EPIRUBICIN (Flakon)
Kullanım Şekli:
Monoterapi: Erişkinler için önerilen doz, 60-90 mg/m2’dir. İlaç i.v.
olarak 3-5 dakikalık bir sürede enjekte edilmeli ve tedavi hastanın
hematomodüler durumu da gözönüne alınarak, 21 günde bir
tekrarlanmalıdır. Kemik iliği fonksiyonu bozulmuş olanlara daha düşük
dozlar uygulanması (60-70 mg/m2) önerilir. Bir devrede uygulanacak
total doz, birbirini takip eden 2-3 güne bölünerek verilebilir. İlaç
diğer antitümör ajanlarla birlikte kullanıldığında dozun azaltılması
gerekir. Orta derecede karaciğer bozukluğunda doz %50, ağır karaciğer
bozukluğunda %75 oranında azaltılmalıdır. İntravesikal Uygulama:
Mesanenin papiller transisyonel hücre karsinomunda 8 hafta süre ile
her hafta 50 mg olarak uygulanır. Lokal toksisite görüldüğünde (örn.
kimyasal sistit) dozun 30 mg’a indirilmesi önerilir. Karsinoma in-situ’da
hastanın tahammülü gözlenerek doz 80 mg’a kadar yükseltilebilir.
Yüzeysel tümörlerin transüretral rezeksiyonundan sonra, nükslerin
önlenmesi amacı ile 4 hafta süre ile her hafta 50 mg olarak
uygulanmalı, bunu takriben 11 ay süre ile her ay 1 defa 50 mg tatbik
edilmelidir.
Endikasyonları:
Meme karsinomu, malign lenfoma, yumuşak doku sarkoması, mide, karaciğer,
pankreas ve akciğer karsinomu, over karsinomu dahil olmak üzere bir
çok tümör çeşidinde epirubisin ile tedaviden cevap alınmaktadır.
İntravesikal olarak uygulandığında, mesanedeki karsinomun in-si tu’nun
ve papiler transisyonel hücre karsinomunun tedavisinde ve transüretral
rezeksiyondan sonra nükslerin önlenmesinde yarar sağlamaktadır.
Kontrendikasyonları:
Epirubisin, daha önce doksorubisin veya daunorubisin gibi diğer
antrasiklinlerin maksimum kümülatif dozları ile tedavi görmüş
şahıslarda, radyoterapi veya diğer antitümör ilaçların yol açtığı ağır
miyelosupresyon saptanan hastalarda, halen veya daha önce kalp
fonksiyonlarında bir bozukluk belirlenmiş olanlarda kontrendikedir.
Uyarılar:
Oral olarak uygulandığında aktif değildir. İntramüsküler veya intratekal
olarak verilmemelidir. Enjeksiyon esnasında epirubisinin
ekstravazasyonu, ağır doku lezyonlarına hatta nekroza yol açabilir.
Aynı venaya tekrarlanan enjeksiyonlar veya ufak damarlara uygulanan
enjeksiyonlar venöz skleroza yol açabilir. Neoplastik hücrelerin
süratle erimesi sonucunda epirubisin de diğer sitotoksik ajanlar
gibi hiperürisemiye yol açabilir. Bu fenomeni farmakolojik yönden
kontrol edebilmek amacı ile kandaki asit düzeyleri dikkatle kontrol
edilmelidir. Diğer bir çok antitümör ve immünosupresif ilaç gibi
epirubisin de mutajenik özelliklere sahiptir ve laboratuvar
hayvanlarında karsinojen tesiri gösterir. Epirubisin uygulandıktan
sonra 1-2 gün boyunca idrar kırmızı bir renk alabilir. Epirubisin
yalnız antineoplastik ve sitotoksik terapide tecrübeli ve yetkili
doktorların gözetimi altında uygulanmalıdır. İnisyal tedaviden önce
çeşitli laboratuvar değerleri ve kardiyak fonksiyonlar dikkatle tayin
edilmelidir. Deneysel bulgular ilacın fetusa zarar verebileceğini
göstermektedir. Hamilelikte kullanılması tavsiye edilmez.
Yan Etkileri:
Alopesi: Genellikle reversibildir. Tedavi edilen vakaların %80-90’ında görülür.
Mukozit: Tedaviye başlandıktan sonraki 5-10 gün içinde görülür.
Genellikle dilin yan bölümleri boyunca ve sublingual mukozada
görülen, bazı bölgelerde ağrılı erozyonlara yol açan stomatit
şeklindedir. Bulantı, kusma, diyare gibi gastrointestinal
rahatsızlıklar, hiperpireksi ve nadiren ateş, titreme ve ürtiker
bildirilmişir. Anafilaksi görülebilir. İntravesikal uygulamalardan
sonra absorbsiyon minimum düzeyde olduğundan sistemik yan etkilere pek
rastlanmaz. Daha sık olarak kimyasal sistit (bazen kanamalı)
görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Heparin ile epirubisin arasında kimyasal geçimsizlik vardır ve belirli
oranlarda karıştırıldıklarında çökelti oluşabilir. Bu nedenle iki ilaç
hiçbir zaman karıştırılmamalıdır. Epirubisin diğer antitümör ilaçlarla
birlikte kullanılabilir, ancak bu ilaçlarla aynı enjektörde
karıştırılması tavsiye edilmez.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!