Kullanım Şekli:

Primer ve Sekonder immün yetmezliklerde yerine koyma tedavisi: Anormal düşük
IgG seviyelerini normal orana getirmek için, aylık periyodlarla vücut
ağırlığının kg’ı başına 100-400 mg (2-8 ml). Kanda ulaşılan IgG
seviyesi yeterli değilse veya özellikle hızlı bir şekilde azalıyorsa
doz 800 mg (16 ml)/kg’a çıkarılabilir veya uygulama daha
sıklaştırılabilir. İmmün sistemi baskılanmış transplantasyon
hastalarında genellikle ameliyat öncesinde ve ameliyatı takiben
kullanılır. Doz bireysel olarak ayarlanır ve normal olarak 500
mg/kg/hafta ile başlar ve bunu 500 mg/kg/ay olan idame dozu takip
eder. İdiyopatik Trombosıtopenik Purpura: 5 gün arka arkaya vücut
ağırlığının kg’ı başına 400 mg (8 ml) ya da 2 gün arka arkaya vücut
ağırlığının kg’ı başına 1000 mg (20 ml).

Endikasyonları:

Doğal olarak oluşan antikorların yerine konması klinik olarak uygun görülen
hastaların tedavisinde endikedir. Yerleşmiş kullanımları: Primer immün
yetmezlik sendromları olan hastalarda enfeksiyonun önlenmesi için
yerine koyma tedavisi: Agammaglobulinemi ya da
hipogammaglobulinemiye bağlı sık değişken immün yetmezlikler, IgG alt
gruplarının yetmezlikleri. Sekonder immün yetmezlik sendromları olan
hastalarda enfeksiyonun önlenmesi için yerine koyma tedavisi: Kronik
lenfositik lösemi ve multipl myelom, pediyatrik edinsel immün
yetmezlik sendromu (AIDS), kemik iliği transplantasyonu.
İmmünmodülasyon ve enflamasyon inhibisyonu: İdiyopatik (immün)
trombositopenik purpura (ITP), Kawasaki sendromu, Guillain-Barré
sendromu tedavisi.

Kontrendikasyonları:

İnsan immünglobulinlerine karşı aşırı duyarlılıkta, özellikle IgA’ya karşı
antikorları olan IgA yetersizliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Önceden hiç immünglobulin yerine koyma tedavisi yapılmamış ya da son tedaviden
sonra 8 haftadan fazla süre geçmiş, agamaglobulinemili veya ciddi
hipogamaglobulinemili hastalarda, hızlı i.v. infüzyon ile aldıklarında
şoka kadar varabilen anafilaktik reaksiyonlar görülebilme riski
vardır. Bu hastalarda hızlı infüzyondan kaçınılmalı, hayati
fonksiyonlar sürekli izlenmelidir. Olası bir anafilaktik reaksiyona
karşı adrenalin ve bir parenteral kortikosteroid preparatı hazır
bulundurulmalıdır. Çok ender olarak, daha önceki immünglobulin
uygulamasını iyi tolere etmiş hastalarda bile, anafilaksinin klinik
belirtileri ile bağlantılı olarak nadiren kan basıncında ani düşüşlere
neden olabilir. Anaflaktoid tip de olabilen ciddi advers reaksiyonlar
ya uygulamanın başlamasından kısa bir süre sonra ya da sıklıkla,
sonraki 30-60 dakika içinde görüldüğünden hastalar uygulamadan sonra
en az 20 dakika gözlemlenmelidir. Bazı olgularda özellikle diyabetli
veya önceden böbrek fonksiyon bozukluğu olan yaşlı hastalarda
uygulamadan sonra kreatinin düzeylerinde geçici bir artış olduğu
nadiren bildirilmiştir. Akut böbrek yetersizliği gelişen hastaların
%50′sinden fazlası günde, kg vücut ağırlığı başına 0.4 g’dan daha
yüksek doz almışlardı. Bu durumları gösteren hastaların, infüzyondan
önce uygun şekilde hidrasyonları sağlanmalı ve idrar çıkarmada oluşan
belirgin azalma durumları bildirilmelidir. İnfüzyondan sonra çok az
olguda, genellikle hafif olan bir hemoliz bildirilmiştir. Bu durum,
kan grubu antikorlarının geçişine bağlanmakta ve birlikte kan
transfüzyonu uygulandığında daha da arttığı görülmektedir. Esas olarak
idiopatik trombositopenik purpurası olan ve yüksek dozlarda alan
hastalarda, infüzyondan sonra da, geçici serebrospinal sıvı
değişiklikleri ile birlikte olan aseptik menenjial irritasyon
bildirilmiştir. Uygulamanın kesilmesiyle, birkaç gün içinde iyileşme
görülmüştür. Gebe kadınlarda deneyim sınırlıdır. Fetüs ya da üreme
sistemi üzerine hiçbir advers etki bildirilmemiş olmasına rağmen
gebelikte, ancak zorunlu durumlarda uygulanmalıdır. İnsan plazmasında
doğal olarak bulunan maddelerden oluşmaktadır. Bunların anne sütüne
geçmeleri olası olup emzirilen bebekte herhangi bir yan etki yapmaları
beklenmemektedir. Yenidoğana koruyucu antikorların geçişine katkıda
bulunabilirler.

Yan Etkileri:

İnfüzyon esnasında ya da infüzyondan sonra rastlanan daha az ciddi yan
etkiler: Baş ağrısı, hipertermi, bulantı, kusma, ishal, yorgunluk,
halsizlik, sersemlik hali, üşüme/titreme, terleme, sırt ağrısı,
miyalji, ateş basmasıdır. Sık rastlanmayan advers reaksiyonlar: Karın
ağrısı, siyanoz, dispne, göğüste sıkışma hissi ya da ağrı, katılık,
solgunluk, hipertansiyon, hipotansiyon ve taşikardidir. Bu
belirtilerin çoğu infüzyonun hızına bağlı olarak ortaya çıkar ve
infüzyon hızını azaltarak ya da infüzyona geçici olarak ara verilerek
önlenebilir. Uygulamadan günler sonra birkaç hastada egzemanın dahil
olduğu deri reaksiyonları gözlenmiştir. Ciddi hipotansiyon, dolaşım
kolapsı ve bilinç kaybı çok nadir rastlanan olaylardır. Az sayıda
hastada, geçici böbrek fonksiyon bozukluğu, hemoliz ve menenjial
irritasyon bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Hiçbir ilaçla karıştırılmamalıdır ve daima ayrı bir infüzyon setinden
verilmelidir. Aktif bir immünizasyonun etkisi eşzamanlı uygulanması
ile azaltılabilir. İmmünglobulin uygulaması, kızamık, kızamıkçık,
kabakulak ve suçiçeği gibi canlı-attenue viral aşıların etkinliğini
azaltabilir. Bu etki 1 yıl kadar sürebilir. 0.4-1 g/kg dozunda
immünglobulini idiopatik trombositopenik purpura veya diğer
hastalıklar nedeni ile, yinelenen tedavi uygulamaları ile alan
çocuklarda, kızamık aşısı en az 8 ay ertelenmelidir. İmmünglobulin
uygulamasından sonra hasta kanına pasif olarak transfer edilen
antikorların geçici yükselmesi serolojik testlerde yanlış pozitif
sonuçlara sebep olabilir.

İlginizi Çekebilecek Diğer İlaçlar:

  1. SANDOGLOBULIN (IV Flakon)
  2. ENDOBULIN S/D (IV Flakon)
  3. VIRAMUNE (Tablet)
  4. ROFERON-A (SC/IM Flakon)
  5. VEPESID (Flakon)