MİDRİSOL Göz Damlası

Kullanım Şekli:

Genel olarak günde 1-2 damla kullanılır.

Endikasyonları:

Midriyatik ve sikloplejik etkilidir. İris sfinkteri ve siliyer kas
dokularının uzun zaman dinlendirilmesinin düşünüldüğü hallerde, iritis,
keratisis gibi gözün enflamatuvar halleri ile katarakt
ameliyatlarından sonra iritise engel olmak ve göz tansiyonunu kontrol
altına almada, kornea yırtılmaları ve yanmalarında, oftalmolojik
muayeneye gözü hazırlamak amacıyla kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Glokomda kontrendikedir. Çocuklarda uzun süre kullanılması neticesinde
atropine aşırı duyarlılık oluşabilir. Ayrıca çocuklarda mevcut beyin
hasarı, down sendromu, mongolizm, spastik paralizi hallerinde dikkatle
kullanılmalıdır.

Uyarılar:

Sistemik absorbsiyonu mümkün olabileceğinden hamilelerde kullanımı
fayda-zarar oranı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Atropin
anne sütüne az miktarda geçebileceğinden, emzirilen çocuklarda nabız
hızlanması, ateş ve deride kuruluk gibi istenmeyen etkiler
görülebilir, bu yüzden emziren kadınlarda kullanımı fayda-zarar oranı
açısından dikkatle değerlendirilmelidir.

Yan Etkileri:

Yüzde, deride kızarma, ateş, ağız kuruluğu , halsizlik, dalgınlık, kalp
atışında hızlanma görülebilir.

Yorum Yap

MİAMBUTOL (Tablet)

Kullanım Şekli:

Diğer antibüberküloz ilaçlarla kombine kullanılmalıdır. İlk kez tüberküloz
tedavisi yapılan hastalarda 15 mg/kg/gün, tek doz olarak verilmelidir.
Daha önce tüberküloz tedavisi yapılan hastalarda 25 mg/kg/gün, tek doz
60 gün sonra da doz 15 mg/kg/gün’e düşürülerek tedaviye devam
edilmelidir.

Endikasyonları:

M.tuberculosis dahil Mycobacterium türü mikroorganizmalara karşı
spesifik etkili bir oral kemoterapik ajandır. Pulmoner tüberküloz
tedavisinde endikedir. Genellikle bu tedavide bir veya iki tüberküloz
ilacıyla kombine edilebilir.

Kontrendikasyonları:

Optik nörit olaylarında ve etambutole karşı hassas kişilerde
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Etambutol’ün atılışı idrar yoluyla olduğu için renal fonksiyon
bozukluğu olan hastalarda serum konsantrasyonu tayin edilmeli
gerekirse doz azaltılarak ilacın birikim yapması önlenmelidir. Görme
üzerinde etkileri olabileceğinden, katarakt gibi görme bozukluğu,
gözlerde enflamatuvar şartlar, optik nörit ve diabetik retinopati olan
hastalar yakından takip edilmelidir. Diğer güçlü ilaçlarda olduğu gibi
etambutol ile uzun süreli tedavilerde renal, hepatik ve hematopoetik
kontroller yapılmalıdır. Etambutol ile diğer tüberkolitik ilaçların
kullanımının fetusta etkisi bilinmektedir. Tedavinin yararı fetusa
verebileceği muhtemel riskten fazla ise kullanılabilir. Aynı şartlar
emzikli kadınlar içinde geçerlidir. Etambutol’ün 13 yaşından küçük
çocuklarda kullanım emniyeti kanıtlanmadığından bunlarda
kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri:

Etambutol doza ve kullanım süresine bağlı olarak optik nöritten
kaynaklandığı zannedilen görme bozukluklarına yol açabilir. Etkiler
genellikle ilacın kullanımına ara verilince geçer. Bazı nadir
durumlarda ise bu etkiler 1 yıl sürebilmektedir. Tedavi esnasında
görme bozukluğu olursa derhal doktora başvurulmalıdır. Günde 15 mg/kg’dan
fazla dozda Etambutol ile tedavi görenlerin her ay düzenli kontrolleri
yapılmalıdır. İlaca bağlı herhangi bir görme bozukluğu tesbitinde ilaç
kesilmelidir. Diğer yan etkiler; anafilaksi reaksiyonları, dermatit,
kaşıntı, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş, halsizlik,
başağrısı, mental konfüzyon, halüsinasyon, nadiren periferik nörit,
ürik asit yükselmesi, karaciğer fonksiyonlarında geçici bozulmalar,
toksik epidermal nekrolizis, trombositopeni ve eklem ağrısıdır.

İlaç Etkileşimleri:

Alüminyum tuzları ile birlikte alınması, absorbsiyonunu
azaltabileceğinden; ilacın etkinliği azalabilir. Bu nedenle birlikte
kullanılmamalıdır.

Yorum Yap

MIXTARD 30 InnoLet (Disposable Kalem)

Kullanım Şekli:

Kullanılacak miktar hastanın gereksinimine göre ayarlanır.

Endikasyonları:

İnsülin tedavisine gerek duyulan tüm Diabetes Mellitus’lu hastalarda endikedir.
Orta etki süreli insülinlerin etkisi deri altı enjeksiyonu takiben 1.5
saat sonra başlar ve toplam 24 saat sürer. Maksimum etki 4. ve 12.
saatler arasındadır.

Kontrendikasyonları:

Hipoglisemi durumunda insülin kesinlikle kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Gereğinden fazla insülin enjekte edildiğinde, öğün atlandığında ya da
herzamankinden daha yoğun egzersiz yapıldığında hipoglisemi denilen
bir insülin reaksiyonu gelişebilir. İnsülin reaksiyonu ilk olarak
soğuk terleme, çarpıntı, sinirlilik, titreme gibi belirtilerle birden
bire başlayabilir . Bu belirtiler hemen şeker veya şekerli bir gıda
alınmasıyla giderilebilir. Bu nedenle diyabetli hastaların yanlarında
birkaç adet kesme şeker yada şekerli gıda taşımaları gereklidir.
Diyabetli bir hastanın yakınları, çalışma yerindeki arkadaşları
diyabetli olduğunu bilmeli ve hasta ciddi bir insülin reaksiyonu
geçirdiğinde nasıl müdahale yapılması gerektiği konusunda
bilgilendirilmelidir. Muhtemel bir boğulma riskine karşı bilinci
kapalı olan bir diyabetliye kesinlikle ağızdan bir şey yedirilip
içirilmemelidir. Hasta böyle bir durumdayken yan yatırılmalı ve acil
tıbbi yardım aranmalıdır. Bilinçsizlik durumu glukagon enjeksiyonu ile
de giderilebilir. Glukagon kullanıldığında , hastanın bilinci yerine
gelir gelmez ağızdan şeker veya şekerli gıda verilebilir. İnsülin doz
aşımında ise glukagona ek olarak bir doktor tarafından damar içine
glukoz verilebilir. Tekrarlayan insülin reaksiyonları gelişen ya da
bilinç kaybı görülen hastalar insülin dozunda değişiklik
gerekebileceği için doktora danışmalıdır. Ciddi hipoglisemi tedavi
edilmezse; geçici veya kalıcı beyin hasarına ve ölüme yol açabilir.
Diyabetik ketoasidoz ise genellikle kan şekerinin aşırı yükselmesi
durumudur. Bu çok ciddi bir durum olup, gereğinden daha az insülin
kullanılmasına bağlı olabilir. Hastalık ya da enfeksiyon sırasında
insülin gereksiniminin artması, diyete uyulmaması, insülin
enjeksiyonlarının atlanması ya da doktor tarafından reçete edilenden
daha az dozda kullanılması da bu duruma yol açabilir. İdrar
testlerinde gelişmekte olan bir ketoasidoz durumu idrarda aşırı
miktarda şeker ve keton bulunmasıyla kendini gösterir. Semptomları ise
susama, aşırı idrara çıkma, iştahsızlık, halsizlik, deri kuruluğu,
derin ve hızlı solumadır. Bu semptomlar birkaç saat veya gün içinde
giderek yerleşir. Bu gibi semptomlar görüldüğünde hemen doktora
danışılmalıdır. Bu semptomlar tedavi edilmezse; diyabetik koma ve
ölüme yol açabilir. Halen karışık türlerde insülin veya sığır
insüliniyle kontrol altına alınmış hastalar transfer edilirken,
kullanılan insülin preparatının saflığı, türü ve formülasyonu dikkate
alınarak doz ayarlaması yapılması gerekebilir. Kan glukoz kontrolü
büyük ölçüde iyileşen; örneğin, intensif insülin tedavisi uygulanan
hastalarda, alıştıkları uyarıcı semptomlarda değişiklik olabileceği
kendilerine uygun biçimde anlatılmalıdır. İnsülin plasenta engelinden
geçmez. Emzirmenin bebek için hiçbir riski yoktur. İnsüline bağımlı
diyabeti olan gebelerin intensif kontrolu önerilir. İlk trimester de
insülin gereksinimi genellikle düşerken, iki ve üçüncü trimesterde
artar.

Yan Etkileri:

Lokal aşırı duyarlılık reaksiyonları (enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişme,
kaşıntı) nadiren görülür ve tedavi sürdürüldükçe kaybolur. Direngen
alerjik reaksiyonlar ve lipoatrofi çok nadir görülür. Aynı küçük alana
çok sık enjeksiyon yapılması neticesinde lipohipertrofi görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Başka ilaçlarla beraber kullanılması insülin gereksinimini etkileyebilir.
MAO inhibitörleri, non-selektif beta blokerler, anjiyotensin
dönüştürücü enzim inhibitörleri, salisilat, anabolik steroidler, oral
antidiyabetikler ve alkol insülinin hipoglisemik etkisini artırabilir.
Oral kontraseptifler, tiyazidler, kortikosteroidler, tirod hormonları
ve sempatomimetikler insülinin etkisini azaltabilen ilaçlardır.

Yorum Yap

MİKODERM (pomad)

Kullanım Şekli:

Günde birkaç kez hasta bölgeye uygulanır. Tedavi süresi 2-4 haftadır.

Endikasyonları:

Kılsız düz derilerde ve parmak aralarındaki Tinea manum’un ve ayak tabanı ile
ayak parmakları arasındaki Tinea pedis’in lokal tedavisi için
kullanılır.

Uyarılar:

Tedavi sırasında eğer deri lezyonları daha ciddi bir durum alırsa,
mikroorganizmanın türü araştırılmalı ve bu süre içinde tedavi
durduruImaIıdır. Göze ve mukoz dokuya temastan kaçınılmalıdır.

Yan Etkileri:

Deri reaksiyonları olarak, irritasyon, pruritus ve kontakt dermatit
gözlenebilir.

Yorum Yap

MİKASİN (Ampul)

Kullanım Şekli:

Günlük doz i.m veya i.v olarak uygulanan 2 veya 3 eşit doz ve aralıklara
bölünmüş olarak 15 mg/kg/gündür. Yeni doğanlarda endike olduğunda 10
mg/kg’lık yükleme dozunu takiben 12 saat arayla 7.5 mg/kg uygulanması
önerilir. Yaşamı tehdit eden ve/veya Pseudomonas enfeksiyonlarında
3×500 mg uygulanabilir. Maksimum doz 15 mg/kg/gün veya 1.5 g/gündür.

Endikasyonları:

Pseudomonas türleri, Escherichia coli, indol pozitif ve negatif
Proteus türleri, Providencia türleri, Klebsiella-Enterobacter-Serratia
türleri, Acinetobacter türleri gibi gram negatif bakterilerin duyarlı
suşlarının neden olduğu ağır enfeksiyonların kısa süreli tedavisinde
endikedir. Bu mikroorganizmaların neden olduğu bakteremi ve septisemi
(yenidoğan sepsisi dahil), ciddi solunum yolu, kemik ve eklem, santral
sinir sistemi (menenjit dahil), deri ve yumuşak doku enfeksiyonları,
intraabdominal enfeksiyonlar (peritonit dahil), yanık ve postoperatif
enfeksiyonlarda (post-vasküler cerrahi dahil). Klinik çalışmalar
amikasinin bu organizmalara bağlı ciddi, komplike ve tekrarlayan
üriner sistem enfeksiyonlarında etkili olduğunu göstermiştir.
Başlangıç epizodlarında endike değildir. Gram-negatiflerin yol açtığı
düşünülen infeksiyonlarda başlangıç tedavisi olarak duyarlık testi
sonuçları alınmadan da kullanılabilir. Yapılan klinik çalışmalarda,
özellikle Proteus rettgeri, Providencia stuartii, Serratia marcescens
ve Pseudomonas aeruginosa gibi gentamisin ve/veya tobramisine dirençli
gram-negatif mikroorganizmalar nedeniyle gelişmiş enfeksiyonların
tedavisinde amikasin ile iyi sonuçlar alınmıştır. Amikasinin
stafilokok enfeksiyonlarında etkili olduğu gösterilmiştir.
Stafilokokların neden olduğunun bilindiği veya şüphelenildiği ciddi
enfeksiyonlarda veya Gram-negatif bakterilerle birlikte
stafilokokların etken olduğu enfeksiyonlar ile diğer antibiyotiklere
allerjik hastalarda gelişmiş bu tip enfeksiyonlarda başlangıç
tedavisinde kullanılabilir. Neonatal sepsis gibi streptokoklar gibi
gram-pozitif mikroorganizmaların neden olabileceği bazı ciddi
enfeksiyonlarda, penisilin türevi bir antibiyotikle kombinasyon
tedavisi etkili olabilir.

Kontrendikasyonları:

Amikasine karşı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Aminoglikozidler
arasında çapraz allerji sozkonusu olduğundan, bu ilaçlara karşı aşırı
duyarlılık öyküsü olan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Parenteral aminoglikozid tedavisi gören hastalar, aminoglikozidlerin
ototoksisite ve nefrotoksisite potansiyeli nedeniyle yakın klinik
gözetim altında tutulmalıdır. 14 günü aşan aminoglikozid tedavisinin
güvenilirliği kesinlik kazanmamıştır. Böbrek fonksiyonları bozulmuş
hastalarda ve önerilen dozlardan daha yüksek dozlarda ve/veya uzun
süreli tedavi gören hastalarda aminoglikozidlere bağlı nefrotoksisite
ve ototoksisite riski daha yüksektir. Toksisite riskini artıran diğer
nedenler ileri yaş ve dehidratasyondur. Yeterli düzeylere ulaşabilmek,
potansiyel toksik düzeylere ve 35 mcg/ml’nin üzerinde uzun süreli
serum zirve konsantrasyonlarına çıkılmasını önlemek için mümkün
olduğunda, hastalarda amikasin serum konsantrasyonları ölçülmelidir.
Ototoksisite (baş dönmesi, vertigo, tinnitus, kulakta uğuldama ve
işitme kaybı) veya nefrotoksisite belirtileri tedavinin kesilmesini
veya doz ayarlamasını gerektirir. Topikal olarak uygulandıklarında,
aminoglikozidler hızla ve tamamen absorbe olurlar. Bu nedenle dar veya
geniş çaplı cerrahi alanlarda aminoglikozidlerin topikal uygulanması
sonucu işitme kaybı, böbrek yetersizliği ve nöromüsküler blok
gelişebildiği bildirilmiştir. Aminoglikozidler, gebe kadınlarda fetusa
zarar verebilirler. Aminoglikozidler plasentaya geçer; gebelik
sırasında streptomisin kullanan annelerin çocuklarında total
irreversibl bilateral konjenital sağırlık görüldüğüne dair bazı
raporlar vardır. Her ne kadar diğer aminoglikozidlerle yapılan
tedavilerde fetusa veya yenidoğanlara ait ciddi yan etkiler
belirtilmemişse de zararlı etki gösterme potansiyeli vardır. Gebelerde
ve süt veren annelerde yapılmış yeterli kontrollü klinik çalışmalar
yoktur. İlaçla ilgili incelemelere ait deneyimlere göre, fetusa ait
yan etkilerle ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Eğer gebelik sırasında
kullanıldıysa veya ilacı kullanırken hamile kalındıysa, hastaya ilacın
fetusa muhtemel zararlaryla ilgili bilgi verilmelidir. Ancak,
sağlanacak potansiyel yararın fetusa yönelik muhtemel zararlardan daha
önemli olduğuna karar verilirse, hekim önerisiyle gebelerde
uygulanabilir. Süt veren annelerde dikkatle kullanılmalıdır. Amiklin
tedavisi sırasında duyarlı olmayan mikroorganizmalarda aşırı çoğalma
görülebilir. Böyle bir durumda uygun tedaviye geçilmelidir.

Yan Etkileri:

Bütün aminoglikozidler işitme, denge fonksiyonuna ve böbreğe toksik etki
gösterme ve nöromüsküler blok oluşturma potansiyeline sahiptirler.
Sekizinci kafa sinirine toksik etkisi nedeniyle işitme kaybına, denge
kaybına veya her ikisi birden yol açabilir. Amikasin daha çok işitme
fonksiyonlarını etkiler. Yüksek frekanslara karşı sağırlık koklea
hasarına bağlıdır ve çoğunlukla işitme kaybının klinik teşhisinden
önce gelişir. Aminoglikozid türevi ilaçlarla yapılan tedavinin
ardından akut nöromüsküler paralizi ve apne gelişebilir. Serum
kreatinin değerlerinde yükselme, albuminüri, idrarda kırmızı veya
beyaz hücreler, silindirler, azotemi ve oligüri bildirilmiştir. Böbrek
fonksiyon değişmeleri ilacın kesilmesinden sonra kaybolur. Bu yan
etkilere ek olarak çok nadiren ciltte kızarıklık, ilaç ateşi, baş
ağrısı, parestezi, tremor, bulantı ve kusma, eozinofili, artralji,
anemi ve hipotansiyon bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Diğer antibiyotiklerle fiziksel olarak karıştırılmamalıdır. Amikasinin diğer
nörotoksik veya nefrotoksik ilaçlarla; özellikle basitrasin, sisplatin,
amfoterisin B, sefaloridin, paramomisin, viomibin, polimiksin B,
kolistin, vankomisin veya diğer aminoglikozidlerle birlikte veya
fasılalı olarak; sistemik, oral veya topikal yoldan kullanılmasından
kaçınılmalıdır. Güçlü diüretik ilaçlarla (etakrinik asit veya
furosemid) birlikte kullanılmamalıdır, çünkü diüretikler tek başlarına
ototoksisiteye neden olabilirler. Ayrıca i.v. yoldan birlikte
kullanıldıklarında aminoglikozidlerin serum ve doku
konsantrasyonlarını değiştirebilirler.

Yorum Yap

NAAXIA (Göz Damlası)

Kullanım Şekli:

Büyüklerde ve çocuklarda konjunktiva kesesine günde 4 kez 1 damla
uygulanır. Semptomlar ortadan kalktıktan sonra bir süre daha
uygulamaya devam edilmelidir.

Endikasyonları:

Akut ve kronik allerjik konjuktivit ve keratokonjunktivitte endikedir.

Kontrendikasyonları:

İçerdiği maddelere aşırı duyarlı kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:

Kontakt lens takılı iken uygulanmaz. Sodyum tuzuyla ilgili deneyimler
sınırlıdır, fakat gebelik sırasında herhangi bir yan etki
saptanmamıştır. Aktif maddenin magnezyum tuzuyla yapılan hayvan
deneyleri sonucunda ilacın güvenilirliğiyle ilgili embriyo ve/veya
fetüs üzerinde teratojenik veya diğer yan etkiler görülmemiştir.
Bununla birlikte kural olarak, gebeliğin ilk üç ayında mecbur
kalınmadıkça kullanılması önerilmez. anne sütüne geçip geçmediği
bilinmemektedir. Emzirme sırasında verilmesi önerilmez.

Yan Etkileri:

Uygulamadan sonra kısa bir süre hafif yanma hissedilebilir ama bu,
tedavinin başarısını etkilemez.

Yorum Yap

NADYAK (Kapsül)

Kullanım Şekli:

Bu ajanla tedaviye başlamadan önce obezitenin sekonder nedenlerden
kaynaklanmadığından emin olunmalıdır. Obezite kontrolüne uygun bir
yaklaşım diyetektik, medikal ve psikoterapötik yöntemleri içermelidir.
Yetişkinler: Başlangıç dozu, günde bir defa sabahları bütün olarak
alınan bir adet Nadyak 10 mg’dır. Aç veya tok karnına alınabilir.
Nadyak 10 mg’a yeterli cevap vermeyen hastalarda (4 haftalık tedavide
2 kg’ın altında kilo kaybı), Nadyak 10 mg’ın iyi tolere edilmesi
halinde, doz günde bir defa Nadyak 15 mg’a yükseltilebilir. Nadyak 15
mg’a yeterli cevap alınamayan hastalarda (4 haftalık tedavide 2 kg’ın
altında kilo kaybı) tedaviye son verilmelidir. Sibutramin yaşlı
hastalara (65 yaş üzeri) uygulanırken dikkatli olunmalıdır. 18 yaşın
altındaki çocuklarda kullanılması önerilmez. Tedavi süresi: Tedaviye
ilk üç ay içinde tedavi öncesi kilosunun %5 ya da daha fazlasını
kaybederek başarılı yanıt vermiş olan hastalarda, tedavi bir yıla
kadar sürdürülebilir.

Endikasyonları:

Serotonin, noradrenalin ve dopamin reuptake inhibitörüdür ve in vivo
etkisini sekonder ve primer amin metabolitleri ile gösterir. Deneysel
olarak sibutraminin yemek sonrası tokluk cevabını artırarak kilo
alımını azaltıcı ve istirahat metabolizma hızını yükselterek enerji
sarfını arttırıcı dual etki mekanizmasıyla kilo alımını güçlü şekilde
azaltır. Vücut kitle indeksi (VKİ) >=30 kg/m2 olan ve VKİ >=27 kg/m2
üstünde olup tek başına uygulanan rejimle sonuç alınamamış ve
obeziteye bağlı diğer risk faktörleri de taşıyan hastalarda diyetin
yanında destekleyici tedavi olarak endikedir.

Kontrendikasyonları:

İlacın içindeki maddelere karşı bilinen aşırı duyarlılık; anorexia nervosa
veya blumia nervosa gibi bir majör beslenme bozukluğu varlığı veya
hikayesi; bilinen veya şüpheli gebelik ve süt verme dönemi; MAO
inhibitörleri, santral etkili ilaçlar veya diğer santral etkili kilo
kaybettirici ajanların uygulanması; kontrol altına alınamamış
hipotansiyon; ağır karaciğer yetmezliği; ağır böbrek yetmezliği;
koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, aritmi veya serebrovasküler
hastalık mevcudiyeti veya hikayesi durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:

Hastaların kan basınçlarının ve kalp hızlarının düzenli kontrolü ve
sürekli olarak klinik açıdan anlamlı ve yüksek bulunan hastalarda
tedavinin kesilmesi önerilir. Hipertansiyonu kontrol altına alınmış
hastalarda da dikkatli kullanılmalıdır. Hafiften orta dereceye kadar
böbrek yetmezliğinde ve karaciğer yetmezliğinde dikkatli
kullanılmalıdır. Epileptik hastalara dikkatle verilmelidir. Gebe kalma
olasılığı olan kadınlar ilacı alırken uygun kontrasepsiyon
sağlanmalıdır. Midriyazise neden olabileceğinden dar açılı glokomlu
hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Hastalar araç ve makine kullanma
yetilerinin etkileneceğini bilmelidir.

Yan Etkileri:

Başağrısı, taşikardi, vazodilatasyon, iştah kaybı, kabızlık, iştah
artması, bulantı, hemoroid şikayetlerinin artması, ağız kuruluğu ,
uykusuzluk, baş dönmesi, uyuşukluk hissi, terleme, tat duyusunda
değişiklik, hazımsızlık, kırıklık hali, burun akıntısıyan etkileridir.
Nadir görülen yoksunluk sendromları arasında baş ağrısı ve iştah
açılması vardır.

İlaç Etkileşimleri:

CYP3A4 enzim inhibitörü olan ketokonazol, eritromisin, troleandomisin ve
siklosporin sibutraminin plazma konsantrasyonlarını artırır. CYP3A4
indükleyicileride rifampisin, makrolid antibiyotikleri, fenitoin,
karbamazepin, fenobarbital sayılabilir. Santral etkili ilaçlarla
kullanılmamalıdır. Aşırı dozda alkolle uygulanması önerilmez.

Yorum Yap

NAC (Efervesan Tablet)

Kullanım Şekli:

Çocuklarda; 0-2 yaş için günde 100 mg, 2-6 yaş için günde 200-300  mg,
6-14  yaş için günde 300-400  mg. Erişkinlerde; günde 600 mg
kullanılır.

Endikasyonları:

Yoğun kıvamlı balgamın atılması, azaltılması, ekspektorasyonun
kolaylaştırılması gereken durumlarda, bronkopulmoner hastalıklarda,
bronşik sekresyon bozukluklarının tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Asetil sisteine aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:

Gastroduodenal ülser durumlarında, ayrıca asetil sisteinin
verilmesinden sonra bronşiyal sekresyonda belirgin bir artış olabilir.
Bu durumda eğer öksürük refleksi/öksürük yeterli değilse hava yolunun
açık tutulmasına dikkat edilmelidir. Asetil sisteinin anne sütüne ve
fetüse geçmesiyle ilgili yeterli veri olmadığından gebelerde ve
emzirenlerde zorunlu nedenler olmadıkça kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri:

Kusma ve bulantı tipinde gastrointestinal bozukluklar, stomatit ve rinore
(burun akıntısı), ürtiker, baş ağrısı, kulak çınlaması, nadiren
allerjik deri reaksiyonları oluşturabilir.

İlaç Etkileşimleri:

Mukomodifikatör bronşikler, atropinik sekresyon kurutucu maddeler ve
antitüssiflerle birlikte alınmamalıdır.

Yorum Yap

NAPRADOL (Film tablet)

Kullanım Şekli:

Hafif ve orta derecede ağrı, primer dismenore, akut tendinit ve bursit
tedavisinde; başlangıç dozu olarak 2 adet 275 mg’dır. Bu dozu takiben
her 6-8 saatte bir 275 mg’lık tablet şeklindedir. Günlük toplam doz
1375 mg’ı geçmemelidir. Romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan
spondilitte, başlangıç dozu 2 tane 275 mg’lık tablet veya bir adet
sabah, 2 adet akşam 275 mg’lık tablet şeklindedir. Uzun süreli
tedavide bu doz klinik yanıta göre azaltılıp, artırılabilir; günlük
dozda 1100 mg’ın üzerine çıkılmamalıdır. Artritte semptomatik iyileşme
genelde iki hafta içinde başlar. İki hafta içinde iyileşme görülmediği
takdirde, tedaviye iki hafta daha devam edilmelidir. Akut gut
tedavisinde tavsiye edilen başlangıç dozu 3 adet 275 mg’lık tablet,
bunu takiben atak geçinceye kadar her 8 saatte bir 275 mg’lık tablet
şeklindedir.

Endikasyonları:

Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi,
nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi
araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla.
Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen
ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve
travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif
ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit,
lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak
analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal
hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara
karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu
grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik
reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte
çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü
trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği
risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın
eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz
kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş
dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok
nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya
perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri
döküntüleri bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek
oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein
bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini
güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral
antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte
alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar.
Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir.
Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin
antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik
etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu
bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden
48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını
karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de
etkileyebilir.

Yorum Yap

NAPONAL (Tablet)

Kullanım Şekli:

Günlük ortalama doz 2×250-500 mg’dır. Maksimum günlük doz 1250 mg’dır. Akut
gut tedavisinde başlama dozu 750 mg ve daha sonra nöbet geçinceye
kadar her 6 saatte bir 250 mg uygulanır.

Endikasyonları:

Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi,
nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi
araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla.
Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen
ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve
travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif
ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit,
lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak
analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal
hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut
tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara
karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu
grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik
reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte
çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü
trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği
risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın
eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz
kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve
karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır.

Yan Etkileri:

Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş
dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok
nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya
perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri
döküntüleri bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek
oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein
bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini
güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral
antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte
alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar.
Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir.
Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin
antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik
etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu
bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden
48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını
karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de
etkileyebilir.

Yorum Yap