Kullanım Şekli:

Erişkinlerde tavsiye edilen günlük doz 1.5-12 gr arasıdır. Günlük
maksimum sulbaktam dozu 4 gr’dır. 6-8 veya 12 saatlik aralar ile
uygulanabilir. Bebekler ve çocuklar için 6-8 saat ara ile toplam 150
mg/kg/gün dozunda önerilir. Prematüre ve yenidoğanlarda ilk hafta için
önerilen doz 12 saat ara ile uygulanan 150 mg/kg/gün’dür.

Endikasyonları:

Sulbaktam sadece Neisseriaceae, Acinetobacter calcoaceticus,
Bacteroides türleri, Branhamella catarrhalis ve Pseudomonas cepacia’ya
karşı antibakteriyel aktivite gösterir. Bu kombinasyondaki bakterisid
eleman ampisilindir. Benzil penisilin gibi, hücre duvarı mükopeptidi
biosentezini inhibe ederek, aktif çoğalma döneminde bulunan duyarlı
organizmalara karşı etkili olur. Ampisilin/Sulbaktam kombinasyonu
geniş bir spektrumdaki gram-pozitif ve gram-negatif bakterilere
etkilidir: Staphylococcus aureus ve epidermidis (penisiline dirençli
ve bazı metisiline dirençli suşlar dahil); Streptococcus pneumoniae;
Streptococcus faecalis ve diğer streptokok türleri; Haemophilus
influenzae ve parainfluenzae (hem beta-laktamaz pozitif hem de negatif
suşlar); Branhamella catarrhalis; Bacteroides fragilis ve bununla
ilgili türler dahil anaeroblar; Escherichia coli, Klebsiella türleri,
Proteus türleri (hem indol pozitif hem indol negatif); Morganella
morganii; Citrobacter türleri; Enterobakter türleri; Neisseria
meningitidis ve Neisseria gonorrhoeae. Ampisilin/Sulbaktam
kombinasyonu bu duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu
enfeksiyonlarda endikedir. Tipik endikasyonları arasında sinüzit,
otitis media, epiglottit, bakteriyel pnömoniler dahil üst ve alt
solunum yolları enfeksiyonları; idrar yolları enfeksiyonları ve
piyelonefrit; peritonit, kolesistit, endometrit ve pelvik selülit
dahil intraabdominal enfeksiyonlar; bakteriyel septisemi; deri yumuşak
doku, kemik ve eklem enfeksiyonları ve gonokok enfeksiyonları bulunur.
Abdominal veya pelvik cerrahi müdahale yapılan ve periton
kontaminasyonu ihtimali olan hastalarda post operatif yara enfeksiyonu
insidansını azaltmak üzere perioperatif olarak da kullanılabilir. Post
operatif sepsisi azaltmak amacıyla, gebeliğin sonlandırılması veya
sezaryen ameliyatı sonrası profilaktik olarak kullanılabilir.

Kontrendikasyonları:

Özgeçmişinde herhangi bir penisiline allerjik reaksiyon bulunan
kişilerde bu bileşimin kullanılması kontrendikedir.

Uyarılar:

Sulbaktam sodyum/ampisilin sodyum dahil olmak üzere, penisilin
tedavisi yapılan hastalarda ciddi, hatta bazan fatal aşırı duyarlılık
(anaflaktik) reaksiyonları bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar daha ziyade
geçmişinde penisilin ve/veya birçok allerjene aşırı hassasiyeti olan
kişilerde meydana gelirler. Anamnezinde penisilin hassasiyeti olan
kişiler sefalosporinlerle tedavi edildiğinde şiddetli reaksiyonlar
meydana geldiği bildirilmiştir. Penisilin tedavisinden önce,
geçmişteki penisilin, sefalosporin ve diğer allerjenlere duyarlılık
reaksiyonları olup olmadığı dikkatle soruşturulmalıdır. Eğer allerjik
bir reaksiyon meydana gelirse, ilaç kesilmeli ve uygun tedavi
başlatılmalıdır. Ciddi, anaflaktik reaksiyonlar adrenalin ile hemen
acil tedavi gerektirir. Oksijen, intravenöz steroidler ve intübasyon
dahil havayollarının açık tutulması önlemleri gerekli olduğu şekilde
uygulanmalıdır. Hayvan üreme çalışmalarında sulbaktam ya da
ampisilinin fertilite üzerine ya da fetüse zararlı bir etkisi
saptanmamıştır. Bununla beraber insanlarda hamilelik ve emzirme
döneminde kullanım emniyeti henüz tespit edilmiş değildir. Her
antibiyotik preparatında olduğu gibi, mantarlar dahil, duyarlı olmayan
organizmaların aşırı üreme belirtileri için devamlı gözlem gereklidir.
Süperinfeksiyon olduğunda, ilaç kesilmeli ve/veya uygun tedavi
uygulanmalıdır. Diğer güçlü sistemik ajanlarda olduğu gibi, uzun
süreli tedavilerde, renal, hepatik ve hematopoetik sistemler dahil
olmak üzere periyodik olarak organ sistem disfonksiyonu kontrolü
önerilir. Bu, yeni doğanlarda, özellikle prematürelerde ve diğer
bebeklerde önemlidir.

Yan Etkileri:

Diğer parenteral antibiyotiklerde olduğu gibi, gözlenen belli başlıyan etki,
özellikle intramusküler uygulamaya bağlı olan enjeksiyon yerindeki
ağrıdır. Çok az sayıda hastada intravenöz kullanımdan sonra flebit
veya enjeksiyon yerinde reaksiyon meydana gelebilir. Tüm vücut:
Anaflaktoid reaksiyon ve anaflaktik şok meydana gelebilir. Merkezi ve
Periferik Sinir Sistemi: Nadir vakalarda konvulsiyon. Gastrointestinal:
Bulantı, kusma ve diyare en sık görülenlerdir. Psödomembranoz kolit de
görülebilir. Deri/deri yapıları: Deri döküntüsü, kaşıntı ve diğer deri
reaksiyonları en sık görülenlerdir. Nadir vakalarda Stevens-Johnson
sendromu, epidermal nekroliz ve eritema multiforme görülmüştür.
Hematopoetik ve lenfatik sistemler: Anemi, hemolitik anemi,
trombositopeni, eozinofili ve lökopeni, sulbaktam sodyum/ampisilin
sodyum tedavisi sırasında bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar reversibl
olup ilaç kesilince kaybolurlar ve duyarlılık reaksiyonları olarak
kabul edilirler. Karaciğer/Safra: Geçici transaminaz yükselmeleri,
bilirubinemi, anormal hepatik fonksiyon ve sarılık gözlenmiştir.
Üriner sistem: Nadir vakalarda interstisyel nefrit. Ampisilinin tek
başına kullanımı ile görülen yan etkiler, sulbaktam sodyum/ampisilin
sodyum kombinasyonu ile de gözlenebilir. Enfeksiyöz mononükleoz viral
kaynaklı olup, tedavisinde ampisilin kullanılmamalıdır. Mononükleozlu
hastalardan ampisilin alanların büyük bir yüzdesinde deri döküntüsü
görülür.

İlaç Etkileşimleri:

Allopurinol: Ampisilin ve allopurinolün birlikte kullanımı, hastalarda
deri döküntüsü insidansını, yalnız ampisilin alan hastalara göre,
önemli derecede artırır. Aminoglikozidler: Ampisilin ve
aminoglikozidlerin in vitro olarak karıştırılması her iki bileşikte de
belirgin bir inaktivasyon ile sonuçlanmıştır; eğer bu grup
antibakteriyeller birlikte kullanılacaksa, en az bir saatlik ara ile
ve farklı bölgelerden uygulanmalıdırlar. Antikoagülanlar: Parenteral
penisilinler, pıhtılaşma testleri ve trombosit agregasyonu üzerine
etki edebilirler. Bu etkiler antikoagülanlar ile artabilir.
Bakteriostatik ilaçlar (kloramfenikol, eritromisin, sulfonamidler,
tetrasiklinler): Bakteriostatik ilaçlar penisilinlerin bakterisid
etkisi ile etkileşebilirler; birlikte tedaviden kaçınılmalıdır.
Östrojen içeren Oral Kontraseptifler: Ampisilin kullanan kadınlarda,
oral kontraseptiflerin etkinliğinin azalmasına dair vakalar
bildirilmiştir ki bunlar beklenmeyen gebelikle sonuçlanmıştır. Aradaki
ilişki zayıf olmasına rağmen, ampisilin kullanımı sırasında hastalara
alternatif veya ilave bir kontraseptif yöntem seçeneği sağlanmalıdır.
Metotreksat: Penisilinlerle birlikte kullanım, metotreksat klirensinde
azalma ve metotreksat toksisitesi ile sonuçlanmıştır. Hastalar
yakından izlenmelidir. Leukovorin dozunun artırılması veya daha uzun
dönem boyunca uygulanması gerekebilir. Probenesid: Birlikte
kullanıldığında, probenesid, ampisilin ve sulbaktamın renal tübüler
sekresyonunu azaltır; bu etki serum konsantrasyonlarının artması ve
uzaması, eliminasyon yarı ömrünün uzaması ve toksisite riskinde artış
ile sonuçlanır. Laboratuvar Test Etkileşmeleri: Benedict, Fehling
reaktifleri ve Clinitest kullanılarak yapılan idrar analizlerinde
yanlış pozitif glikozüri gözlenebilir. Ampisilinin hamile kadınlara
verilmesini takiben, total konjuge östriol, östriol-glukuronid,
konjuge östron ve östradiol plazma konsantrasyonlarında geçici bir
düşüş kaydedilmiştir. Bu etki aynı zamanda sulbaktam sodyum/ampisilin
sodyum ile de oluşabilir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. NOBECİD (Film Tablet)
  2. SEFOKSİM (Flakon)
  3. SEFOTAK (Flakon)
  4. PENBİSİN (Flakon)
  5. REKSON (Flakon)