CİSPLATİN EBEWE
Monoterapi şeklinde veya kemoterapötik ajanlarla belirlenmiş bir tedavi şeklinde ileri evre veya metastatik tümörlerde: testiküler kanser (palyatif veya küratif polikemoterapi) ve over kanseri (III ve IV. evre) ve baş ve boyun skuamoz hücreli karsinomları (palyatif tedavi). Ek olarak akciğer karsinomu ve üriner sistem kanserleri, servikal kanserlerde etkinliği bildirilmiştir.
YAN ETKİLERİ:
İstenmeyen reaksiyonlar doza bağlıdır ve kümülatif olabilir.
Nefrotoksisite: Ara dozlarda (20 mg/m2 -< 50 mg/m2) tek bir uygulamadan sonra, hafif ve reversibl böbrek fonksiyon bozukluğu görülebilir. Yüksek dozlarda (50 mg/m2 -120 mg/m2) tek bir uygulamadan ya da tekrarlanan günlük uygulamalardan sonra, üremi ve anüri şeklinde tubuler nekrozla böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir. Böbrek yetmezliği irreversibl olabilir. Nefrotoksisite kümülatifdir ve sisplatinin başlangıç dozundan 2-3 gün veya 2 hafta sonra görülebilir. Serum kreatinin ve üre konsantrasyonları yükselebilir. Ancak nefrotoksisite riski sisplatin uygulamasından önce ve sonra uygulanan hidratasyon ile zorlu diürez sayesinde azalır. Yeterli hidratasyon olmaksızın tek doz 50 mg/m2 sisplatin ile tedavi edilen hastaların % 28-36’sında nefrotoksisite görülmüştür.
Miyelosupresyon: Doza bağımlı, kümülatif ve genellikle reversibl olan lökopeni, trombositopeni ve anemi gözlenmiştir. Sisplatin kesildiğinde reversibl olan Coombs pozitif hemolitik anemi gözlenmiştir. Ağır kemik iliği depresyonu (agranülositoz ve/veya aplastik anemi) yüksek doz sisplatin dozlarından sonra ortaya çıkabilir. Lökosit sayısında belirgin bir düşme ( hastaların %5’inde 1.5 x 109/L’nin altında) sıklıkla yaklaşık olarak uygulamadan 14 gün sonra gözlenmektedir; trombosit sayısındaki düşme (50 x 109/L’nin altında hastaların %10’nundan azında ortaya çıkar) yaklaşık olarak 21 gün sonra ortaya çıkar (iyileşme süresi yaklaşık 39 gündür).
Gastrointestinal toksisite: Uygulamadan 1-4 saat sonra ortaya çıkan iştahsızlık, tat duyusu kaybı, bulantı, kusma, karın ağrısı ve diyare sıklıkla görülmektedir. Bu semptomlar çoğu hastada 24 saat sonra gerilemektedir. Hafif bulantı ve anoreksi tedaviden 7 gün sonrasına kadar sürebilir. Nadiren oromukozit görülür.
Ototoksisite: 50 mg/m2 sisplatin ile tedavi edilen hastaların yaklaşık % 30’unda odiyometrik olarak belirlenmiştir; kümülatiftir, muhtemelen irreversibldir ve bazen tek kulakta sınırlıdır. Ototoksisite kulak çınlamaları ve/veya daha yüksek frekanslarda işitme kaybı şeklinde kendini gösterir. Normal işitme aralığında işitme kaybı, hastaların %10 ila 15’inde gözlenmektedir. Ayrıca sağırlık ve vertigo ile ilişkili vestibuler toksisite de ortaya çıkmaktadır.
Önceden veya birlikte kranial radyasyon ile işitme kaybı riski artar. Ototoksisite çocuklarda daha ciddi olabilir.
Oküler toksisite: Sisplatin ile kombine tedavide görme kaybı görülmesi nadirdir. Görme bozuklukları ile papilla ödemi bazen gözlenmiştir, ancak tedavinin kesilmesinden sonra reversibldir. Bir vakada sisplatin tedavisini takiben polikemoterapiden sonra görme netliği kaybı ile tek taraflı retrobulber nörit bildirilmiştir.
Nörotoksisite: Periferik nöropati ile (genellikle çift taraflı ve duyusal), nadiren tat alma, dokunma veya görme duyusu kaybı ile karakterizedir. Retrobulber nörit ve serebral bozukluklar (konfüzyon, geveleyerek konuşma, bireysel vakalar halinde kortikal körlük, hafıza kaybı, paralizi), Lhermitte belirtisi, otonomik nöropati ve omurilik miyelopatisi gözlenmiştir; yaşamsal beyin fonksiyonlarının kaybı (tek vaka halinde; akut serebrovasküler komplikasyonlar, serebral arterit, karotis arteri tıkanıklığı, ensefalopati). Bu belirtilerin biri ortaya çıktığında, sisplatin uygulaması derhal kesilmelidir. Sisplatin nörotoksisitesi reversibl olabilir. Ancak tedavinin kesilmesinden sonra bile hastaların %30-50’sinde irreversibldir. Nörotoksisite sisplatinin tek dozundan sonra ya da uzun süreli tedaviden sonra görülebilir.
Hiperürisemi: Semptomsuz ya da gut atakları ile birlikte olabilir. Nefrotoksisite ile ilişkili hastaların %25-30’unda hiperürisemi bildirilmiştir.
Hiperkolesterolemi, yetersiz ADH salgılaması, serum amilaz artışı, hemolitik-üremik sendromla ilişkili trombotik mikroanjiopati tek tük vakalar halinde bildirilmiştir.
Serum elektrolitleri: Hipomagnezemi, hipokalsemi, hiponatremi, hipofosfatemi, kas krampları ile ve/veya EKG değişiklikleri ile hipokalemi, sisplatine bağlı renal tubuler hasar nedeniyle bu katyonların tubuler reabsorbsiyonunda bir azalma sonucu olarak nadiren ortaya çıkar.
Allerjik reaksiyonlar: Nadiren anaflaktik reaksiyon vakaları bildirilmiştir. Döküntü, ürtiker, eritem ve kaşıntı şeklinde görülebilir. Nadiren hipotansiyon, taşikardi, dispne, bronkospazm, yüzde ödem ve ateş bildirilmiştir. Antihistaminiklerle, epinefrin (adrenalin) ve steroidlerle tedavi gerekebilir.
Hepatik: Artmış serum transaminazları ile karaciğer fonksiyon bozukluğu nadirdir ve reversibldir. Nadiren gözlenen azalmış albümin düzeyleri sisplatin tedavisi ile bağlantılı olabilir.
Kardiyak: Bradikardi, taşikardi ve aritmi içeren kardiyak ritm bozuklukları nadiren ortaya çıkabilir. EKG değişiklikleri nadiren gözlenmiştir. Diğer sitostatik tıbbi ürünlerle kombine sisplatin tedavisinden sonra son derece nadir vakalar şeklinde kardiyak arrest bildirilmiştir.
İmmun sistem: İmmunosupresyon kanıtlanmıştır.
Diğer:
İntravenöz uygulamadan sonra enjeksiyon yerinde lokal ödem ve ağrı, eritem, deri ülserasyonu ve flebit görülebilir.
Dişetlerinde metal birikmeleri gözlenmiştir
Alopesi, spermatogenez ve ovulasyon bozuklukları, ağrılı jinekomasti görülebilir.
Sekonder non-lenfatik lösemi gelişmesi sisplatin ile ilişkilendirilmiştir.
Sisplatin içeren kemoterapi rejimleri ile ilişkili vasküler olaylar ile ilgili izole raporlar vardır (serebral ve koroner iskemi, Raynaud sendromuna benzer periferik perfüzyon bozuklukları).
Karsinojenisite teorik olarak mümkündür (sisplatinin etki mekanizmasına dayalı olarak), fakat kanıtlanmamıştır.
Hiperkolesterolemi (nadiren), yetersiz ADH sekresyonu (bireysel vakalar), artmış serum amilazı (nadiren), hemolitik-üremik sendromla ilişkili trombotik mikroanjiopati (bireysel vakalar).
Artmış demir konsantrasyonları tesadüfen kaydedilmiştir.
Laboratuvar değerleri: Kreatin klerensi, kalsiyum, fosfat, potasyum düzeyleri azalabilirken, BUN, serum kreatinin ve ürik asid düzeyleri artabilir. Artmış demir konsantrasyonları seyrek olarak bildirilmiştir.
UYARI VE ÖNLEMLER:
Cisplatin “Ebewe” 0.5 mg/ml sadece kanser kemoterapisinde deneyimli doktor gözetiminde uygulanmalıdır.
Sisplatinin kümülatif şekilde ototoksik, nefrotoksik ve nörotoksik olduğu gösterilmiştir. Bu organ veya sistemlere toksik olan ilaçlarla birlikte uygulama sisplatin toksisitesini güçlendirebilir.
Odiyogram tedaviye başlamadan ve her tedavi siklusundan önce düzenli aralıklarla yapılmalıdır
İntravenöz infüzyondan önce, infüzyon sırasında ve sonrasında yeterli hidratasyonun sağlanması ile nefrotoksisiteden kaçınılabilir.
Böbrek fonksiyonları, karaciğer fonksiyonları, hemotopoietik fonksiyonlar (eritrosit, lökosit ve trombosit sayıları) ve serum elektrolitleri (kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum) sisplatin ile tedavi süresince her hafta izlenmelidir.
Sisplatin uygulamasına;
serum kreatinin ≤ 130 µmol/L; 1.5 mg/dl
üre < 25 mg/dl
lökosit sayıları > 4 000 /µl; > 4.0 x 109/L
trombosit sayıları > 100 000 /µl; > 100 x 109/L
odiyogram normal limitler içinde kalıncaya kadar ara verilmelidir.
Sisplatinin neden olmadığı periferik nöropatili hastalarda dikkatli olunması önerilmektedir.
Akut bakteriyel veya viral enfeksiyonlu hastalarda özel dikkat gereklidir.
�lacın damar dışına sızması durumunda, infüzyon hemen durdurulur, iğne yerinde bırakılır, dokudan sızıntı aspire edilir ve %0.9 sodyum klorür ile irrigasyon yapılır (eğer yüksek konsantrasyonda solüsyonlar kullanıldıysa; bkz kullanım şekli ve dozu)
Sisplatin alüminyum metali ile etkileşerek siyah bir çökelti oluşturur. Bütün aluminyum içeren IV setler, iğneler, kateterler ve enjektörlerin kullanımından kaçınmak gerekir.
İnfüzyon solüsyonu diğer ilaç ve katkı maddeleri ile karıştırılmamalıdır.
Tüm sitostatikler gibi, sisplatin son derece dikkatle tutulmalıdır; eldiven, yüz maskesi ve koruyucu giysiler giyilmelidir. Eğer mümkünse sisplatin koruyucu laminar hava akışlı kabin altında hazırlanmalıdır. Deri ve/veya mukoz membranlar ile temasından kaçınılmalıdır. Hamile hasta personeli sisplatine dokunmamalıdır.
Deri ile temas halinde bol su ile yıkanmalı, geçici yanma hissine karşı krem uygulanmalıdır.
Sisplatin uygulamasından sonra sıklıkla bulantı, kusma, ishal görülür. Proflaktik olarak antiemetiklerin uygulanması bulantı ve kusmadan korunmada etkili olabilir. Kusma ve ishal ile kaybedilen sıvı yerine konmalıdır.
Hamilelik ve emzirme döneminde kullanımı:
Gebelik kategorisi: D Sisplatin hamile kadınlara ve emziren annelere uygulanmamalıdır. Sisplatin tedavisi sırasında ve tedaviden sonra en az 6 ay gebeliğin ve/veya üremenin önlenmesi için bir korunma yöntemi kullanılmalıdır. Tedavi sona erdikten sonra hastalar çocuk sahibi olmak istiyorlarsa genetik konsültasyon önerilmelidir.
Araç ve makine kullanmaya etkisi:
İstenmeyen etkiler nedeniyle (özellikle SSS’ne ve duyulara) hastaların araba ve makine kullanma yeteneklerinde azalma olabilir.
Cisplatin yalnızca sitotoksik kemoterapi tecrübesi olan doktorlar tarafından kullanılmalıdır.
Cisptatinin hamilelikte kullanımının güvenliligi sonuçlandırılmamıştır. Cisplatinin bakterilerde mutajenik olduğu gösterilmigtir. Hayvan hücrelerinin doku kültürlerinde kromozom aberasyonlarına neden oldugu gibi farelerde teratojenik ve embriyotoksiktir. Cisplatinin metalik alüminyum ile reaksiyona girer. Bu nedenle iğne, enjektör, katater ve setler gibi uygulama malzemelerinde alüminyum bulunmamalıdır. Cisplatin solüsyonu ile temas halinde alüminyum siyah çökelek oluşturarak çözünür. İnfüzyon solüsyonu başka ilaçlar ile karıştırılmamalıdır.
Benzer İlaç Bulunamadı.
İlaç hakkında yorum yapın!