ENEAS (Tablet)
Kullanım Şekli:
Klinik olarak uygun olduğunda, monoterapiden doğrudan doğruya kombinasyon
tedavisine geçiş düşünülebilir. Erişkinler (yaşlılar dahil): Önerilen
doz günde bir tablettir. Şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda
Eneas kontrendikedir. Hafif-orta şiddette karaciğer bozukluğu olan
hastalarda ne enalapril ne de nitrendipin monoterapi şeklinde
kontrendike değildir; fakat, böyle durumlarda Eneas verilmesi
konusunda deneyim bulunmamaktadır. Bu hastalara verilmesi
gerektiğinde, dikkali olunmalıdır. Çocuklarda ve gençlerde kullanımı
konusunda bilgi bulunmamaktadır. Tabletler, bütün olarak, kırılmadan
ve çiğnenmeden, yeterli miktarda su ile yutulmalıdır. Unutulan dozu
tamamlamak için çift doz alınmamalıdır.
Endikasyonları:
Kan basıncı tek başına enalapril veya nitrendipin ile yeterince kontrol
edilemeyen hastalarda esansiyel arteriyel hipertansiyonun tedavisinde
endikedir.
Kontrendikasyonları:
Enalaprile, nitrendipin veya ilacın bileşiminde bulunan yardımcı
maddelerin herhangi birine aşırı duyarlığı olan hastalar; ADE
inhibitörlerinin kullanımı ile ilişkili anjiyoödem öyküsü veya
kalıtsal/idiyopatik anjiyonörotik ödemi olan hastalar; gebelik,
gebelik şüphesi ve laktasyon; kararsız hemodinamik koşulları olan
hastalar, özellikle, kardiyovasküler şok, akut kalp yetersizliği, akut
koroner sendrom, akut inme; renal arterlerde bilateral stenoz veya
sadece tek böbrekte tek taraflı stenozu olan hastalar; aortik veya
mitral kapağın hemodinami ile ilişkili stenozu ve hipertrofik
kardiyomiyopati; şiddetli böbrek bozukluğu (kreatinin klirensi <10
mg/dakika) olan hastalar ve hemodiyaliz hastaları; şiddetli karaciğer
yetersizliği olan hastalar.
Uyarılar:
Tüm ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda, özellikle tedavinin ilk
haftalarında, el ve ayaklarda, yüz, dudaklar, mukoz zarlar, dil,
glotis veya larinkste anjiyoödem görülebilir. Bu durumda tedavi derhal
kesilmelidir. ADE inhibitörleri alan hastalarda nötropeni/agranülositoz,
trombositopeni ve anemi görüldüğü bildirilmiştir. Böbrek fonksiyonları
normal olan ve diğer karmaşık faktörlerin olmadığı hastalarda
nötropeni ender görülür. Enalapril, kollajen damar hastalığı olan,
immünosupresif tedavi uygulanan, allopurinol veya prokainamid ile
tedavi edilen veya bu karmaşık faktörlerin birarada olduğu, özellikle
de önceden böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda çok büyük bir
dikkatle kullanılmalıdır. Böyle hastalarda farklı akyuvarların
sayılarının izlenmesi önerilir. Hastalar herhangi bir enfeksiyon
belirtisini bildirmelidir. Nötropeni (nötrofiller <100/mm3) şüphesi
veya tespiti halinde tedavi kesilmelidir. Böbrek bozukluğu olan
hastalarda, tüm ADE inhibitörleri ile tedavide, özellikle ilk
haftalarda, böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Renin-anjiyotensin
sistemi aktive edilmiş hastalarda dikkat edilmelidir. Orta derecede
böbrek bozukluğu olan hastalarda, böbrek fonksiyonlarının izlenmesi
gerekir; ancak doz titrasyonuna gerek yoktur. Yakın zamanda böbrek
nakli yapılmış hastalara verilmesi konusunda bir deneyim yoktur. Daha
önceden böbrek bozukluğu olan hastalarda ender olarak proteinüri
görülebilir. Hafif-orta derecede karaciğer bozukluğu olan hastalarda
ne enalapril ne de nitrendipin ile monoterapi kontrendike değildir.
Ancak böyle durumlarda kullanımı ile ilgili deneyim yoktur. Şiddetli
karaciğer bozukluğu olan hastalarda kontrendikedir. İstenmeyen
hipotansiyona neden olabilir. Renovasküler hipertansiyon, önceden
bilateral renal arter stenozu veya tek böbreği çalışan ünilateral
arter stenozu olan hastalara tüm ADE inhibitörleri verildiğinde,
artmış bir ciddi hipotansiyon ve böbrek bozukluğu riski vardır. Böbrek
fonksiyon kaybı, serum kreatinin düzeylerinde sadece küçük
değişikliklerle, hatta ünilateral renal arter stenozu olan hastalarda
bile görülebilir. ADE inhibitörleri, özellikle böbrek bozukluğu
ve/veya kalp yetersizliği olan hastalarda, serum potasyumunu
yükseltebilirler. Belirli durumlarda, ortostatik hipotansiyon
yapabilir ve diüretiklerin kullanımı, düşük tuz diyeti, hemodiyaliz,
diyare veya kusmaya bağl hacim veya tuz eksikliği; azalmış sol
ventrikül fonksiyonu, renovasküler hipertansiyon vakaları gibi renin-anjiyotensin-
aldosteron sistemi aktive edilmiş hastalarda bu risk artmıştır. Böyle
hastalarda önce hacim veya tuz eksikliği düzeltilmelidir. Kalp
yetersizliği olan hastalarda böbrek bozukluğu ile birlikte veya tek
başına semptomaük hipotansiyon görülebilir. Önemli derecede kalp
yetersizliği olan, yüksek dozda lup diüretikleri verilen ve
hiponatremi veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda
hipotansiyon görülmesi ihtimali daha fazladır. Bu hastalar tedavinin
başında çok sıkı izlenmelidir. Bu düşünceler, kan basıncında aşırı
düşmenin miyokard enfarktüsüne veya serebrovasküler kazaya yol
açabileceği iskemik kalp hastalığı veya serebrovasküler hastalığı
olanlar için de geçerlidir. Sol ventrikül çıkış yolu darlığı olan
hastalarda tüm ADE inhibitörleri dikkatle kullanılmalıdır. Tıkanıklık
hemodinami ile ilintili ise enalapril maleat kontrendikedir. Tüm ADE
inhibitörlerinin kullanımında, tedavi durdurulduğunda kaybolan kuru
bir öksürük rapor edilmiştir. Primer aldosteronizm hastaları, renin-
anjiyotensin sisteminin inhibisyonu esasına dayanarak etki eden
antihipertansit ilaçlara cevap vermezler. Bu yüzden bu hastalara
enalapril maleatın verilmesi önerilmez. Diyaliz hastalarında
kontrendikedir. Dekstran sülfat ile LDL (Low Density Lipoprotein)
aferezi uygulanan hastalar bir ADE inhibitörü aldıklarında hayatı
tehdit edici anafilaktoid reaksiyonlarla karşılaşabilirler. Böcek
zehirine karşı özgül immunoterapi uygulanması sırasında bile, bir ADE
inhibitörü alan hastalar, bazı vakalarda hayatı tehdit edici olabilen,
anafilaktoid reaksiyonlarla karşılaşabilirler. Enalapril, büyük
cerrahi girişimlerde veya hipotansiyon yapan ilaçlarla anestezi
sırasında, telafi edici renin salınmasının indüklediği anjiyotensin I
oluşumunu bloke eder. Çok ender in vitro fertilizasyon vakalarında,
nitrendipin gibi kalsiyum antagonistleri, sperm başında spermin
fonksiyonunda bir değişikliğe yol açabilen, geri dönüşümlü
biyokimyasal değişikliklerle ilişkili bulunmuştur. Ender görülen
kalıtsal problemlerden galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği
veya glikoz-galaktoz malabsorpsiyonu olan hastalar bu ilacı
kullanmamalıdırlar. Gebelik kategorisi ilk üç aylık dönemde C; ikinci
ve üçüncü üç aylık dönemlerde D’dir. Gebelik sırasında kontrendikedir.
Gebeliğin ikinci ve üçüncü 3 aylık dönemlerinde alındıkları takdirde
ADE inhibitörleri fetusa zarar verebilir veya öldürebilir. Gebeliğin
farkedilmesi halinde ilaç en kısa zamanda kesilmelidir. Laktasyon
döneminde kontrendikedir. Enalapril, enalaprilat ve nitrendipin anne
sütüne geçer ve anne sütü ile beslenen bebek için etkileri tayin
edilmemiştir. Uyanıklık durumunu azaltan, araba sürmeyi ve makine
kullanmayı engelleyen istenmeyen reaksiyonlara neden olabilir.
Yan Etkileri:
Gözlenen istenmeyen reaksiyonlar, ADE inhibitörleri ve dihidropiridin
grubundaki İlaçları monoterapi şeklinde kullanan hastalarda genel
olarak görülenlere benzer. En sık (yaygın %1-10) görülenler; yüz
kızarıklığı, bacaklarda ödem, başağrısı ve öksürüktür. Yaygın olmayan
(%0.1-1) advers reaksiyonlar; hipotansiyon, sersemlik, taşikardi,
eritematöz döküntüler, bulantı ve mide rahatsızlıklarıdır. Çok ender
(<%0.01) olanlar ise; tek tük asteni, hipotermi, palpitasyon,
periferal iskemi, hematüri, farenjit, trakeit, dispne, karında
genişleme, karaciğer enzimlerinde yükselme, hipokalemi, uyuklama,
paresteziler, tremorve kas krampları.
İlaç Etkileşimleri:
Diüretikler, beta-blokerler veya alfa-adrenerjik blokerler (örneğin;
prazosin) gibi diğer antihipertansif ilaçların etkisini artırabilir.
Potasyum tutucu diüretikler, potasyum ilaveleri veya serum potasyum
düzeylerini yükseltebilecek diğer ilaçlar ile birlikte alınmamalıdır.
Lityum, kas gevşeticiler, non-steroidal antienflamatuvarlar, baklofen,
antipsikotikler, antidepresanlar, allopurinol, sitostatikler,
immünosupresanlar, sistemik glukokortikoidler, prokainamid, amifostin,
simetidin, ranitidin, digoksin, rifampisin ve mantarların neden
oldukları enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardan biri ile
tedavi edilmekte olan hastalarda çok dikkatli olmalıdır. Greyfurt suyu
nitrendipinin oksidatif metabolizmasını inhibe eder. Nitrendipinin
greyfurt suyu ile aynı zamanda alınması nitrendipinin plazma
konsantrasyonunu yükseltir; bu da ilacın hipotansif etkisini
artırabilir. B-blokerler: Nitrendipin ve 6-adrenerjik reseptör
blokerleri sinerjistik etkiye sahiptirler. Bu durum, sempatik vasküler
reaksiyonları ek B-adrenerjik reseptör bloke edici tedavi ile telafi
edilemeyen hastalar için özellikle önemli olabilir; bu yüzden dikkatli
olunması önerilir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!