BONDRONAT (IV Flakon)
Kullanım Şekli:
Meme kanserine bağlı olarak gelişen metastatik kemik hastalığının tedavisi:
Her 3-4 hafta bir verilen i.v. 6 mg’dır. Doz 1 saatlik bir sürede
infüze edilmelidir. İnfüzyon için, ampul içeriği 500 ml izotonik
sodyum klorür solüsyonuna (veya 500 ml %5′lik dekstroz solüsyonu)
eklenmelidir. Tümöre bağlı olarak gelişen hiperkalsemi tedavisi:
Yetişkinler ve yaşlılar: Tedaviye başlamadan önce, hastanın %0.9
sodyum klorürle yeterli rehidratasyonu sağlanmalıdır. Tümörün tipi
yanında, hiperkalseminin şiddeti de dikkate alınmalıdır. Genel olarak,
osteolitik kemik metastazı olan hastalar, hümoral tipte hiperkalsemisi
olan hastalara göre daha düşük dozlara gereksinim duymaktadırlar.
Şiddetli hiperkalsemisi olan çoğu hastada 4 mg’lık tek doz yeterlidir.
Orta derecede hiperkalsemisi olan hastalarda etkili doz 2 mg’dır.
Klinik çalışmalarda kullanılan en yüksek doz 6 mg’dır. Çoğu vakada
yüksek serum kalsiyum düzeyi normal sınırlara 7 günde döner. Nükse
kadar geçen ortalama süre (serumda albümine göre düzeltilmiş serum
kalsiyum düzeyinin 3 mmol/L’nin üzerine yeniden çıkması) 2 mg ve 4 mg
dozlarda 18-19 gündür. Nükse kadar geçen ortalama süre 6 mg’lık dozda
26 gündür. Sınırlı sayıda hastada (50 hasta) hiperkalsemi için ikinci
infüzyon yapılmıştır. Tekrarlayan hiperkalsemi durumunda veya yeterli
etkinlik sağlanamadığında, tedavinin tekrarı düşünülmelidir. Bondronat
infüzyon konsantresi, intravenöz infüzyon yoluyla uygulanmalıdır. Bu
amaçla, ampüllerin içeriği 2 saatten daha uzun süre ile infüze
edilmelidir. Kreatinin klirensinin 30 ml/dak’nın altında olması
durumunda, meme kanserine bağlı olarak oluşan metastatik kemik
hastalıklarının tedavisi için gerekli doz 3-4 haftada 2 mg’a
düşürülmelidir, 1 saat boyunca infüze edilmelidir. Bondronat’ın 18
yaşın altındaki hastalarda güvenilirlik ve etkin olduğu
saptanmamıştır.
Endikasyonları:
İbandronik asit, kemik üzerinde spesifik olarak rol alan bisfosfonat
grubundandır. Kemik metastazlı meme kanseri hastalarındaki iskelet ile
ilgili olayların (radyoterapi ve cerrahiyi gerektiren komplikasyonlar
ve patolojik fraktür) önlenmesinde endikedir.
Kontrendikasyonları:
İbandronik aside veya ilacın içerdiği diğer maddelerden herhangi
birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde kontrendikedir.
Uyarılar:
Diğer bisfosfonatlara aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda dikkatli
olunmalıdır. Tedaviye başlanmadan önce, hipokalsemi ve diğer kemik ve
mineral metabolizması bozuklukları etkin şekilde tedavi edilmelidir.
Tüm hastalar için, yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alımı
önemlidir. Günlük alımın yetersiz olduğu durumlarda, hastalar kalsiyum
ve D vitamini desteği almalıdırlar. Oral bisfosfonatlar disfaji,
ösofajit ve özofajiyal ve gastrik ülserlerle ilişkilendirilmektedir.
Hastalar doz bilgilerine özel ilgi göstermelidirler. Tedavi sırasında
muhtemel bir özofajiyal reaksiyonu gösteren belirtiler ya da
semptomlara karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni veya kötüleşen disfaji,
ağrılı yutkunma, retrosternal ağrı veya yanma gibi özofajiyal
rahatsızlıkların semptomlarının ortaya çıkması halinde tedavi
kesilmelidir. NSAİ ilaçlar gastrointestinal iritasyon ile
ilişkilidirler ibandronik asit ile birlikte başka bir oral ilaç
tedavisi uygulandığında dikkatli olunmalıdır. Uzun süreli tedavi
edilen hastalarda böbrek fonksiyonu, serum kalsiyum, fosfat ve
magnezyum seviyelerinin izlenmesi tavsiye edilir. Gebelik kategorisi
C’dir. Gebelik döneminde kullanılmamalıdır. İbandronik asidin anne
sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Buna bağlı olarak emziren
annelere reçete edilirken önlem alınmalıdır.
Yan Etkileri:
Tedavi sırasında bildirilen yan etkiler: Hipokalsemi, dispepsi, bulantı,
nonspesifik karın ağrısı, özofajit, asteni. % <1 sıklıkta görülen
advers ilaç reaksiyonları: Anemi, tat alma duyusunda bozukluk,
parestezi, karın ağrısı, ağız kuruması , duodenal ülser, hemoraji,
disfaji, gastrit, kaşıntı, azotemi (üremi), göğüs ağrısı, influenza
benzeri hastalık, yorgunluk, non-spesifik ağrı, artmış kan paratiroid
hormonu.
İlaç Etkileşimleri:
Kalsiyum ve diğer multivalent katyonlar (alüminyum, magnezyum, demir
gibi), süt ve yiyecek de dahil olmak üzere tabletlerin absorbsiyonları
ile etkileşebilirler. Bu nedenle besinler oral kullanımdan en az yarım
saat sonra alınmalıdırlar. Ranitidinin intravenöz uygulaması,
muhtemelen azalan gastrik asidite sebebiyle, ibandronik asidin
biyoyararlanımında %20 oranında artışa neden olmuştur. Ancak bu artış
ibandronik asidin biyoyararlanımında normal değişkenliği içinde
olduğundan, doz ayarlaması yapılmasına gerek görülmemiştir.
Aminoglikozidlerle birlikte uygulandığında önlem alınması tavsiye
edilir çünkü her iki ilaçta serum kalsiyum seviyelerini uzun süreli
olarak düşürür. Olası simultane hipomagnezemi varlığına karşı ayrıca
dikkat edilmelidir.
İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:
İlaç hakkında yorum yapın!