojenik etkileri hayvanlarda
saptanmıştır. Karboplatinin in vitro ve in vivo olarak mutajenik
potansiyeli kanıtlanmıştır. Dolayısıyla, mümkün olduğu takdirde
karboplatinin gebelikte kullanımından kaçınılmalıdır. İnsan sütüyle
salgılanıp salgılanmadığı bilinmemektedir. Karboplatin tedavisi
sırasında laktasyona ara verilmesi tavsiye edilir.
Yan Etkileri:
Kemik İliği: Karboplatin dozunun kısıtlanmasına neden olan başlıca toksisite
miyelosupresyondur. Trombositopeni (trombositler <50.000/mm3)
hastaların çoğunda görülmüştür. Genellikle 3. haftada başlar ve 4-5
haftada tam iyileşme görülür. Lökopeni daha seyrek olarak ortaya
çıkmıştır (<2.000/mm3), genellikle 3. haftada görülür ve 5. haftada
yavaş bir iyileşme meydana gelir. Anemi (hemoglobin <2 mg/dl) sık
görülür ancak çok ağır nitelikli değildir. Performansı zayıf olan
hastalarda, yeterli kemik iliği rezervi olmayanlarda, böbrek
fonksiyonu bozuk hastalarda kemik iliği depresyonu daha şiddetli
ortaya çıkar. Gastrointestinal Sistem: Hafif ve orta şiddette bulantı
ve kusma sık görülür. Hastaların yaklaşık %20′sinde daha şiddetli
ortaya çıkar. Tedaviden sonra 24 saat içinde bulantı ve kusma
genellikle geçer. Nörotoksisite: Hastaların %5′inde en çok hafif
parestezi olmak üzere periferik nöropatiler gözlenmiştir. Daha önce
sisplatin ile tedavi edilmiş hastalarda bunun sıklığı ve şiddeti
artabilir. Genellikle hastaların %1′inde ototoksisitenin klinik
belirtileri, çoğunlukla kulak çınlaması olur. Nefrotoksisite:
Karboplatin ile anormal böbrek fonksiyon testleri sık gelişmez;
dolayısıyla, hidratasyon ya da zorlu diürez gerekli değildir.
Karboplatin tedavisi serum elektrolitlerinin (sodyum, potasyum,
magnezyum ve kalsiyum) azalmasına neden olabilir. Bu elektrolit
anormallikleri çok nadir klinik belirti verir. Allerjik Reaksiyonlar:
Hastaların %2′sinde karboplatine aşırı duyarlık bildirilmiştir.
Bunların türü ve şiddeti diğer platin içeren bileşiklerde
bildirilenler ile aynıdır; örneğin; deri döküntüsü, ürtiker, eritem ve
prüritus. Diğer: Anormal karaciğer fonksiyon testleri bildirilmiştir.
Bunlar genellikle hafif ve orta şiddettedir. Nadir olarak ağrı, asteni,
alopesi ve mukozit bildirilmiştir.
İlaç Etkileşimleri:
Alüminyum içeren injeksiyon veya infüzyon materyaliyle temas
ettirilmemelidir. Sodyum klorür solüsyonu ile dilüsyon (%0.9)
karboplatinin stabilitesini olumsuz yönde etkileyebilir; bu nedenle
önerilmez.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!