NALOKSON HCI (Ampul)

Kullanım Şekli:

İ.v., i.m. veya s.c. olarak uygulanabilir. Serum fizyolojik veya %5
dekstrozda enfüzyon şeklinde uygulanabilir. Bu solüsyonlarda 2 mg
nalokson eklenmesiyle uygulama yapılabilir. Narkotik surdozajda 0.4-2
mg’lık doz i.v. olarak uygulanmalıdır. Solunum fonksiyonlarında
istenen tablo görülmezse 2-3 dakika sonra aynı doz tekrarlanır. 10
mg’lık uygulamalarla herhangi bir sonuç elde edilmezse tanı
sorgulanmalıdır. Postoperatif narkotik depresyonda ise istenilen
solunum tablosu elde edilinceye kadar her 2-3 dakikada bir 0.1-0.2 mg
i.v. enjeksiyonlar yapılır. Çocuk dozu 0.01 mg/kg’dır.

Endikasyonları:

Doğal ve sentetik narkotikler, profoksifen ve nalbufin, pentazosin ve
butorfanol gibi narkotik-antagonist analjezikleri de içeren
opioidlerin neden olduğu solunum depresyonunu da kapsayan narkotik
depresyonun tümüyle veya kısmen antagonize edilmesinde endikedir.
Nalokson kuşkulanılan akut opioid surdozajının tanısında da endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naloksona karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda
kontrendikedir.

Uyarılar:

Opioidlere fiziksel bağımlılığı olduğu bilinen veya kuşkulanılan
kişilerde ve bu durumdaki annelerden doğan çocuklarda nalokson
dikkatle uygulanmalıdır. Bu olgularda narkotik etkilerinin aniden ve
tamamen çekilmesi, akut yoksunluk sendromunu ortaya çıkartabilir.
Naloksona doyurucu bir yanıt vermiş hastalar sürekli gözetim altında
tutulmalı ve narkotiklerin etki süresi naloksonunkini aşabileceğinden,
gerektiğinde tekrarlanan nalokson dozları uygulanmalıdır. Nalokson non-opioid
ilaçlara bağlı solunum depresyonuna karşı etkili değildir. Buprenorfin
ile indüklenmiş solunum depresyonunun tersine çevrilmesi
tamamlanmayabilir. Eksik bir yanıt oluşursa, ilaveten mekanik solunum
yapılmalıdır. Naloksona ilaveten, havayolu açıklığının sağlanması,
suni solunum, kalp masajı, vazopressör ajanlar gibi diğer resüsitasyon
önlemleri, akut narkotik zehirlenmeye karşı gerektiğinde kullanılmak
üzere hazır bulundurulmalı ve uygulanmalıdır. Birkaç tane
hipotansiyon, hipertansiyon, ventrikül taşikardisi ve fibrilasyonu ve
akciğer ödemi olgusu bildirilmiştir. Bunlar, çoğu daha önceden
kardiyovasküler bozuklukları olan veya benzer kardiyovasküler yan
etkileri olan ilaçları alan postoperatif hastalarda ortaya çıkmıştır.
Gebelik kategorisi B’dir. Hamilelerde yapılmış yeterli ve kontrollü
bir çalışma yoktur. Naloksonun insan sütü ile atılıp atılmadığı
bilinmemektedir.

Yan Etkileri:

Narkotik depresyonun aniden kesilmesi bulantı, kusma, terleme,
taşikardi, kan basıncı yükselmesi, titreme, konvülsiyon ve kalp krizi
ile sonuçlanabilir. Postoperatif hastalarda gerekli olandan daha
yüksek dozda nalokson verilmesi analjezinin anlamlı ölçüde antagonize
edilmesi ve heyecanlanma ile sonuçlanır. Hipotansiyon, hipertansiyon,
ventrikül taşikardisi ve fibrilasyonu ve akciğer ödemi naloksonunun
postoperatif kullanımına eşlik etmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Nalokson, bisülfit, metabisülfit, uzun zincir ve yüksek molekül
ağırlıklı anyonlar içeren veya pH’si alkalen olan herhangi bir
solüsyonla karıştırılmamalıdır.

Yorum Yap

NAFCIL (Flakon)

Kullanım Şekli:

Yetişkinlerde: 4-6 saatte bir 500 mg i.m. veya 4 saatte bir  500 mg
i.v., ciddi enfeksiyonlarda; 4 saatte bir 1 g i.m. ve i.v. Bebekler ve
Çocuklarda (40 kg üstü): Günde 2 defa 25 mg/kg i.m. Yeni doğanlarda:
Günde iki defa 10 mg/kg i.m. uygulanır.

Endikasyonları:

Penisilinaza dirençli bir penisilin olan nafsilin, bu ilaçlara karşı
duyarlı ve penisilinaz üreten stafilokokların neden olduğu
infeksiyonların tedavisinde endikedir. İnfeksiyon etmenini ve ilaca
karşı duyarlığını belirlemek için kültür ve duyarlılık testi
yapılmalıdır.

Kontrendikasyonları:

Herhangi bir penisiline karşı aşırı duyarlılık (anafilaktik)
reaksiyonu göstermiş kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:

Penisilin alan hastalarda ciddi ve kimi zaman fatal hipersensitivite (anafilaktik
şok ve kollaps) reaksiyonları görülmüştür. Tedaviye başlamadan önce
mutlaka hastanın hangi ilaçlara alerjisi olduğu saptanmalıdır.
Herhangi bir penisiline karşı duyarlılık göstermiş hastalara
uygulanmamalıdır. Önemli alerji ve/veya astımı olan hastalarda
penisilin dikkatle kullanılmalıdır. Duyarlı olmayan organizmaların
aşırı üremesine neden olabilir. Uzun süreli tedavilerde böbrek,
karaciğer ve kan dolaşımı gibi organ ve sistemlerde periyodik
kontroller yapılmalıdır. Karsinojenik, Mutajenik ve Fertilite Üzerine
Etkileri: Bu ilaçlarla uzun dönem hayvan çalışmaları yapılmamıştır.
Hamilelik ve Emzirme: Hamile kadınlarda kullanımının güvenilir
olduğunu gösteren uygun ya da kontrollü çalışmalar yoktur.
Penisilinler anne sütüne geçtiğinden emziren kadınlarda dikkatle
kullanılmalıdır. Pediatrik Kullanımı: Yeni doğanlarda renal
fonksiyonlar tam gelişmediğinden, vücuttan tümüyle atılamazlar ve kan
seviyelerinde aşırı artış görülebilir.

Yan Etkileri:

Genellikle tedavi sonucunda sensitizasyon görülür. Ani ve geç olmak
üzere iki tür penisilin alerjisi reaksiyonu görülmüştür. Ani
reaksiyonlar genellikle ilaç alındıktan sonra 20 dakika içinde ortaya
çıkar ve ürtiker ve kaşıntıdan, anjionörotik ödem, laringospazm,
bronkospazm, hipotansiyon, vasküler kollaps ve ölüme kadar
ciddiyetleri artabilir. Ayrıca ürtiker, prurit ve ateş olabilir. Geç
alerjiler 48 saat, bazen 2-4 hafta sonra ortaya çıkabilir. Serum
hastalığına benzer semptomlar (örn. ateş, halsizlik, ürtiker, miyalji,
artralji, karın ağrısı) ve değişken cilt kızarıklıkları görülür. Sinir
Sistemi Reaksiyonları: Özellikle böbrek yetersizliği olan hastalarda,
penisilin G ile görülene benzer nörotoksik reaksiyonlara neden
olabilir. Ürojenital Reaksiyonlar: Böbrek tübülüslerinde zedelenme ve
interstisyel nefrit görülmüştür. Bu reaksiyon kaşıntı , ateş,
eozinofili, hematüri, proteinüri ve böbrek yetersiliği ile birlikte
görülür. Hematolojik Reaksiyonlar: Geçici lökopeni, granülositopeni
ile nötropeni veya trmbositopeni seyrek olarak görülür. Ayrıca; diyare,
bulantı ve kusma görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Varfarin ve siklosporin ile etkileşebilir. Kumarin bileşiklerinin
antikoagülan etkisini azaltabilir. Diğer hepatotoksik ilaçlarla
etkileşebilir. Tetrasiklin, penisilinin bakterisid etkisini
engelleyebileceğinden, ikisi aynı anda kullanılmamalıdır.

Yorum Yap

NAPRODEV (Jel)

Kullanım Şekli:

Naprodev Jel günde 2-6 defa ağrılı bölgeye, tam olarak emilene kadar
hafif hafif ovularak sürülür.

Endikasyonları:

Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi,
nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi
araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla.
Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen
ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve
travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif
ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit,
lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak
analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal
hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara
karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu
grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik
reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte
çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü
trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği
risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın
eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz
kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş
dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok
nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya
perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri
döküntüleri bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek
oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein
bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini
güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral
antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte
alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar.
Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir.
Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin
antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik
etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu
bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden
48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını
karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de
etkileyebilir.

Yorum Yap

NAPREN (Tablet)

Kullanım Şekli:

Başlangıç tedavisinde bölünmüş dozlar halinde günde toplam 750 mg, 3
hafta süreyle verilir.

Endikasyonları:

Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi,
nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi
araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla.
Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen
ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve
travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif
ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit,
lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak
analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal
hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara
karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu
grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik
reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte
çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü
trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği
risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın
eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz
kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş
dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok
nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya
perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri
döküntüleri bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek
oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein
bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini
güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral
antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte
alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar.
Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir.
Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin
antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik
etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu
bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden
48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını
karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de
etkileyebilir.

Yorum Yap

NAPROSYN CR Tablet

Kullanım Şekli:

Günde tek doz (sabah veya akşam) kullanılır.

Endikasyonları:

Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi,
nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi
araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla.
Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen
ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve
travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif
ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit,
lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak
analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal
hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara
karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu
grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik
reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte
çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü
trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği
risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın
eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz
kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş
dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok
nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya
perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri
döküntüleri bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek
oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein
bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini
güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral
antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte
alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar.
Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir.
Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin
antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik
etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu
bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden
48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını
karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de
etkileyebilir.

Yorum Yap

NAPRODEX Fort (Tablet)

Kullanım Şekli:

Yetişkinlerde romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilit:
Başlangıç tedavisi: Günlük doz 500-1000 mg olup, 12 saatlik
aralıklarla 2 defada verilen 1-2 tablettir. Şiddetli gece ağrısı
ve/veya sabah katılığı şikayetleri olanlarda, yüksek dozda kullanılan
başka bir antiromatizmal ilaçtan Naprodex Fort tablete geçilmesinin
düşünüldüğü durumlarda, ağrının önde gelen belirti olduğu
osteoartritli hastalarda, tedaviye günde 750-1000 mg ile başlanmalı ve
birkaç hafta devam edilmelidir. İdame tedavisi: 12 saatlik aralarla
alınan, günde 2 defada verilen, toplam 500-1000 mg şeklindedir. Sabah
ve akşam dozları, hastanın önde gelen şikayetlerine göre (gece ağrısı,
sabah katılığı v.b.) düzenlenir. Akut Gut: İlk gün 750 mg ile
başlanır, 8 saat sonra 500 mg daha verilir. Daha sonra 8 saatlik
aralarla, kriz geçinceye kadar, 250 mg şeklinde devam edilir.
Dismenore, rahim içi araç uygulanmasından sonra meydana gelen ağrı:
Analjezi amacıyla, başlangıçta 500 mg, daha sonra 6-8 saatlik aralarla
250 mg verilir. Yetişkinlerdeki diğer endikasyonlarda: Başlangıçta 500
mg verilir, daha 6-8 saatlik aralarla 250 mg ile devam edilir.
Erişkinlerde: Gerektiğinden daha yüksek seviyede antienflamatuvar/analjezik
aktivite sağlamak için, düşük dozları iyi tolere eden ve
gastrointestinal hastalık öyküsü olmayan hastalarda, günlük doz kısa
süreli olmak şartıyla 1500 mg’a kadar artırılabilir. Bu gibi yüksek
dozlarda, gastrointestinal yan etkilerin arttığı rapor edilmiştir.
Çocuklarda kullanımı: 2 yaşından büyük çocukların juvenil romatoid
artrit tedavisinde, mutad günlük dozu 10 mg/kg’dır. Bu doz her
seferinde 2,5-5 mg/kg olarak, tercihen tok karnına verilir.

Endikasyonları:

Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi,
nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi
araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla.
Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen
ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve
travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif
ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit,
lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak
analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal
hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara
karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu
grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik
reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte
çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü
trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği
risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın
eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz
kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş
dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok
nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya
perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri
döküntüleri bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek
oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein
bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini
güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral
antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte
alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar.
Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir.
Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin
antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik
etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu
bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden
48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını
karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de
etkileyebilir.

Yorum Yap

NASALİDE Burun Spreyi

Kullanım Şekli:

Günlük doz erişkinlerde ortalama her burun deliğine 2 püskürtme (200 mcg),
gerektiğinde 3×2 püskürtme (300 mcg) ve 6-14 yaş arası çocuklarda da
her burun deliğine 3×1 püskürtme veya 2×2 püskürtme (150-200 mcg)’dir.
Maksimum günlük doz erişkinler için 400 mcg ve çocuklar için 200
mcg’dır. Burun kanalı tıkalı olanlar preparatı kullanmadan önce bir
dekonjestan kullanmalıdır.

Endikasyonları:

Glukokortikoid, antiastmatik ve antienflamatuvar etkilidir. Mevsimsel
saman nezlesi, mevsimsel olmayan ve uzun süreli rinitlerin semptomatik
tedavisi ile proflaksisinde endikedir

Kontrendikasyonları:

Bileşiminde bulunan maddelere karşı aşırı duyarlılığı bulunan
hastalarda ve nazal mukozada tedavi edilmemiş lokalize enfeksiyon
varlığında kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Altı yaşından küçük çocuklarda, gebelerde ve süt veren annelerde
kullanılmamalıdır. akciğer tüberkülozu, tedavi edilmemiş fungal,
bakteriyel veya sistemik viral enfeksiyonlarla, oküler herpes
simpleksli hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Daha önce uzun süre
kortikosteroid kullandıktan sonra bu preparata başlayan hastalar,
özellikle astımlı olanlar akut adrenal yetmezlik açısından dikkatle
izlenmelidirler. Tedaviden kısa süre önce burun cerrahi operasyonu
veya travma geçiren hastalarda iyileşme tamamlanıncaya kadar nazal
kortikosteroidler dikkatle kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Burun yanması, burunda batma hissi, hapşırma, burunda irritasyon, burun
kanaması ve tıkanıklığı, boğaz yanması, ses kısıklığı, göz sulanması,
bulantı, kusma, baş ağrısı ve tat alma azalması gibi yan etkiler
görülebilir. Tedavi sırasında burun ve farenkste C. albicans
üreyebilir. Glukokortikoidler enfeksiyon belirtilerini
maskeleyebilirler ve kullanımları sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya
çıkabilir. Aşırı doz uygulaması hipotalamik-hipofiz-sürrenal
fonksiyonu inhibe edebilir.

Yorum Yap

NASACORT AQ (Nazal Sprey)

Kullanım Şekli:

12 yaşından büyük çocuklar ve yetişkinler için; başlangıç dozu günde 1
kere herbir burun deliğine 2 (220 mcg) püskürtmedir. Semptomlar
kontrol altına alınınca 110 mcg ile yani 1 püskürtme ile devam edilir.
6-12 yaş arası çocuklarda doz; günde 1 kere herbir burun deliğine 1
(110 mcg) püskürtmedir. Daha ağır vakalarda doz 220 mcg’ye
çıkartılabilir. 12 yaşın altındaki çocuklar 3 aydan fazla
kullanmamalıdır.

Endikasyonları:

Nazal: Yetişkinlerde ve 6 yaş üzerindeki çocuklarda mevsimsel ve yılboyu
devam eden alerjik rinitte endikedir. Oral: Oral enflamatuvar ve
ülseratif lezyonların (aftöz stomatit, ülseratif stomatit, takma diş
stomatiti, takma dişlerin meydana getirdiği ağrılı noktalar da dahil
travmatik lezyonlar, deskuamatif gingivit, erosiv lichen planus)
semptomlarının geçici olarak giderilmesinde ve yardımcı tedavi olarak
endikedir.

Kontrendikasyonları:

Formüle giren maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda
kontrendikedir. Fungal, viral veya bakteriyel infeksiyon varlığında
kontrendikedir.

Uyarılar:

Nadiren lokalize enfeksiyon oluştuğu görülmüştür. Böyle bir enfeksiyon
oluşursa, uygun bir lokal tedavi yapılması ve kortikosteroid
uygulamasına geçici olarak son verilmesi gerekir. Oral ve nazal
dokuların normal savunma cevaplarının, hastanın uygulamakta olduğu
topikal kortikosteroid tedavi ile baskılanacağı akılda tutulmalıdır.
Özellikle uzun süreli yüksek doz verilmesi durumunda lokal
kortikosteroidlerin sistemik etkileri görülebilir. Tavsiye edilen
dozun üzerinde kullanılması, klinik açıdan önemli adrenal supresyona
neden olabilir. 6 yaşın altında çocuklara uygulanmasının sınırlı
olması nedeniyle, bu yaş grubuna tavsiye edilmez. Lisanslı dozda
kortikosteroid alan çocuklarda büyüme gecikmesi görülmektedir. Eğer
büyüme yavaşsa, tedavi gözden geçirilerek uygulanan kortikosteroid
dozu semptomların kontrol altında tutulabileceği minimum doza kadar
indirilmelidir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda,
kortikosteroidlerin teratojenik etkileri tetiklediği görülmüştür.
Triamsinolon asetonid insan sütüne geçebilir. Triamsinolon asetonid,
anneye olan yararı, fetuse/bebeğe gelebilecek risklerden daha önemli
olmadığı sürece hamilelik/emzirme süresinde kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri:

Uzun süreli uygulama steroidli ilaçların sistemik olarak kullanımı
sırasında görülen, örneğin adrenal supresyon, glikoz metabolizmasında
ve protein katabolizmasında değişiklikler, peptik ülser aktivasyonu
gibi yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Nazal formunda; en
çok görülen olumsuz reaksiyonlar, burun iltihabı, başağrısı ve
farenjittir. Ayrıca, burun kanaması, burun tahrişi, mukozanın
kuruması, burun ve sinüslerin konjesyonu ve hapşırma görülebilir.
Nadiren nazal septal perforasyonlar bildirilmiştir.

Yorum Yap

NAROPIN (Ampul)

Kullanım Şekli:

Yeterli anestezi sağlamak için etkili en düşük doz hedeflenmelidir. Doz,
istenen blok derecesi ve hastanın genel durumuna göre ayarlanmalıdır.
Genel bir kural olarak, cerrahi anestezide daha yüksek
konsantrasyonların ve dozların uygulanması önerilir. Akut ağrı
tedavisinde analjezi için düşük konsantrasyonların ve dozların
kullanılması önerilir. Doz önerisi: Cerrahi anestezi: Lumbar Epidural
Uygulama (Cerrahi); doz 113-188 mg, etki başlangıcı 10-20 dakika, etki
süresi 3-5 saat, doz 150-200 mg, etki başlangıcı 10-20 dakika, etki
süresi 4-6 saat. Cerrahi anestezi: Lumbar Epidural Uygulama (Sezeryan
operasyonu); doz 113-150 mg, etki başlangıcı 10-20 dakika, etki süresi
3-5 saat. Cerrahi anestezi: Torasik Epidural Uygulama (Postoperatif
ağrı tedavisinde blok sağlamak); doz 38-113 mg, etki başlangıcı 10-20
dakika. Cerrahi anestezi: Periferik sinir bloğu ve infiltrasyon (Brakiyal
pleksus bloğu); doz 225-300 mg, etki başlangıcı 10-25 dakika, etki
süresi 6-10 saat. Cerrahi anestezi: Periferik sinir bloğu ve
infiltrasyon (Küçük, orta sinir bloğu ve infiltrasyonu); doz 7.5-225
mg, etki başlangıcı 1-15 dakika, etki süresi 2-6 saat. Akut ağrı
tedavisi: Lumbar Epidural Uygulama (Bolus); doz 20-40 mg, etki
başlangıcı 10-15 dakika, etki süresi 0.5-1.5 saat. Akut ağrı tedavisi:
Lumbar Epidural Uygulama (Aralıklı enjeksiyon); doz 20-30 mg. Akut
ağrı tedavisi: Lumbar Epidural Uygulama (Sürekli infüzyon); doz 12-28
mg/saat. Akut ağrı tedavisi: Torasik Epidural Uygulama (Sürekli
infüzyon); doz 12-28 mg/saat. Akut ağrı tedavisi: Periferik sinir
bloğu ve infiltrasyonu; doz 2-200 mg, etki başlangıcı 1.5 dakika, etki
süresi 2.6 saat.

Endikasyonları:

Ropivakain, saf enantiyomer olarak üretilen amid grubu lokal
anesteziktir. Cerrahi anestezi; sezeryan girişimi dahil cerrahi amaçlı
epidural anestezi, pleksus bloğu, periferik sinir bloğu ve
infiltrasyon anestezisi ve akut ağrı tedavisi; sürekli epidural
infüzyon veya aralıklı bolus tarzı uygulama, postoperatif ağrı veya
doğum ağrılarında, periferik sinir bloğu ve infiltrasyon anestezisinde
endikedir.

Kontrendikasyonları:

Amid grubu lokal anesteziklere duyarlı olduğu bilinen hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Bölgesel anestezi girişimleri yeterli araçların ve elemanların
bulunduğu yerlerde yapılmalıdır. Hasta takibi ve acil resüsitasyon
için gerekebilecek araç ve ilaçlar kullanıma hazır olmalıdır. Geniş
blok uygulanacak hastalarda, girişime başlamadan önce intravenöz damar
yolu açılmış olmalıdır. Baş ve boyun bölgesine yapılan enjeksiyonlar
gibi bazı lokal anestezi girişimlerinde, kullanılan lokal anesteziğe
bağlı olmaksızın ciddi yan etki sıklığında artış görülebilir.
Atriyoventriküler blok II veya III olan hastalara özel dikkat
gösterilmelidir. Ayrıca yaşlı ya da ağır karaciğer hastalığı, ağır
böbrek yetmezliği olan ve genel durumu bozuk olan hastalar özel dikkat
gerektirir. Ropivakain karaciğerde metabolize edilir. Ağır karaciğer
hastalığı olanlarda yapılmış klinik veya farmakokinetik çalışma
yoktur. Normal koşullarda, böbrek yetmezliği olanlarda tek doz olarak
ya da kısa süreli olarak uygulanacaksa, doz ayarlaması gerekli
değildir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sık görülen asidoz
ve hipoproteinemi, sistemik toksisite riskini yükseltebilir. Bu risk,
malnütrisyonlu hastalarda veya hipovolemik şok tedavisi gören
hastalarda da gözönünde tutulmalıdır. Epidural anestezi hipotansiyon
ve bradikardiye neden olabilir. Bu tür etki riski, intravenöz sıvı
uygulaması ya da vazopresör enjeksiyonu ile azaltılabilir.
Hipotansiyon, intravenöz yoldan uygulanan 5-10 mg efedrin gibi bir
ilaçla derhal tedavi edilmeli ve gerektiğinde doz tekrarlanmalıdır.
Dozaşımı ve yanlışlıkla damar içine enjekte edildiğinde merkezi sinir
sistemi (konvülziyonlar, şuur kaybı) ve/veya kardiyovasküler sisteme
ait toksisite belirtileri (aritmi, kan basıncı düşmesi, miyokardiyal
depresyon) görülebilir. Ropivakainin 12 yaşından küçük çocuklarda
kullanılması önerilmez. Gebelik kategorisi B’dir. Ropivakainin anne
sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Ropivakain araç ve makine
kullanma yeteneğini ve koordinasyonu çok hafif olarak etkileyebilir.

Yan Etkileri:

Klinik çalışmalarda çok sayıda semptom bildirilmiştir. Bunların çoğu hastanın
klinik durumuna ve bloğun fizyolojik etkilerine bağlıdır. Sık görülen
yan etkiler: (>%5) kan basıncında düşme, bradikardi, bulantı, kusma,
parestezi; %1-5 ateş yükselmesi, titreme, başağrısı, idrar retansiyonu,
hipertansiyon, taşikardi, hipoestezi, sersemlik, anksiyetedir. Nadir
görülen yan etkiler: Alerjik reaksiyonlar, en ağır vakalarda
anafilaktik şok. Bölgesel anestezi girişimlerinde geçmeyen parestezi,
uyarıyı alma ve iletme yeteneğinin bozulması, spinal dolaşım
bozukluğu, araknoidit ve cauda equina sendromu gibi sinirleri
etkileyen belirtiler görülmüştür. Bu etkilerin kullanılan ilacın
cinsine veya uygulanan teknikle (örn: intranöral enjeksiyon)
bağlantısı kesin olarak belirlenmemiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Toksik etkileri aditif olabileceğinden, yapısal olarak amid türü lokal
anesteziklere benzeyen diğer ilaçları (örn. antiaritmikler) kullanan
hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. CYP1A inhibitörleri (örn;
verapamil, fluvoksamin) ile birlikte kullanıldığında metabolik
etkileşim riski nedeniyle ropivakainin plazma düzeyleri artabilir. Bu
nedenle, fluvoksamin tedavisi gören hastalarda uzun süreli ropivakain
uygulamalarından kaçınılmalıdır.

Yorum Yap

NARAMIG (Film Tablet)

Kullanım Şekli:

Migren nöbetinin başlamasından hemen sonra kullanılmalıdır. Profilaktik
olarak kullanılmamalıdır. Erişkinler (18-65 yaş); önerilen dozu tek
bir 2.5 mg tablettir. Toplam doz, herhangi bir 24 saatte iki 2.5 mg
tableti aşmamalıdır. Eğer migren semptomları nüksederse ilk cevabı
takiben ikinci doz alınabilir, fakat iki doz arasında en az 4 saat ara
bırakılmalıdır. 17 yaş altı ve 65 yaşüstü güvenilirliği ve etkinliliği
değerlendirilmemiştir. Böbrek yetmezliği olan hastalarda maksimum
toplam günlük doz tek bir 2.5 mg tablettir. Şiddetli böbrek yetmezliği
olan hastalarda (kreatinin klirensi <15ml/dak) naratriptan kullanımı
kontrendikedir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda maksimum toplam
günlük doz tek bir 2.5 mg tablettir. Şiddetli karaciğer yetmezliği
olan hastalarda (Child-Pugh Derece C) naratriptan kullanımı
kontrendikedir.

Endikasyonları:

Aura ile birlikte olan veya aura görülmeyen migren ataklarının akut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

İlacın bileşimindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı
olanlarda kontrendikedir. Naratriptan, miyokard enfarktüsü
geçirenlerde veya iskemik kalp hastalığı olanlarda veya Prinzmetal
angina/koroner vazospazm, periferik damar hastalığı veya iskemik kalp
hastalığı ile birlikte tutarlı semptom veya belirtileri olanlarda
kullanılmamalıdır. Naratriptan, inme veya geçici iskemik atak hikayesi
olan hastalara uygulanmamalıdır. Kontrol altına alınmamış
hipertansiyonu olan hastalarda naratriptan kullanımı kontrendikedir.
Naratriptan, şiddetli böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu olan
hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Naratriptan sadece açık olarak migren tanısı konulmuşsa
kullanılmalıdır. Naratriptan hemiplejik, basiler veya oftalmoplejik
migren tedavilerinde endike değildir. Naratriptan sülfonamid grubu
içermektedir, bu nedenle sülfonamidlere aşırı duyarlılığı bilinen
hastalarda teorik olarak aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişme riski
vardır. Naratriptanın gebe kadınlarda güvenli kullanımı
belirlenmemiştir. Naratriptanın emziren annelere uygulanmasında
dikkatli olunmalıdır. Migren sonucu uyuşukluk olabileceğinden özel
beceri gerektiren durumlarda dikkatli olunmalıdır.

Yan Etkileri:

Ağrı, karıncalanma ve sıcaklık sık bildirilmiştir (>%1 ve %10). Ağırlık
hissi, basınç ve sıkılık duygusu seyrek bildirilmiştir (%1). Bulantı
ve kusma sık oluşmuştur.

İlaç Etkileşimleri:

Naratriptanın ergotamin, ergotamin deriveleri (metiserjid dahil) ve
sumatriptan ile birlikte uygulanması önerilmemektedir.

Yorum Yap