Kullanım Şekli:

Repaglinid preprandiyal olarak kullanılmalı ve glisemik kontrolün iyi
bir şekilde düzenlenmesi için doz kişiye göre ayarlanmalıdır. Önerilen
başlangıç dozu 0.5 mg’dır. Doz ayarlaması basamakları arasında bir
veya iki haftalık aralar bulunmalıdır. İdame tedavisinde; bir seferde
önerilen en yüksek doz ana öğünlerden önce alınabilecek 4 mg’dır.
Günlük maksimum toplam doz 16 mg’ı geçmemelidir. Repaglinid tedavisine
transfer edilmiş hastalarda önerilen en yüksek başlangiç dozu, ana
öğünlerden önce, 1 mg’dır.

Endikasyonları:

Hiperglisemisi diyet, kilo kaybı ve egzersizle yeterli olarak kontrol
edilmeyen Tip 2 diyabetli hastalarda endikedir. Metformin ile
tatminkar bir kan glukoz seviyesi kontrolu sağlanamadığı durumlarda,
metformin ile kombine olarak kullanılabilir. Tedaviye yemeklere bağlı
kan glukozunu düşürmede diyet ve egzersiz ile birlikte başlanmalıdır.

Kontrendikasyonları:

Repaglinide aşırı duyarlılığı olduğu bilinen vakalar, C-peptid negatif
Tip-1 diyabet, koma ile birlikte olan veya olmayan diyabetik
ketoasidoz, gebelik ve laktasyon, 12 yaşın altındaki çocuklar, ağır
böbrek veya karaciğer fonksiyon bozuklukları, CYP3A4 enzim sistemini
inhibe eden (ketokanazol, itrakonazol, eritromisin, flukonazol,
mibefradil gibi) veya indükleyen (rifampisin, feinitoin gibi)
ilaçların kullanıldığı tedavilerin birlikte uygulanmasında
kontrendikedir.

Uyarılar:

Repaglinid, diyet, egzersiz veya kilo verme gibi önlemlere rağmen
yeterli kan glukoz kontrolünün yapılamadığı veya diyabet
semptomlarının sürdüğü durumlarda uygulanmalıdır. Diğer insülin
salgılattırıcı ajanlarda olduğu gibi, repaglinidin de hipoglisemi
oluşturma potansiyeli vardır. Birçok hastada, zamanla, oral
hipoglisemik ajanların kan glukozunu düşürücü etkisi azalmaktadır. Bu
durum, diyabetin şiddetinin artışına bağlı olabileceği gibi, ilaca
karşı alınan cevabın azalmasına da bağlı olabilmektedir. Bu durum
sekonder tedavi başarısızlığı olarak değerlendirilmesinden önce,
hastanın doz ayarlaması ve diyete sıkı sıkıya uyup uymadığı
değerlendirilmelidir. Repaglinid pankreas B hücreleri üzerinde farklı
bir bağlanma bölgesine bağlanır ve etkisi kısa sürelidir. Diğer
insülin salgılattırıcı ajanlar ve akarboz ile kombine kullanımı ile
ilgili klinik çalışma yapılmamıştır. Herhangi bir oral hipoglisemik
ajanla stabil haldeki bir hastanın ateş, travma, enfeksiyon veya
cerrahi girişim gibi streslere maruz kalması durumunda glisemik
kontrolde bozulma görülebilir. Bu durumlarda, repaglinid tedavisinin
kesilmesi ve tedaviye geçici olarak insülin ile devam edilmesi
gerekebilir. Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan vakalarda repaglinide
ile ilgili hiçbir klinik çalışma yapılmamıştır. Repaglinid gebelik
süresince ve laktasyon döneminde kullanılmamalıdır. Hastalar araç
kullanırken gelişebilecek hipoglisemiye karşı önlem almaları için
uyarılmalıdır.

Yan Etkileri:

Repaglinid uygulamasından sonra hipoglisemik reaksiyonlar
gözlenmiştir. Karbonhidrat alımıyla kolayca giderilebilir. Şiddetli
hipoglisemik reaksiyonlarda glukoz infüzyonu gerekebilir. Kan glukoz
düzeylerindeki değişim geçici görme bozukluklarına yolaçar. Abdominal
ağrı, diyare, bulantı, kusma ve kabızlık gibi gastrointestinal
şikayetler bildirilmiştir. Tedavi süresince karaciğer enzim
düzeylerinde yükselme çok seyrek olarak gözlenmiştir. Bu yükselmeler
genellikle hafif ve geçici niteliktedir. Ciltte görülen aşırı
duyarlılık reaksiyonları kaşıntı, döküntü veya ürtiker şeklinde ortaya
çıkabilir.

İlaç Etkileşimleri:

MAO inhibitörleri, selektif olmayan beta blokerler, ADE inhibitörleri,
salisilatlar, steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar, oktreotid,
alkol ve anabolik steroidler repaglinidin hipoglisemik etkisini
artırabilir. Oral kontraseptifler, tiyazid diüretikleri,
kortikosteroidler, danazol, tiroid hormonları ve sempatomimetik
ajanlar ise repaglinidin hipoglisemik etkisini azaltabilirler. Beta
bloker ajanlar hipoglisemi semptomlarını maskeleyebilir. Alkol
repaglinidin hipoglisemik etkisini şiddetlendirebilir ve uzatabilir.
İn vitro çalışmalar repaglinidin temel olarak CYP3A4 enzim sistemi ile
metabolize olduğunu göstermiştir. İn vivo çalışmalar yapılmamış
olmasına rağmen, ketokonazol, itrakonazol, eritromisin, flukonazol ve
mibefradil gibi CYP3A4 inhibitörlerinin plazma repaglinid seviyelerini
arttırabileceği düşünülmektedir. Rifampisin veya fenitoin gibi CYP3A4
enzim sistemini indükleyen bileşikler repaglinidin plazma seviyelerini
azaltabilir. İndükleyici veya inhibe edici etkilerinin gücü
bilinmediğinden bu ilaç kombinasyonlarının kullanılması kontrendikedir.
Repaglinid kendisi gibi safra ile atılan diğer ilaçlarla birlikte
kullanıldığında, bir etkileşimin olabileceği beklenmelidir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. PİOGTAN (Tablet)
  2. ORAMİKRON (Tablet)
  3. BETANORM (Tablet )
  4. NOVORAPID Penfill (Kartuş)
  5. SANPRİD (Tablet)